ABD ile İran, savaşı bitirmeye yönelik yapılacak antlaşma öncesi bir mutabakat metni imzaladı.

Metinde savaşı durdurmaya ve bölgenin savaş öncesi pozisyona dönmesine yönelik maddelerin dışında iki madde göze çarpıyor.

İRAN'IN PETROL GELİRİ ABD'YE...

Birincisi İran'ın yeniden yapılanmasına yönelik 300 milyar dolarlık bir fon oluşturulması.

Bu fona ABD'nin katkıda bulunması beklenmemeli. ABD, daha çok paranın harcandığı yerlerde ihalesiz iş alan müteahhit rolünü oynayacaktır.

Bakmayın isminin 'fon' olmasına, İran'ın parasından oluşan bir varlık olacaktır. İran'ın parasının yetmediği noktada, çeşitli kredi kurumları İran'ın petrol gelirlerini ipotek ederek işin görülmesini sağlayacaktır.

Bu arada ABD ile işbirliği yapan bölge ülkelerine de ufak tefek işler verilerek ya da kredi sağlamaları temin edilerek ağızlarına bir parmak bal çalınacaktır.

Asıl büyük rakamı ABD'li şirketlerin alacağı kesindir.

İran'ın önümüzdeki onlarca yıllık petrol geliri bu işe akacaktır. Yani ABD ve İsrail bombaladıkları yerleri düzeltme karşılığında milyar dolarları alırken bu paralardan asıl yararlanacak olan İran halkı, daha müreffeh bir yaşam süreceklerine, eski günlerine kavuşma çabası içerisinde olacaklardır.

NÜKLEER SİLAH MUAMMASI

Mutabakat metninin ikinci önemli maddesi İran'ın nükleer silah üretmeyeceğine dair taahhütüdür. Aslında bu konuda İran daha önce de taahhüt vermişti. Bu seferkinin ömrü ne kadar olur bilinmez.

AÇIKLANMAYAN MADDELER

Mutabakat metninin uluslararası kamuoyuna açıklanmayan maddeleri de vardır muhakkak ki. Bunları bize zaman gösterecek.

Ancak içlerinden en çok merak edileni; ABD'nin, İran'dan savaşın bitirilmesi için şart koştuğu zenginleştirilmiş uranyumun kendisine verilmesi konusu.

Bu konu nükleer silah üretilmemesi konusuyla direk ilgili bir husus. İsrail'in de en çok ilgilendiği konu. Bu konunun nasıl bir çözüme kavuşturulduğunu da zamanla göreceğiz.

ANTLAŞMANIN KADERİ

Antlaşmanın kaderi tamamen bundan sonra İsrail'in ne yapacağına bağlı. İran'ın nükleer silah üretmeyeceği garantisini alsa bile Lübnan topraklarını işgal düşüncesinden vazgeçeceğini sanmıyorum.

Bir süreliğine dursalar da bir zaman sonra yeniden hareketleneceklerdir.

Çünkü onların düşüncelerince Lübnan suni bir devlettir ve oradaki Hizbullah yapılanması onlar için bir tehlikedir. Ayrıca yayılmacı bir politika izleyen devlet olarak yanı başlarında bu niyetlerini uygulayabilecekleri bir sahadır Lübnan onlar için.

ABD, şimdilik kaydıyla nükleer silah kullanmadı savaşta. Kendi kamuoyunun baskısıyla savaşı da uzatamadı. Ancak dünya kamuoyunda oldukça itibar kaybetti. Savaşın kazananı gibi davransa da İran'ı tam da istediği gibi dize getiremedi.

Bu, dünyaya şunu gösterdi; bir ülke birlik ve beraberlik içerisindeyse ve akılcıl davranıyorsa dünyanın süper gücü de olsan onunla baş edemezsin.