Galatasaray herkese, her şeye ve hatta kendisine rağmen şampiyon oldu.
Oldu olmasına da koskoca bir sezon boyu TFF'nin ve başkanının Galatasaray'a karşı yaptıkları hasmane tavır unutuldu mu? Unutulur mu?
Düşünün, süper lig şampiyonuna kupasını vermeye ne TFF Başkanı geliyor, ne de yönetimden bir yetkili.
Gerçi iyi ki de gelmediler, Rams Park'ın tadını bozmadılar en azından.
XXX
Galatasaray'ın lig bitmeden şampiyonluğu garantilemesi üzerine, şampiyonluk kupası bir hafta önce verildi malumunuz.
Futbolculara kupayı Galatasaraylı yöneticiler verince, işin açığı lig bitmediği için Galatasaray'ın sembolik bir kupa ile taraftarına yönelik bir tören düzenlediğini düşündüm.
TFF'ndan hiçbir yetkilinin kupa töreninde bulunmadığı yönündeki medyada yeralan haberlere de ilk başta itibar etmedim. Asıl kupayı lig bitiminde verecekler herhalde diye düşündüm.
Ancak lig bitti ve düşündüğüm resmi bir kupa verme töreni yapmadı TFF. Gerekçe olarak da, "Bizimle olan ilişkiyi onlar kesti" dediler. O zaman anladım ki haberler gerçek.
Anlamamam, aslında böylesi bir uygulamaya inanamamaktan kaynaklanan bir durumdu.
Devlet nasıl ki tüm vatandaşların devletiyse ve hepsine eşit davranmakla mükellefse, TFF'de tüm futbol kulüplerinin federasyonu olmalı ve hepsine eşit davranmalı. Kendini onlarla aynı seviyede görmemeli. Çünkü onlar Türk futbolunun yöneticileri.
Devlet vatandaşın babasıysa, TFF'de futbol kulüplerinin büyüğüdür. "Küstüm o zaman" diyemezsin, o sana kızsa da, küsse de.
Sen büyüksün, sen idarecisin, sen sözünü dinletmelisin. Gerektiğinde ceza, gerektiğinde alttan alma, gerektiğinde onore etmeyle.
Bizim TFF'nin yaptığı; hep ceza, hep ceza. Arada bir de "küstüm o zaman" krizi.
"Olur da bu kadar düşmanlık olur mu?" demeyin.
Oluyor.
Resmen Galatasaray'ı kendilerine rakip görüyorlar ve öyle davranıyorlar. Çok üzgünler. Davranışları üzgün birinin davranışı.
Bunlara rağmen Galatasaray'ın şampiyon olmasına bakmayın siz, eğer Fenerbahçe biraz iyi olsaydı, Galatasaray şampiyon falan olamazdı.
XXX
İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığındaki TFF, tarafsızlığını bugün değil, çoktan beri yitirmişti.
Bu yönetim kaldığı sürece Türk futbolunda huzur olmaz. En kısa zamanda istifa etmelidir.
Diyeceğim, demesine de faydası yok.
Bu arada Milli Takımın, Dünya Kupası'na katılma hakkını elde etmesi bu federasyonun şansı oldu.
Gerçi bu işte en ufak katkıları yok ama...
Milli Takımın başarısı iyi bir jenerasyon yakalamak ve bunu iyi kullanan bir teknik direktör sayesinde oldu.
TFF Başkanı'nın tek katkısı pişmiş aşa su katmamak oldu.
Dünya Kupası maçları bitecek ve Türkiye Ligi'ne döneceğiz. Bu taraflı yönetimle bizi neler bekliyor hep beraber göreceğiz. Ancak iş işten geçmiş olacak.
Bir sözüm de Galatasaray'a. Bu TFF yönetimi kalırsa, önümüzdeki sezon için boş yere hiç masraf etmesinler. Çünkü şampiyonluk mümkün değil.
TFF Başkanı bu sefer işi baştan sıkı tutacak ve Galatasaray'ı ne kadar iyi olursa olsun yarışın dışında tutmaya çalışacaktır.