Cevat Şakir Kabaağaçlı, filmlere konu olacak bir yaşam sürdü.
Yaşamını ikiye ayırsak çok yanlış olmaz; Bodrum öncesi ve Bodrum sonrası.
Gerçekten de bu iki dönem arasında o kadar büyük farklılar var ki inanılmaz.
İlkinde yani Bodrum öncesi; uçarı, hayatı tiye alan, isyankar, üretmekten çok tüketen, özel hayatı çalkantılarla dolu bir Cevat Şakir Kabaağaçlı var.
İkinci dönem Bodrum'a gelişiyle başlıyor. Kendini eskinin tüm olumsuzluklarından arındırarak adeta hayata yeniden başlıyor. Bu defaki yaşamında ise hep üretmek, hep güzel şeyler yapmak var. Artık gerçek ismini bile kullanmıyor. Balıkçılık yapan Cevat Şakir, Bodrum'un antik çağdaki adı olan Halikarnas'ı kendisine isim olarak uygun görüyor ve bundan sonra "Halikarnas Balıkçısı" olarak tanınıyor.
Cevat Şakir'in yeni yaşamında; 5 parmağında 5 marifet değil, 10 parmağında 10'dan fazla marifet vardı: şair, yazar, gazeteci, denizci, balıkçı, rehber, tercüman, doğa tutkunu, çevreci, tarihçi, kültür adamı...
Cevat Şakir'in hayatını konu alan "Şakir Paşa Ailesi" isimli dizi filmin ilk bölümleri, hayatının Bodrum öncesi kısmını içeriyordu. Bu nedenle olumsuz bir imaj oluşturdu. Aile üyelerinin aldığı mahkeme kararıyla, dizi yayından kaldırıldı. Dolayısıyla Cevat Şakir'in hayatının Bodrum bölümünü izleme şansı olmadı.
XXX
TRT, bu yıl 17.'sini düzenlediği "Uluslararası Belgesel Ödülleri"nin, "Ulusal Profesyonel" kategorisinde finale kalan belgeselleri gösterime sunmuş.
Bunlardan "Filos" isimli belgeseli seyretme şansı buldum. Filos, Rumca'da dost anlamına geliyor.
Belgesel, Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın "Halikarnas Balıkçısı" olarak tanınmaya başladığı Bodrum'daki dönemini anlatıyor. Belgeselin sloganı ise olayı en güzel şekilde özetliyor: "Bir insan değişirse, bir coğrafyanın kaderi de değişir".
Daha çok Kabaağaçlı'nın akrabaları, onunla yaşanmışlıkları olanlar, akademisyenler ve konuya hakim olanlarla röportajları içeren belgesel, seyirciyi içine çekiyor. Bunda, belgeselin yönetmenleri Nurdan Tümbek Tekeoğlu ile Orhan Tekeoğlu'nun konu ve konuk seçimleri üzerindeki hassasiyetleri ve kurgudaki başarılarının rolü büyük. Neticede bittiğinde, "Ne çabuk bitti" diyebileceğiniz bir belgesel.
Filos'un bir başka başarısı da, 50 dakika gibi kısa bir sürede, Halikarnas Balıkçısı'nın Bodrum'daki yaşamından neredeyse hiç bir eksik bırakmaması.
Cevat Şakir'in Bodrum'u Bodrum yapışındaki başarı öyküsünde yok, yok.
Bölgeyi yeşillendirmek için yaptıkları, yurtdışından ismi dahi bilinmeyen ağaç ve meyveleri getirip yaygınlaştırması, narenciye üretimini tüm Akdeniz Bölgesine ulaştırması, bugün "Mavi Yolculuk" olarak isimlendirdiğimiz seyahat türünün ilk ve natürel halini başlatması, Bodrum'un antik döneme kadar uzanan tarihinin gün yüzüne çıkartılmasındaki katkısı, genç neslin yetişmesindeki gayreti, yazdığı roman, hikaye ve yazılarla buraya ilginin yönelmesini sağlaması ve sayamadığım çokça husus daha...
Filos, izlenmesini tavsiye edeceğim bir belgesel. Cevat Şakir'le ilgili bilmediğiniz bir çok konunun cevabını burada bulacağınız kesin.