Halk takviminde nevruz ile ilgili kayıtlara bir güz gezdirelim:

Gaziantep, Diyarbakır ve çevresinde 22 Mart gününe "Sultan Nevruz" adı verilmekte. Halk, kırlara giderek Nevruz'u kutlarlarken, Kars ve çevresinde; kapı dinleme, baca baca adetleri görülmekte. Evde bulundurulan çeşitli meyvelerden baca baca gezenlere verilmekte.

Orta Anadolu'da Nevruz, "Mart Dokuzu" olarak bilinmekte ve benzer kutlama görenekleri sürmekte. Nevruzla ilgili Anadolu'da görülen diğer gelenekler arasında, ağacın güneşten etkilenmemesi için ağaca bez bağlanarak yapılan "Mart ipliği" adeti ve Giresun’da çevresinde “Mart Bozumu" adeti önem taşımakta.

Tekirdağ, İzmir, Uşak, Sivas ve Şebinkarahisar'da hemen hemen aynı geleneklerin devam ettiği görülmekte.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Anadolu'da Nevruz-i Sultan, Sultan Nevruz, Navrız, Mart Dokuzu gibi adlarla da anılan Nevruz, Anadolu Alevi-Bektaşilerinde; Hz.Ali'nin doğum günü; Hz.Ali ile Hz.Fatma’nın evlendikleri gün; Hz.Muhammed'in veda haccı dönüşü Hz.Ali'yi kendine halife tayin ettiği gün kabul edilerek, millî yönü, inanç dünyamızla da bütünleştirilerek bir başka anlam ve güzellik kazandırılmış.

DEMDİR

Gelin ey kardeşler seyran edelim

Ali'nin doğduğu eyyam bu demdir

Bu zevkle münkiri hayran edelim

Ali'nin doğduğu eyyam bu demdir

Çerağlar uyansın, kurulsun Cem'ler

Gülbanklar çekilsin, sürülsün demler

Cümbüşe gelsinler cümle Erenler

Ali'nin doğduğu eyyam bu demdir

Hüsnü Baba eyler candan niyazı

Dem sunsun sakiler, kılsınlar bâz'ı

Okunsun nefesler, çalsınlar sazı

Ali'nin doğduğu eyyam bu demdir

Kızılbaş Aleviler İmam Ali’nin doğum günü yanı sıra İslami bir örtüyle Nevruz’a şu anlamları da yüklediler.

1. Ulu Tanrı dünyayı gece ile gündüzün eşit olduğu Nevruz’da yaratmıştır.

2. İnsanlığın atası kabul edilen Hz. Âdem’in çamuru Nevruz’da yoğrulmuştur. Bir başka ifade ile insan Nevruzda yaratılmıştır.

3. Önceleri Cennette yaşayan Hz. Âdem’le Havva Şeytana uyarak haram meyveyi yediklerinden, Hz Âdem Serendib Adası’na Havva ise Cidde’ye sürülmüşlerdi. Pişmanlık duyan bu ilk insanları Tanrı afetmiş ve her ikisini bir Nevruz günü Arafat’ta buluşturmuştur.

4. Nuh’un gemisi Ağrı dağına konduktan sonra, Nuh peygamber yeryüzünün kuruyup kurumadığını öğrenmek için önce bir kargayı görevlendirmiş ancak karga geri dönmemişti. Daha sonra görevlendirilen güvercin bir müddet sonra ağzında bir defne dalı olduğu halde geri dönmeyi başarmıştı. Bu hem toprağın kuruduğunu ve hem de baharın geldiğini müjdelemek idi. Bunun üzerine Nuh Peygamber Ağrı dağından Sürmeli çukuru (Iğdır Ovası)na inmişti. Hz. Nuh’un yere ayak bastığı gün nevrozdu.

5. Kardeşleri tarafından bir kuyuya atılan Hz. Yusuf, bir bezirgan tarafından Nevruz’da kurtulmuştur.

6. Musa Peygamberin asasıyla Kızıldeniz’i yararak taraflarını kurtardığı gün Nevruz idi.

7. Bir yunus balığı tarafından yutulan Yunus Peygamber, Nevruz’da karaya bırakılmıştır.

8. Tanrı insanları yarattığı zaman evrende ki bütün yıldızlar Hamel/Koç burcunda toplu halde bulunmakta imişler. Nevruz’da Tanrı bütün yıldızlara feleklerinde dönmelerini emretmiş.

Görülmektedir ki, Nevruz şiiriyle, musikisiyle inanç dünyasıyla yüzyıllardan beri Türk’ün hayatının bir parçasıdır.

Şükrü Baba’dan bir Nevrüz deyişi ile bugünkü yazımı bitireyim:

Evvel bahar oldu açıldı güller,

Nağmesâz olmuştur bütün bülbüller

Yüz göstermiş bize lâle sümbüller

Nevruz bayramınız mübarek olsun

Dünyaya gelmiştir bu günde Ali,

Budur erenlerin kararı, kavli,

Bu demdir cemî-i müşkilin halli

Nevruz bayramınız mübarek olsun

……..

Şükrü Baba, hemdet, erdik bu deme,

Gönüller girmiştir bağ-ı İrem'e

Verilmiş zevk ile sebâ âdeme

Nevruz bayramınız mübarek olsun.