Zara Man, Roma’nın kalbinde bir zamanlar bankacıların yürüdüğü mermer salonlarda erkek modasına kapılarını açtı.

Palazzo Verospi’nin ikonik atmosferi, klasik mimari miras ile çağdaş tasarımın öylesine seksi bir harmanını sunuyor ki, ziyaretçiler adeta “yok artık” der gibi adımlarını dikkatle atıyor. 374 Via del Corso’daki 700 metrekarelik alan, erkek giyim koleksiyonlarını bir deneyimle buluşturuyor. Hem sofistike hem samimi hem tarihi hem de modern. Binanın orijinal unsurları korunarak, mermer zeminler, tonozlu tavanlar ve zırhlı kapılar modern mobilyalar ve sanat eserleriyle dengeleniyor. Vari Caramés’in fotoğrafları, İtalyan kitap seçkisi ve antika tarzı mobilyalar, mekânın her köşesine sıcaklık katarken, Zara Athleticz koleksiyonu ve parfüm alanları da ayrı bir odak noktası yaratıyor. Bu kurgu, klasik ve çağdaşın çatışmasız bir uyum içinde var olabileceğini kanıtlıyor. Zara Man Verospi, sadece bir mağaza değil, erkek modasında zamansız şıklığı ve sofistike deneyimi somutlaştıran bir manifestoya dönüşmüş.
FIFA ile yeni marka anlaşması
Boggi Milano markası, İtalyan erkek giyiminin rafine terzilik geleneğini 2026 FIFA Dünya Kupası sahnesine taşıyarak organizasyonun resmi formal giyim ortağı oldu. Marka, bu adımıyla klasik erkek giyimini sporun küresel diliyle buluştururken, stilin yalnızca podyumlarda değil, yüksek profilli uluslararası organizasyonlarda da belirleyici bir rol oynayabileceğini ortaya koyuyor.
Hazırlanan koleksiyonlar protokol anlarının ötesine geçerek seyahat, temsil ve organizasyonun arka planındaki tüm resmi temas noktalarını kapsıyor. Net kalıplar, sade renk paleti ve fonksiyonel detaylar, Boggi Milano’nun zamansız tasarım anlayışını büyük ölçekli bir etkinliğin dinamik yapısına uyarlıyor.
Bu iş birliği, erkek lüks giyiminin artık yalnızca estetik bir tercih değil, kurumsal kimliğin sessiz ama güçlü bir tamamlayıcısı olduğunu gösteriyor. Boggi Milano için FIFA ortaklığı, markanın uluslararası konumunu güçlendiren stratejik bir görünürlük alanı yaratıyor.
Madonna’yı koklamak
Dolce & Gabbana, Madonna ile hayata geçirdiği yeni koku kampanyasında pop kültürünün en ikonik figürlerinden birini markanın teatral ve Akdeniz kökenli estetik dünyasıyla yeniden bir araya getiriyor. Bu birliktelik, geçmişe gönderme yapan bir nostaljiden ziyade, güçlü bir kadın imgesini bugünün görsel diliyle yeniden tanımlamayı hedefliyor.
Madonna kampanyada bir yüz olmaktan öte, markanın uzun yıllardır savunduğu cesur, meydan okuyan ve sahneye hâkim kadın duruşunun doğrudan temsilcisi olarak konumlanıyor. Siyah ve altın tonlarının hâkim olduğu, ışıkla şekillenen görsel atmosfer, Dolce & Gabbana’nın karakteristik ihtişamını zamansız bir çerçevede sunuyor.
Ortaya çıkan çalışma, parfümü yalnızca duyusal bir ürün değil, kültürel bir ifade alanı olarak ele alıyor. Dolce & Gabbana, bu kampanya ile koku pazarlamasında hikâye ve kimlik inşasının hâlâ en güçlü etki unsurlarından biri olduğunu vurguluyor.
Valentino’da neler oluyor
Valentino’nun Kering Eyewear ile kurduğu küresel ortaklık, markanın aksesuar stratejisinde daha net ve bütüncül bir döneme işaret ediyor. Couture kökenli estetik anlayışın teknik uzmanlıkla buluştuğu bu iş birliği, Valentino’nun tasarım dilini gözlük kategorisine tutarlı ve güçlü bir biçimde taşıyor.
Koleksiyonlarda dikkat çeken yaklaşım, abartıdan uzak ama karakter sahibi formlar üzerine kurulu. Dengeli oranlar, rafine detaylar ve zamansız çizgiler, markanın modaya değil stile odaklanan bakış açısını yansıtıyor. Kering Eyewear’ın üretim ve küresel dağıtım gücü ise bu estetik vizyonu geniş bir uluslararası erişime dönüştürüyor.
Bu ortaklık, lüks modada lisans anlaşmalarının artık yalnızca ticari değil, yaratıcı bir bütünlük üzerinden kurgulandığını gösteriyor. Valentino × Kering Eyewear birlikteliği, markanın ruhunu en küçük aksesuara kadar koruma ve aktarma iddiasını net biçimde ortaya koyuyor.


