Toplum içerisinde huzur bozucu olan, çatışmadan beslenen insan miktarı aslında çok da az değil.

Bu tip insanlarda doyum yoktur, her şeyi kendilerine göre şekillendirmek isterler. Haksız kazanç elde etmek onları rahatsız etmez.

Onlarla bir araya gelmemek sağlığınız için en doğru olanıdır.

Ben de böyle birini tanıyorum.

XXX

Şahıs müteahhit.

Bir yerdeki 4500 metre kare arsasına, 12 daireli 3 blok bina için proje hazırlıyor. Sonra kendine ait 1550 metre karelik bir başka alanı da (imar izni daha az olan günü birlik arsa) ekleyerek daire sayısını 24'e çıkartıyor.

Bu evlerin çoğunu apart olarak işletiyor. Sonrasında satmaya başlıyor.

Bir süre sonra "Memurun hatası olmuş, 1550 metre karelik günü birlik alanımı isterim" diyor.

Oysa bahsettiği bu hata (!) sonucu 12 daire yerine 24 dairesi oluyor. Haksız gelir elde ediyor. Ancak bununla yetinmeyip, bahse konu alanı yeniden kendisine geçirerek yeni kazançların peşinde koşuyor.

Bunun için mahkeme yolunu seçtiğinde, bazı site sakinlerini de yanına çekmek istiyor.

Ancak tek başına "1550 metre kareyi kendime alacağım" dese, olmaz. İnsanları ikna edemez.

Ne yapıyor? "1+1 dairelerle 2+1 daireler tapuda eşit. Bu haksızlığı düzeltmek için dava açalım" diyor.

Davanın metnini incelemeyen ve 2 maddeden oluştuğunu bilmeyen (maddenin birisi 1550 metre karenin müteahhide ait olduğu) iyi niyetli bazı site sakinleri bunu kabul ediyor ve vekaletlerini vererek diğer sakinleri dava ediyor.

Ama işin ilginç yanı 13 adet 2+1 daireden 8'i davalı oluyor. Yani karşı tarafta. İşin aslını anlayan site sakinlerinin büyük bölümü oyunu fark ediyor ve bu şahsın yanında yer almıyor.

Bir başka ilginç husus, bu müteahhidin sitede olan 5 dairesinden 3'ü 1+1. Yani iş 1+1, 2+1 meselesiyse, "dava açma ruhuna aykırı" bir şekilde kendi aleyhine dava açmış oluyor.

Doyumsuz müteahhidin dava açmadaki asıl maksadı daha sonra site sakinlerince anlaşılınca, "Ben 1550 metre kare talebimden vazgeçtim. Bununla ilgili maddeyi davadan çektim" diyor. Araştırıldığında doğru söylemediği ortaya çıkıyor.

Sitenin müteahhitliğini yapmış olması nedeniyle olsa gerek kendisini halen buranın tek sahibi zanneden zat, yaptığı baraka gibi bir yeri önce restoran olarak işletiyor, daha sonra depo olarak kullanıyor. Herhangi bir kira ödemediği yer için genel kurulda alınan yıkım kararını uygulamıyor. Burası için ecrimisil davası açılması kararı alınca o zaman yıkıyor.

Fütursuzlukta sınırı olmayan; komşuluk bilincinden yoksun kişi, dairelerinden birisinin önüne "çit çekeceğini" ve "kimseyi oradan geçirmeyeceğini" söyleyerek; hukuk ve yasa tanımazlığını da ispatlıyor adeta.

Aslında bütün site sakinleri, dairelerini söz konusu müteahhitten alıyorlar. Herkes iyi bir ilişki başlangıcı yaşıyor.

Ancak müteahhit o kadar hırslı ve maddiyatçı ki hemen herkesle ilişkisi bir süre sonra bozuluyor. Hatta kendi kurduğu sitede bir ara, "Burada 3 kişiden başka kimseye selam vermem" diyor.

Yakınını kaybedene "başsağlığı dilemek", ameliyat olana "geçmiş olsun" demek gibi insani vasıflarını da yitirmiş.

Kendi yöneticilik yaptığı dönemde işe aldığı görevlileri kendi işten atıyor. Bir yılda 3 görevlinin değiştiği bile oluyor.
Bir ara sitedeki daireleri işletmeciye vererek kiralama işine giriyor. Kendi getirdiği işletmecilerle bir süre sonra kavgalı ayrılık yaşıyor.

Geçimsiz müteahhit, site genel kurullarında bazı sakinlere hakaret ediyor, dövmeye kalkıyor. Bu konuda davalı oluyor, mahkemeden hapis ve para cezası alıyor. Ceza bir daha benzer suç işlediği takdirde infaz edilmek üzere erteleniyor.

Sözün özü tam bir yürüyen problem.

İşte size çatışmadan beslenen haris yapıya sahip bir insan tipi.

XXX

Bazen uzak kalmak isteseniz de bunlardan gelip sizi bulanlar olabilir.

Bu noktada sağduyu ve sabır gerekiyor.

Kokmadan, bulaşmadan sıyrılabilmek en doğru olanı.

Tabi başarabilirseniz.