Muzaffer Sarısözen’in başkanlık ettiği Türk Halk Oyunları ekibi, festival boyunca Erzurum Bar Ekibinin Paşaköşkü Havası, Başbar, İkinci Bar, Hançer Barı, Köroğlu Barı, Hoşbilezik gibi oyunlar sergiledi. Kastamonu Ekibi de davul oyunu başta olmak üzere, Sepetçioğlu, Kınalı Keklik gibi oyunlu ezgilerle festivalde yer aldı.

Muzaffer Sarısözen şunları yazmıştı:

“Halk oyunlarımıza şöyle kuş bakışı bir göz gezdirirsek Ege mıntıkasında zeybekleri, Orta Anadolu’da Halay ve kaşık havalarını, doğuda barları, Karadeniz bölgesinde horonları görürüz. Bunların bir kısmı toplu olarak halay ve bar şeklinde elele tutuşularak oynanır. Kılıç kalkan, Köroğlu, bar gibi hamasi olanlarla karşılıklı çift oynanılanlar ve burada izahı imkânsız diğer oyunlarla beraber figürleri birbirinden farklı en az 100 çeşit oyunumuz vardır. Biz festivalde figürleri birbirinden farklı 4-5 çeşit oyun göstereceğiz. Bu oyunlar arasında her vuruşta şerare çıkaran Köroğlu kılıç oyunu ile gayet muntazam ve çok keskin figürlü diğer barlar da vardır. Bu itibarla festival seyircileri nezdinde fazla alâka toplayacağını umuyorum. Her biri ayrı bir kıymet olan halk oyunlarımızdan Erzurum Barlarını tercih etmemizin yegâne sebebi hem vaktimizin dar oluşu hem de bu ekibin elde hazır bulanmasıdır.

Davulcu Karayılan’ın davulla yapacağı ayini rakslar da ayrıca büyük bir alaka toplayacaktır.”

Vıcenza ve Brescıa’da millî oyunlarımız çok rağbet gördü. Venedik Festivali’ne iştirak eden ve büyük başarı gösteren Milli Oyanlar Ekibimiz Napoli’de tertiplenen “Türk Halk Oyunları Gecesi”ne katıldı.

Venedik’te festival devam ederken vakit vakit İtalya’nın bazı şehirlerinden davet ediliyorduk Bunların içinde bize en uygun geleni Vicenza ve Brescia idi.

Venedik’ten sonra İtalya’nın en güzel şehirlerinden birisi olan Vicenza’da gösteri yeri olarak geniş ve güzel bir park seçilmişti. Kapısı kordon kordon süslerle donatılmış olan parkın orta yerinde on beş metre kadar havaya yükselen dört başlı bir hoparlör durmadan bağırıyordu: ‘Dikkat! Dikkat! Venedik’teki Milletlerarası Festivalden seçilen beş grup şimdi şehrimizde bulunmaktadır. Türkiye, İsveç, Fransa, Avusturya ve İtalya…

O gün akşama kadar dört başlı kocaman hoparlör başta Türkiye olmak üzere beş memleket adını Vicenza halkına ezberletti. İtalya’da bulunduğumuz müddetçe bizim grubun sevdiği ve beğendiği biricik şey de bu hoparlör oldu. Çünkü onda sürekli memleketin adı geçiyor, sanatkarlarımızın her gün bir daha artan yurt hasretinin tesellisini ancak onda buluyorlardı.

Akşama kadar yapılan ilanların başında gelen Türk ekibi, programın sonuna konulmuştu. Bu güzel haber bizim grubu çok neşelendirdi.

Vicenzalılar Türk ekibini sahneye çıkar çıkmaz alkışlamaya başladı. Bu iltifat bizimkilerin bütün marifetlerini ortaya dökmelerine sebep oldu. Oyunların en güzellerini en iyi şekilde oynadılar. Halkı beraber coşturdular. Oyunlardan sonra Vicenzalılar grup grup sanatçılarımızın çevresinde Bir şeyler konuşmak istediler. Onlar da konuştu, bizimkiler de konuştu. Ama hiç kimse birbirlerinden bir kelime anlayamadı.

Akşam kalelerle çevrili geniş bir yerde Brescia’nin kuruluş yıldönümü için düzenlenen eğlencede gösterdiğimiz oyunlar arasında, oradaki havaya pek uygun düşen hançer ve kılıç oyanlarımız çok alkışlandı.

Türk Ekibi, Napoli başkonsolosluğumuzun katkısıyla düzenlenen “Türk Halk Oyunları Gecesi”nde olağanüstü başarı gösterdi.

Yarınki yazımda dünya birincisi ekibimizin ve Muzaffer Sarısözen’in Türkiye’de karşılanışını anlatacağım.