Alt işverenlik ilişkileri, iş dünyasında giderek artan bir uygulama alanı bulsa da, bu ilişkilerin hukuki zemini olan sözleşmelerin ne derece doğru ve eksiksiz hazırlandığı konusu ciddi bir muamma. Bir grup işverenler sözleşmeleri bir formalite olarak, bir diğer grup ise “riskleri alt işverene yükleyen belge” olarak görüyor olsa da aslında bu belgeler, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen, olası uyuşmazlıkların önüne geçen ve hukuki güvence sağlayan temel araçlar olarak değerlendirilmeli. Ancak uygulama sahasında sıklıkla görüyoruz ki; gerek işverenlerin gerekse alt işverenlerin ciddi bir çoğunluğu henüz hangi sözleşme türünü kullanması gerektiği konusunda dahi bilgi sahibi değil veya sahip olduğunu sandığı bilgi kökten yanlış. Asıl iş nedir, uzmanlık gerektiren asıl iş nedir, yardımcı iş nedir, anahtar teslim iş nedir, alt işverenlik sözleşmesi nedir, eser sözleşmesi nedir, hizmet sözleşmesi nedir, hangi iş için hangi sözleşme kullanılmalıdır? Bu uzun yazı dizisinde alt işverenlik, eser ve hizmet sözleşmeleri konularına değineceğiz ve tüm soruları cevaplandırmaya çalışacağız.

Alt işverenlik ilişkilerinde mevzuata uyumun en somut göstergelerinden biri, SGK tescilinin doğru yapılıp yapılmadığıdır. Bu teknik konu çoğu zaman önemsiz addedilerek geçiştirilir ama “aracı kodu” dediğimiz kavram aslında ilişkinin hukuki niteliğini de ortaya koyan önemli bir göstergedir.

Dar anlamdaki alt işverenlik (yardımcı iş sınıfına işlerin bir yükleniciye yaptırılması) ilişkisinde, yani mevzuatın "asıl işveren – alt işveren ilişkisi" olarak tanımladığı yapıda, alt işverenin SGK tescil işlemini asıl işverenin sicil numarasına bağlı bir aracı kodu üzerinden yapması gerekir. Bu kodlar genellikle asıl işverenin sicil numarasına eklenen "-001", "-002" gibi uzantılardan oluşur.

Bu sadece bürokratik bir zaruret değildir, hukuki ve denetimsel anlamlar taşır. SGK, bu tescil yapısı sayesinde hangi alt işverenin hangi asıl işverenin sahasında faaliyet gösterdiğini takip eder. Müteselsil sorumluluğun sistemsel anlamda (kağıt üzerinde) işletilmesi de bu kayıt yapısına dayanır.

Şimdi kritik soruyu soralım: Eğer bir ilişki hukuken alt işverenlik niteliği taşıyorsa ama tescil aracı kodu yerine bağımsız bir sicil numarasıyla yapılmışsa ne olur? Bu durumda tescil, ilişkinin gerçek niteliğiyle çelişebilir ve bu çelişki ilişkinin muvazaalı olduğunun yani mevzuata aykırı biçimde kurulduğunun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Öte yandan şunu da sormak gerekir: Bir alt işveren firma, eser sözleşmesiyle iş aldığını ileri sürerek bağımsız bir SGK tescili yaptırmış ise bu tescil, ilişkiyi gerçekten eser sözleşmesi kapsamına taşır mı? Hayır. Çünkü mevzuat tescile değil, ilişkinin gerçek niteliğine bakar.

T.B.K. | 19. Madde: “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.”

Yani sahada yardımcı iş yürüten bir firma, bağımsız SGK kaydı olsa bile dar anlamdaki alt işveren statüsünden kurtulamaz. Bu teknik detay, ilişkinin kurulumu sırasında atlanmaması gereken önemli bir adımdır. Hem doğru ilişki türünü tesis etmek hem de mevzuata uygun tescili sağlamak, birbirini tamamlayan iki ayrı zorunluluktur.

https://oguzhanaslan.com/bilgi-bankasi/blo