FİFA, Dünya Kupası maçlarında yer alacak hakemleri belirledi.
2026 Dünya Kupası'nda, 50 ülkeden; 58 orta hakem, 88 yardımcı hakem ve 30 VAR hakemi görev alacak.
Açıklamaya göre Türkiye'den hiçbir hakem bu turnuvada görev almayacak.
48 ülke arasına girerek Dünya Kupası'na katılma hakkı elde eden Türkiye Milli Takımı, bu başarıya iyi bir jenerasyon yakalayarak 24 yıl sonra yeniden kavuştu.
Milli takımımızın başarı durumu bu iken, hakemlerimizin durumu neden böyle?
Sorulması ve cevaplandırılması gereken asıl soru bu.
Aklıma gelen birkaç nedeni sıralayabilirim.
1. Hakemlerimiz gerçekten yeteneksiz.
2. Yetenekli hakemlerin önü açılmıyor. Hakem seçiminde torpil işliyor.
3. Hakemlerimiz iyi yetiştirilmiyor.
4. Hakemlerimiz maçlarda özgür iradeleriyle karar veremiyorlar. Bu nedenle maçların sonucuna etki ediyorlar. Türkiye'de geçerli olan bu durum, dünyada kabul görmüyor. Hakemlerimizin taraflı yönetimlerinin farkında olan FİFA, istese de Türkiye'den hakem seçemiyor.
Bunun suçlusu kim?
Hakemler mi?
Hayır.
Yukarıda saydığım nedenlerden hangisi gerçek neden olursa olsun, bu durumun suçlusu; hakemleri bu hale getiren Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu'dur.
Federasyon tüzel kişiliktir. Sorumluluk, kurumu yönetenlerindir.
2024 yılından bu yana TFF Başkanlığı görevini yürüten İbrahim Hacıosmanoğlu, birinci derecede sorumludur. Onun seçip, göreve getirdiği MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu aynı derecede sorumludur.
Hakemlerimizin durumu ne olursa olsun, bu ikili göreve başladıkları tarihten bu yana becerikli olsa ve iyi niyetli davransalardı, 2 yıl içinde çok işler başarabilirlerdi.
Ancak hakemlerimiz günden güne daha da vasıfsız hale geldiler. Üstelik kendilerine görev verenlerden etkilenme oranları yükseldi.
Sonuçta zaten çok da başarılı olmayan hakemlerimiz dünya futbolunun gözünde iyice dibe vurdu.
2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda en azından bir hakemimiz görevlendirilmişti.
Bu defa o bile olmadı.
XXX
Hacıosmanoğlu'nun bu başarısızlığı sadece hakemlerimizi etkileyen bir konu değil.
Bunu bir virüs gibi düşünün. Bu virüs futbolumuzun tüm kurum ve şahıslarına etki etmiştir.
Şu veya bu nedenle maç sonucuna etki eden kararların mimarı olan hakemler, Türk futbolunun da gerileme nedeni olmuştur.
Yukarıda izah ettiğim gibi bunun asıl sorumlusu ise Hacıosmanoğlu yönetimindeki TFF'dur.
XXX
Futbolcuların becerisi ile Dünya Kupası'na katılma başarısı elde etmemizde İbrahim Hacıosmanoğlu'nun zerre katkısı yoktur. Yukarıda belirttiğim gibi iyi bir jenerasyon yakaladık, gerçek neden budur.
Hacıosmanoğlu, hatırlayacak olursanız, bugünkü Milli Takımımız için "Tarihin en karakterli Milli Takımı" şeklinde bir cümle kurmuştu.
Hacıosmanoğlu'nun geçmiş dönemde Milli takımımızda görev alan, hatta bazı dönemlerde başarılar da elde etmiş futbolcu ve teknik direktörlerimizi kıracak şekilde kurduğu bu açıklama, ikilik yaratmıştı.
Aslında bu sözünün yenilir, yutulur tarafı yok.
İbrahim Hacıosmanoğlu, gerek konuşmalarındaki tutarsızlıklar, gerek tarafgir uygulamaları, gerek futbolda yaptığı ayrımcılık ile dikkati çekiyor. Tehditkar açıklamaları ve kabadayı tavrı ise işin ayrı yanı.
Son olarak, milli takım oyuncularına Dünya Kupası'na katılmaları halinde Bodrum'da vereceği villalar konusundaki açıklamasıyla dikkati çekmişti. Futbolcuların hepsine yetmeyecek sayıda villanın, kaptan Halkan Çalhanoğlu'nun seçeceği futbolculara vereceğini söylemişti. Bu bile bir ayrımcılık. Başarılı olan takımda bile bölücülük yapıyor. Ya hepsine verirsin ya hiçbirine vermezsin.
Türkiye böyle bir Futbol Federasyonu başkanını hak etmiyor.
Yazık...