Alt İşverenlik, Eser ve Hizmet Sözleşmeleri: Eser veya Alt İşverenlik Sözleşmesi Seçiminde 9 Kritik Soru
Alt işverenlik ilişkileri, iş dünyasında giderek artan bir uygulama alanı bulsa da, bu ilişkilerin hukuki zemini olan sözleşmelerin ne derece doğru ve eksiksiz hazırlandığı konusu ciddi bir muamma. Bir grup işverenler sözleşmeleri bir formalite olarak, bir diğer grup ise “riskleri alt işverene yükleyen belge” olarak görüyor olsa da aslında bu belgeler, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen, olası uyuşmazlıkların önüne geçen ve hukuki güvence sağlayan temel araçlar olarak değerlendirilmeli. Ancak uygulama sahasında sıklıkla görüyoruz ki; gerek işverenlerin gerekse alt işverenlerin ciddi bir çoğunluğu henüz hangi sözleşme türünü kullanması gerektiği konusunda dahi bilgi sahibi değil veya sahip olduğunu sandığı bilgi kökten yanlış. Asıl iş nedir, uzmanlık gerektiren asıl iş nedir, yardımcı iş nedir, anahtar teslim iş nedir, alt işverenlik sözleşmesi nedir, eser sözleşmesi nedir, hizmet sözleşmesi nedir, hangi iş için hangi sözleşme kullanılmalıdır? Bu uzun yazı dizisinde alt işverenlik, eser ve hizmet sözleşmeleri konularına değineceğiz ve tüm soruları cevaplandırmaya çalışacağız.
"Biz eser sözleşmesi mi yoksa alt işverenlik sözleşmesi mi yapmalıyız?" Eğitimlerimde veya danışmanlık görüşmelerimde düzenli olarak karşılaştığım bu soruya tek cümlelik bir cevap verebilmeyi çok isterdim ancak bu maalesef mümkün değil. Çünkü cevap işin niteliğine, ilişkinin yapısına ve sahada ne yaşandığına bağlı olarak değişecektir. Fakat cevabı bulmayı kolaylaştıracak 9 kritik soruyu paylaşabilirim.
1. “İşin amacı belirli bir sonuç elde etmek mi, yoksa süreklilik arz eden bir faaliyetin yürütülmesi mi?” Sonuç odaklı ve geçici işler eser sözleşmesiyle, sürekli ve yardımcı faaliyetler alt işverenlik sözleşmesiyle yürütülmelidir.
2. “Bu iş, asıl işverenin faaliyetinin ayrılmaz bir parçası mı?” Cevap evet ise yardımcı iş statüsüne girer ve alt işverenlik sözleşmesi gerekir.
3. “İş, üretim döngüsüne bağlı olarak sürekli mi yürütülüyor?” Üretim devam ettiği sürece sürmesi gereken bir iş, kesintisiz sürekli bir nitelik taşır ve eser sözleşmesiyle bağdaşmaz.
4. “İş, asıl işverenin organizasyonuna fiilen entegre mi?” Çalışma saatleri, iş temposu ve görev dağılımı asıl işverenin sistemine bağlıysa entegrasyon söz konusudur ve anahtar teslim işten yani eser sözleşmesinden söz edilemez.
5. “Günlük iş planı, vardiya ve yöntem belirleme yetkisi kimde?” Bu yetki gerçekten yüklenicide ise eser sözleşmesi mümkündür. Asıl işverendeyse, ilişki fiilen bir işçi teminine yaklaşmaktadır ve “işçi temini” Türk iş mevzuatına aykırıdır.
6. “İlişkinin odağında iş gücü mü yoksa teslim edilebilir bir çıktı mı var?” Çıktı odaklı ilişkiler eser sözleşmesine, iş gücü odaklı ilişkiler alt işverenlik sözleşmesine işaret eder.
7. “Gecikmede, ayıplı işte ya da aksaklıkta risk kime ait?” Risk gerçekten yüklenicide ise eser sözleşmesi anlamlıdır. Risk fiilen asıl işverendeyse, sözleşmenin adının eser sözleşmesi olması fark etmez ve işçi teminine veya alt işverenliğe işaret eder.
8. “Asıl işveren, çalışanlara işin nasıl yapılacağına dair doğrudan talimat veriyor mu?” Evet ise bu ilişki eser sözleşmesiyle bağdaşmaz.
9. “Sözleşmenin içeriği, sahadaki fiili durumla örtüşüyor mu?” Örtüşüyorsa sağlam bir yapı var demektir. Örtüşmüyorsa sözleşmenin adı fark etmez ve sahadaki gerçek durum dikkate alınır.
Bu 9 soruya verilen cevapların büyük çoğunluğu eser sözleşmesini işaret ediyorsa, bu sözleşme biçimini kullanmak uygun olabilir. Büyük çoğunluğu yardımcı iş niteliğini ortaya koyuyorsa doğru araç alt işverenlik sözleşmesi olabilir. Ancak kesin doğrunun tespit için derin uzmanlık ve tecrübe şarttır.