Günümüzde kapasitesi ve ne yapabileceği en çok merak edilen ülke, Çin. Yeniden dizayn edilen dünyada büyük bir güç olduğu iddia edilen Çin'in etkisi ne çapta olacak, bu kestirilemiyor. Yeryüzündeki ülkelerin hepsinin ilgi alanı içerisinde olan konu Çin'in kudreti.
Çin ile ilgili birçok bilgi dolaşıyor medyada, sosyal medyada. Bunlardan hangisi doğru hangisi yanlış çok net değil.
Elimizdeki verilere bir göz atalım.
1. Çin, küreselcilerin yeni merkezi olma yolunda.
2. Çin, ucuz iş gücü ile dünyada en ucuz üretimi yapan ülke. Bu nedenle dünya ekonomisine yön verecek bir güç.
3. Çin, teknoloji ithal etse de bunu elde ettikten sonra geliştirme yeteneğine haiz. Bu şekilde geleceğin teknolojisine sahip nadir ülkelerden biri.
4. Çin, savunma sanayisi konusunda kendini oldukça geliştirmiş durumda. Bu noktada kendisiyle işbirliği içerisinde olan ülkelere güven veriyor.
Yukarıdaki maddelere daha fazla eklemeler yapılabilir. Bunlardan anlaşılan şu; Çin, dünyada tartışılmaz şekilde yükselen bir güç.
Bu aşamada Çin'in yapmadıklarını / yapamadıklarını da sorgulamak gerek. Bunlar neler?
A) Şu anda dünyanın süper gücü görünümündeki tek ülke olan ABD'nin fütursuz davranışlarında, uluslararası arenada net bir tavır koymadı.
B) Rusya ile ortaklığı konusunda hep çekinceli davrandı. Desteğini açıkça belli etmedi.
C) İran Savaşı'nda tüm beklentilerin aksine, enerji ihtiyacının hiç de yabana atılmayacak kısmını karşılayan İran'a desteği hep kapalı kapılar ardında kaldı. Hatta İran'a desteği konusunda şüpheye dahi düşüldü.
Çin'in bu politikasını, tarihten beri süregelen 'sinsi' davranışlarıyla ilintileyenler oldu. Belki de öyledir. Bazı veri ve iddialar öyle gösteriyor.
Mesela İran Savaşı sırasında, yerine geçmek istediği süper güç ABD'nin bu savaşta kaybedeceklerini beklediği, bu şekilde ekonomik çıkmaza girecek olan rakibiyle daha kolay baş etmeyi planladığı gibi tezler dolaşıyor. Bu da doğru olabilir.
Ancak bir şey var ki, süper güç olmada en önemli faktör, büyük bir savaş kazanmaktır.
Dünyaya yön veren devletlerin, yön verme zamanları ancak büyük bir savaşı kazanmanın ardından olmuştur. Birinci Dünya Savaşı'nı kazanan İngiltere ve Fransa ile İkinci Dünya Savaşı'nı kazanan ABD ve SSCB gibi.
Kimseye öyle bedavadan 'Süper Güç' payesi vermiyorlar. Önce kendini ispat edeceksin.
Çin'e baktığımızda böyle bir durum söz konusu mu? Değil. Bırakın büyük bir savaş kazanmayı, yakın zamanda savaş kazanmışlığı yok. Ya da herhangi bir ülkeye savaş kazandırmışlığı dahi.
Varsa yoksa ekonomisi şöyle, dünya ticaretinde böyle etkin, geleceğin gücü v.b. söylevler.
Unutulmaması gereken husus şu; ekonomi savaşını kazanmanın yolu da gerçek savaş kazanmaktan geçer.
Japonya'yı düşünün, Tayvan'ı düşünün; ne kadar güçlü ekonomileri olursa olsun savaş kazanabiliyorlar mı, ona bakılır.
Sözün özü, Çin'in önünde daha yürüyecek çok yol var. Gizemle, teknoloji hırsızlığıyla, sinsilikle bir noktaya kadar gelebilirsiniz, ancak buradan sonra gücünü göstermelisin. Bir Azerbaycan deyimiyle "Yoksa, yok".