Alt işverenlik Türkiye’de çoğu zaman “esneklik” kelimesiyle yan yana anılır. Personel yükünü hafifletmek, maliyetleri düşürmek, operasyonu daha rahat yönetmek…

İşverenlerin bu modele yönelme gerekçeleri makul görünebilir ancak alt işverenlik ilişkisini diğer tüm iş modellerinden ayıran bir gerçek vardır: Alt işverenlik ilişkisi eğer doğru kurulmazsa, yıllar içinde sessizce büyüyen son derece büyük bir riske dönüşür. Bu riskin adı ise muvazaa. Bu yazı dizisinde “Alt İşverenlikte Muvazaa” konusunu ele alacağız.

Alt işverenlik ilişkisinin en tehlikeli yönü, yıllarca sessiz kalan risklerin bir günde patlak verebilmesidir. Muvazaa tespiti işte tam böyle bir kırılma noktasıdır. Bir işletme için sadece hukuki bir problem değil, maliyetleri, iş akışını, marka itibarını ve çalışan ilişkilerini aynı anda etkileyebilecek sistemsel bir depremdir. Üstelik çoğu işletme bu tehlikenin büyüklüğünü ancak başlarına geldiğinde fark eder.

Muvazaa kararlarında en göze çarpan maliyet genellikle yüksek idari para cezasıdır. Oysa bu ceza tablonun en küçük parçasıdır. Gerçek bedel, alt işverenlik ilişkisinin iptal edilmesi ve alt işveren çalışanlarının başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılmasıyla başlar. Bu, yıllara yaygın tüm hakların bir anda asıl işverenin üzerine yığılması anlamına gelir.

Kıdem tazminatları, kullanılmamış yıllık izinler, ödenmemiş işçilik alacakları, eksik SGK primleri gibi tüm işçilik hakları bir anda asıl işverenin sorumluluğuna geçer. Dahası, bazı durumlarda alt işverenin tedarikçilere olan borçlarını da asıl işveren üstlenmek zorunda kalır çünkü işin sürdürülebilirliği için bu borçları ödemek kaçınılmaz hale gelir. İş akışının durması, siparişlerin yetişmemesi gibi durumlar ise zaten çok daha ağır kayıplara yol açacaktır.

Bir başka yıkıcı etki ise organizasyonel karmaşadır. Muvazaa kararı durumunda, asıl işveren kendini tüm alt işveren çalışanlarının (belki yüzlerce kişinin) tek işvereni pozisyonunda bulur. İK süreçleri, vardiya planlamaları, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, özlük ve performans yönetimi… Çoğu işletme bu beklenmedik ve ani genişlemeyi sorunsuz atlatabilecek yeterlilikte değildir. Yöneticilerin hazırlıksız yakalandığı, işletme düzeninin sarsıldığı ve iş barışının zarar gördüğü çok sayıda vaka vardır.

Muvazaa kararının görünmeyen maliyetleri ise çok daha derindir. İtibar kaybı, sendikal ilişkilerde güven sorunları, çalışanlarda oluşan belirsizlik hissi, yönetimin karar alma mekanizmalarına duyulan güvenin zedelenmesi gibi pek çok olumsuz etkiye neden olabilir. Bunlar ölçülemez fakat etkileri uzun yıllar sürer.