Dünya Kupası maçları daha başlamadan potansiyel şampiyon adayları bellidir.
Bunlar dünyanın futbolda en önde gelen 7 ülkesinin milli takımlarıdır: Brezilya, Arjantin, İngiltere, Almanya, İspanya, Fransa, İtalya.
Bu takımlardan hepsinin dünya kupasını kazanmışlığı vardır.
Söz konusu takımlara ilaveten, bazı ülke takımları da dönemsel olarak sürpriz takım olarak iddialı olabilirler: Portekiz, Hollanda gibi... Ama bunlar içerisinde şampiyonluk kazanmış olanı yoktur.
7 favori takımdan İtalya, Avrupa elemelerini geçemediği için 2026 Dünya Kupası şampiyonasına katılma hakkını elde edemedi.
Dünya Kupası 6 favori takımla başladı. Son 32'ye 6 takım da kalma hakkını elde etti.
Şampiyonada ilk fire Almanya oldu. Almanlar sürpriz bir şekilde son 16'ya kalamadı.
İkinci sürpriz saf dışı kalan milli takım Brezilya oldu. Sambacılar Norveç'e elenerek çeyrek final şansını kaybettiler.
Şimdi ilk 8'de 4 favori takım var: Arjantin, Fransa, İngiltere ve İspanya.
Diğer 4 takımdan Norveç, Haaland ile bu şampiyonanın sürpriz takımı. Daha ne kadar yollarına devam ederler belli değil. Ancak oynadıkları futbol ile futbolseverlere keyif veren bir takım oldukları gerçek. Futboldaki "Atanla, tutanın iyi olsun yeter" söylevinin en son örneğini sergiliyor Norveç. Kaleci Nyland ile tutarken, santrafor Haaland ile gollerini sıralıyor. Son olarak favori Brezilya'yı bu şekilde turnuva dışına ittiler.
Fas, İsviçre ve Belçika'nın bu aşamaya kadar gelmeleri başarı. Son maçlarında bunu çok belli ettiler. Buradan sonra yollarına devam etmeleri Dünya Kupası'nın sürprizi olacaktır.
Çeyrek finalde favori 4 takım (Arjantin, İngiltere, İspanya, Fransa) birbirleriyle eşleşmedi. Favoriler kazanırsa, yarı finalden itibaren bizleri müthiş maçlar bekliyor. Bu arada Haaland'lı Norveç her an her şey yapabilir.
Şu an için görünen Dünya Kupası'nda Avrupa'nın ağırlığıdır. Çeyrek finaldeki 8 takımdan 6'sı Avrupa, 1'i Afrika, 1'i de Güney Amerika'dan.
Dünya Kupası'na son defa katılan dünyanın en iyi futbolcularından Ronaldo ve Neymar takımlarıyla beraber kupaya veda ederken, Messi ilk 8'e kalan takımıyla birlikte turnuvaya devam ediyor. Onun da son turnuvası. Son yılların en büyük futbolcusu olan Messi (belki de gelmiş geçmiş en büyük futbolcu), büyüklüğünü son elde edeceği başarılarla taçlandırmak istiyor (takımının şampiyonluğu, en çok gol atan, en fazla takımına katkıda bulunan v.b.). Bunu da yaşayarak göreceğiz. Ancak sonuç ne olursa olsun büyüklüğüne halel gelmeyeceği bir gerçek.
XXX
Milli takımımızın bulunduğu 4 takımlı gruptan, biz hariç diğer 3 takım son 32'ye kalmıştı malumunuz.
Bu takımlardan yenilmiş olduğumuz grubumuz ikincisi Avustralya, Mısır'a yenilerek son 16'ya kalamadı.
Grubumuzu birinci tamamlayan ABD ile üçüncü tamamlayan Paraguay ise son 16'da rakiplerine yenilerek çeyrek final şanslarını kaybettiler.
Sonuçta bizim grupta mücadele eden hiçbir takım çeyrek finale kalamadı. Bu da aslında zorlu bir grupta yarışmadığımızın bir başka ispatı.
Ancak böylesi bir gruptan dahi çıkamayan milli takımın teknik direktörü de federasyon başkanı da halen görevlerindeler.
Oysa ki kaybeden takımların çoğunda kan değişikliğine gidildi bile.
Darısı bize diyelim.