Geçtiğimiz Cuma günü Fenerbahçe - Rizespor maçında, Rizespor hakemler ve VAR tarafından resmen doğrandı.

Maç ikinci yarıda 1-0 Rizespor'un galibiyeti ile devam ederken neler oldu bir bakalım;

1. Skriniar'ın Fenerbahçe ceza sahasında yaptığı açık faule rağmen Rizespor'un penaltısı verilmedi. Rizespor ikinci golü atsa Fenerbahçe'nin maçı döndürme ihtimali kalmayabilirdi.

2. Eski Fenerbahçeli futbolcu olan Samet Akaydın üst üste gereksiz yerde iki faul yaptı. Her ikisinde de sarı kart gördü. 72. dakikada gördüğü ikinci sarı kart sonrası kırmızı karttan oyundan atıldı, takımını 10 kişi bıraktı.

3. Fenerbahçe'ye bir penaltı verildi. Penaltıdan atılan gol sonucu 80. dakikada maç 1-1'e geldi.

4. Sonrasında Fenerbahçe 86. dakikada bir gol daha attı ve 2-1 öne geçti.

Her şey istenilen gibi olmuştu. Rakibin penaltısı verilmemiş, bir oyuncusu atılmış ve Fenerbahçe'ye bir penaltı verilerek maç istenilen neticeye getirilmişti.

Ama unutulan bir şey vardı: Allah'ın adaleti.

Maçın uzatma dakikalarının sonunda Rizespor kendi yarı alanında bir ceza atışı kazandı. Kaleci Fofana'nın kullandığı atış Fenerbahçe ceza sahası çizgisine yakın bir noktaya doğru süzülerek tehlikesiz bir şekilde geldi. Orada iki Fenerbahçeli futbolcu Çağlar ve İsmail vardı. Bir de kaleye sırtı dönük Rizesporlu Sagnan. Sagnan, topu kafasıyla arkaya doğru gönderdi. Kaleci Ederson kaleyi terk ettiği için top boş kaleye girdi. Maç 2-2 oldu. Ederson yerinde dursa topu çok rahat alırdı.

Buz gibi net olan golü iptal etmek için ne hakemin ne de VAR'ın yapabileceği bir şey vardı(!) Uzatmanın da son dakikası olduğu için yeni bir yanlış karara imza atma imkanları da kalmamıştı. Ve maç böyle bitti.

Adalet yerini bir nebze olsun bulmuştu.

XXX

Gelelim geçtiğimiz Cumartesi günü oynanan Gençlerbirliği - Galatasaray maçına.

Maç 2-0 Galatasaray lehine devam ederken, 43. dakikada Icardi, ceza sahası içerisinde gollük pozisyonda topa vuracağı ayağına Gençlerbirliğili oyuncunun müdahalesi ile düştü. Penaltı verilmedi.

Maçın ikinci yarısında maç yine 2-0 devam ederken, Galatasaray Sane ile 60. dakikada üçüncü golü attı.

Galatasaray'ın 3-0 öne geçmesi maçın kopması demekti. VAR buna müsaade edemezdi! Hemen pozisyonun içinde olan Yunus'un ofsayt olduğu gerekçesiyle devreye girdi.

Verilen ofsayt çizgisine baktığımızda golü atan Sane'nin uzaktan yakından ofsaytla ilgisi olmadığı netti. Yunus'a gelince; ayağı Gençlerbirliği'nin defans oyuncusunun arkasındaydı, kolu da...

Yani pozisyon ofsayt değildi.

Yukarıda ifade ettiğim kararlarla Gençlerbirliği oyuna yeniden döndü ve 7 maç sonra ilk golünü Galatasaray'a attı. Maç 2-1 oldu.

Bu dakikadan sonra Galatasaray'da telaş başladı. Acaba diğer puan kaybettiği maçlardaki gibi olacaktı sonuç.

Gençlerbirliği biraz daha atak oynayabilse, Galatasaray'ın ceza sahasına girebilse şüphesiz ki hakemin veya VAR'ın devreye girebileceği pozisyonlar olacaktı! Bu olmadı. Bu da Galatasaray'ın şansı oldu.

XXX

TFF Başkanı, MHK ve hakemler Galatasaray'ın şampiyon olmasını istemiyor olabilirler. Hatta spesifik olarak Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını istiyor da olabilirler. Ama bu kadar da gözüne gözüne sokmak olmaz ki.

Tamam Galatasaray son dönemde hiç iyi futbol oynamıyor. Osimhensiz Galatasaray yok hükmünde. Ama Fenerbahçe çok mu iyi oynuyor ki, "hak ediyor" diyelim.

Fenerbahçe'nin futbolu ve yaptığı maçlarla ilgili bir karikatür son günlerde gözümün önüne geliyor sürekli.

Karikatürde; Fenerbahçeyi temsil eden bir futbolcu, ayakta duramayacak durumda. İki kolunu yanındaki iki kişinin omuzuna atmış. Bunlardan birisi TFF, diğeri MHK'yı temsil ediyor. Bu ikili, Fenerbahçeli futbolcunun belinden tutmuş, sürüyerek taşımaya çalışıyor.

Futbolumuzun son durumu hakemlerimiz sayesinde maalesef bu.

Futboldaki haksızlıkları Burak Yılmaz basın toplantısında cesur bir şekilde açıklamıştı.

Futbolda düzelme bir yana günden güne durum daha da kötüleşiyor. Daha büyük haksızlıklara imza atılıyor.

XXX

Galatasaray 4 puan farkla son 4 maça lider girdi. Ama bu kadar bilinçli yanlışın olduğu bir yerde bunu sürdürmeleri mümkün değil. Son hafta yaşanılanlar bunu bize açık seçik gösterdi. Karar alınmışsa bu uygulanır. Galatasaray maç içerisinde 3 farktan aşağı önde olduğu her maçta diken üzerinde olacaktır. İlahi adalet her zaman mümkün olmayabilir.

Eminim ki kapalı kapılar ardında 4 puan farkın nasıl kapatılacağı konusunda ciddi çalışmalar yapılıyordur.

Bugünden itibaren yapılacak hakem ve VAR atamalarına bakın anlarsınız. Hele ki verecekleri kararlar sonrası iyice perçinleşecektir bu tezim.

Keşke Fenerbahçe Galatasaray'dan iyi oynasa da bu yapılanları hak etse.

Bu arada kimse, "Neden hakemlerimiz Dünya Kupası'nda yok?" diye sormasın artık.