İş hayatında “personel devri” kadar sık konuşulan ama bir o kadar da yanlış anlaşılan kavramlara az rastlıyoruz. İnsan kaynakları toplantılarında, hukuk departmanlarında hatta patronların kendi aralarındaki sohbetlerde bu tabir sıklıkla geçiyor ama üzerine biraz eğilince görüyorum ki, konuşanların büyük çoğunluğu aslında birbirinden tamamen farklı 4 hukuki olguyu tek bir çatı altında değerlendirme yanlışına düşüyor. Bu yazı dizisinde, uygulamada yaşanan bu kafa karışıklığını baştan sona açmaya çalışacağım.

Hukukun dili ile halkın dili çoğu zaman örtüşmez. Halkın “gündelikçi” dediği kavrama hukuk “çağrı üzerine çalışma” der veya aynı şekilde halkın “devir” diye andığı olgu da hukukun devir kavramıyla birebir örtüşmeyebilir. Bu yüzden hem hukukun kabul ettiği devirleri hem de sahada “devir” diye anılan uygulamaları tek tek ele almak gerekiyor.

Personel devrinin 4 farklı türü vardır: Nakil, işyeri devri, iş sözleşmesi devri ve aynı iş yerinde kalan alt işveren çalışanlarının başka bir alt işverene geçirilmesi. Bugün ilkinden, yani nakilden bahsedeceğiz.

Nakil, bir çalışanın aynı işverene ait başka bir iş yerine gönderilmesidir. İşveren değişmez ve iş sözleşmesi olduğu gibi devam eder. Ancak SGK tarafında işler bu kadar yüzeysel ilerlemeyebilir; aynı işverene ait olsa da farklı il sınırlarındaki ya da farklı faaliyet konusundaki iş yerleri arasında SGK sicil numarası değişebilir ve bu da bir çıkış - giriş işlemi gerektirebilir.

Nakil işleminde işçinin rızası aranmaz; işveren, yönetim hakkı çerçevesinde çalışanını başka bir şubesine veya tesisine gönderebilir. Ancak bu yetki sınırsız değildir. Eğer nakil, çalışma koşullarında esaslı bir değişikliğe yol açıyorsa, mesela ücret, görev tanımı ya da çalışma saatlerinde ciddi bir farklılaşma söz konusuysa, işçinin buna itiraz hakkı doğar. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22’nci maddesi, işverenin böylesi değişiklikleri ancak yazılı bildirimle yapabileceğini, işçinin de 6 iş günü içinde bu değişikliği kabul etmezse geçerli fesih yoluna gidilebileceğini düzenler.

Bir örnekle somutlaştıralım. Bir üretim tesisinde çalışan işçiyi, aynı şirkete ait başka bir şehirdeki tesise gönderiyorsanız; işveren değişmemiştir, ortada bir devir değil bir nakil vardır. Ancak bu nakil işçinin şehrini, ücretini ya da pozisyonunu köklü biçimde değiştiriyorsa, işçinin itiraz etme hakkı saklıdır.

Gelecek yazımızda, personel devrinin en sık karşılaşılan ve en çok yanlış uygulanan biçimlerinden biri olan “İşyeri Devri” konusunu ele alacağız.

https://oguzhanaslan.com/bilgi-bankasi/blog