
İvriz Tarihi Su Medeniyeti
Kaya Anıtı, Konya’nın Ereğli ilçesine 12 km. uzaklıkta, İvriz Karız Suyu’nun kaynak başındadır. Geç Hitit dönemi eseridir. M.Ö. VIII. yüzyıla tarihlenmektedir. 6.08 m. yüksekliğindeki kabartmada, Warpalavas’ın bereket tanrısı Santaj’a şükranı anlatılmaktadır. Öyle bir su düşünün ki yazın en sıcak günlerinde, içerisinde kısa süreyle bekleyen karpuzu, tam ortadan ikiye çatlatsın. Öyle bir su hayal edin ki içine giren insanı, üçüncü dakikadan itibaren, soğukluğuyla ölüm tehlikesi altında bıraksın ve bir süre sonrasında da kan dolaşımını durdurarak hayati fonksiyonlarını ciddi anlamda tahrip etsin.
Bahsettiğim bu su; M.Ö. 1189’da geç Hitit döneminde kaya altında oyularak yapılan “İvriz Karız Suyu”dur. Toroslar’ın kuzey yamaçlarında, adını verdiği İvriz Köyü’nde, ancak tek insanın girebileceği büyüklükteki bir taş mağaranın içinden yeryüzüne çıkıyor ve binlerce hektarlık tarım alanının sulanmasına, yüz bin kişinin üzerinde bir nüfusun içme suyunun sağlanmasına, hatta bir zamanlar Konya Ereğli Sümerbank Fabrikası’nın elektrik enerjisinin dahi üretilmesine kaynak sağlıyor. Ereğli’de, Türkiye’nin ilk yatılı okullarından biri olan eski İVRİZ KÖY ENSTİTÜSÜ’nün izlerini görmek mümkündür…

İvriz (Aydınkent) Köyü, uzun yıllardır Konya’nın Ereğli ilçesine bağlı idi. Bir süre önce, yine Ereğli’nin bir başka kasabası olan Halkapınar (Zanapa)’ın ilçe ilan edilmesi üzerine, İvriz de bu yeni ilçe sınırları içine dahil edildi.
Kavaklıdere Şarapları’nın birçok markasının şişe etiketindeki tarihi kaya anıtı resmini sanırım birçoğumuz görmüşüzdür ya da gördüğümüzde yabancılık çekmeyiz. İşte bu anıt da, beldede bulunan “İvriz Kaya Anıtı”dır.

İvriz Kaya Anıtı, dünya tarihinin ilk yazılı kabartma kaya anıtıdır. Yine dünyanın en eski ziraat anıtlarından birisi olma özelliğine sahiptir. Hititler zamanında, Tuvana kralı Warpalawas tarafından, tam 2800 yıl önce, yani M.Ö. 8. y.y.’da yaptırılmıştır.
Ereğli Müze Müdürlüğü kaynaklarından edindiğim bilgilere göre; anıt, Bereket Tanrısı Tarhundas ile onun karşısında ibadet eden Kral Warpalawas figürlerinden oluşur. Hitit hiyeroglif yazısı ile yazılmış olan bölümde ise “ben hakim ve kahraman Tuvana Kralı Warpalawas, sarayda bir prens iken bu asmaları diktim, Tarhundas onlara bolluk ve bereket versin” ibaresi bulunur. Yine kabartma anıtta, Hitit sanatından başka Arami Asur ve Frig sanatının etkileri de göze çarpar. Kral ve bereket tanrısının ellerinde başak ve salkımlar görülmektedir.
Dünya medeniyetinin, insanlık aleminin köklerinin, tarım çalışmalarının, şarapçılığın, bira üretiminin temellerinin, orijininin başka adresler olduğunu iddia edenlere ne güzel ispatlardır değil mi bunlar? Ve bu kaya anıtından bihaber milyonlarca Anadolu insanı, milyonlarca Türk vatandaşı varken maalesef, her sene hatırı sayılır miktarda yabancı turist burayı görmeye ve anlamaya gelir.
Anıt korumasızdır. Sapan taşlarına, havalı tüfek saçmalarına ve fişeklere hedef olan yerleri vardır. Sahip olduğumuz binlerce hazine gibi dünya insanlık tarihi açısından son derece önemli olan ‘İvriz Kaya Anıtı’nı da ne adam gibi koruyabildiğimizi, ne de reklamını yapıp ulusal ekonomiye turistik katkı anlamında kazandırabildiğimizi söyleyebilmemiz maalesef mümkün değildir.
Devamı haftaya…