İlçem olan Ağın'a bir yıl aradan sonra yeniden gittim.

Zaten küçük bir alanı kapsayan ilçe merkezini yürüyerek dolaştım.

İlçenin üzerine adeta "ölü toprağı" serpilmişti. Üstelik Temmuz ayının ortasındaydık, yani diğer şehirlerdeki Ağınlıların memleketlerini ziyaret aylarındaydık.

Yollarda neredeyse kimse yoktu. Kahvehanelerde ancak birkaç masa doluydu. Esnafın kimi dükkanını hiç açmamış, kimi "dostlar alışverişte görsün" hesabı açmıştı.

Moralim bozuldu.

Yıldan yıla gerileyen ilçemin esnafı adeta kan ağlıyordu. Sadece esnaf mı? Balıkçısı, köylüsü, rençberi hepsi bu durumdan şikayetçiydi.

XXX

İlçenin Keban Barajı kıyısında olması sebebiyle balıkçılık yaygın bir meslek. Bunun içerisinde kerevit avcılığı ayrı bir yer tutuyor. Ancak bu yıl kerevit avlamıyorlar.

Balıkçılık yapan dostum Nazım Yazıcı'nın söylediğine göre; geçen yıl kilosuna 350 TL veren aracı alıcılar, bu yıl 250 TL teklif etmiş. Oysaki bu alıcılar bunun 10 katından fazla bir bedelle kereviti yurtdışına ihraç ediyor.

Mazot ve işçilik başta olmak üzere artan masraflara karşın, düşürülen alım fiyatı!

Balıkçılar ne yapsın? Bırakmışlar kerevit avlamayı.

XXX

İlçede görev yapan dışarıdan gelmiş memur ve işçilerin çoğu Elazığ'da oturuyor, Ağın'daki görevine sabah geliyor, akşam dönüyor. Buna bazı Ağınlılar da dahil. Kendi açılarından haklı gerekçeleri var; çocuklarının eğitimi, eşlerinin daha iyi koşulda yaşama isteği v.b.

İlçeye bir süre öncesine kadar Elazığ'dan gelişlerde feribot kullanılırdı, Keban Barajı'ndan geçmek için. İlçe halkının yıllarca beklediği köprü nihayet yapıldı. İl merkezi Elazığ'a gidiş gelişler kolaylaştı. Bu defa da ilçede oturmadan görev yapma rahatlığı oluştu. İlçe nüfusu olumsuz anlamda etkilendi.

XXX

Pazar günü kahvaltı yapacak bir yer bulamadım. Açık olan tek lokantada kahvaltı yoktu. Diğer günlerde de fazla tercih hakkı yoktu.

Sadece üç lokanta vardı. Yemekler sınırlıydı. Onlar da haklıydı çünkü gelen yoktu, birkaç memur ve esnaf dışında.

Ağınlı biri olarak yemek problemimi ben çözemiyorsam, şimdilik tek kurtuluşu turizm olarak gözüken ilçeye gelen bir turist nasıl çözecek diye düşünmekten kendimi alamadım.

XXX

İlçede; 1990'larda 500-600 arası olan öğrenci sayısı bugünlerde kreşten liseye kadar olan tüm okullarda toplam 130'lara düşmüş.

Her sınıf tek şube olarak hizmet veriyor.

İlkokulda sınıflarda 20'leri zar zor bulan öğrenci sayısı, lise sınıflarında 5-6'ya kadar düşüyor.

XXX

Yaşlı nüfusla veya emeklileri ilçeye çekmekle Ağın gelişmez.

Bu gidişle sahipsiz görülen Ağın ilçelikten düşerse hiç şaşırmam ama çok üzülürüm.

BİR YERİ KALKINDIRMA...

Bir şehir, ilçe veya beldeyi ayakta tutan unsurların başında nüfus gelir.

Nüfus yoğunsa orası gelişmeye adaydır, değilse küçülür.

Eskiden köylerin başına gelen nüfus gerilemesi şimdi bazı şehir, ilçe ve beldelerin başında. Özellikle de Doğu Anadolu'da. Ağın da bundan nasibini alıyor!

XXX

Nüfusu arttıracak veya en azından eldeki nüfusu koruyabilecek 3 önemli unsur var.

Birincisi gençlerde ve kadınlarda aidiyet duygusunu perçinlemek.

Bunun için gençlere; mümkünse üniversite dahil (bölgede yapılan tarım, hayvancılık veya su ürünleri ile ilgili bir yüksek okul olabilir) okuma imkanı sağlamak, sonrasında da iş imkanı yaratmak (üretimi teşvik etmek ve bacasız sanayi turizmi bölgeye çekecek projeleri desteklemek, mümkünse fabrika açmak).

Kadınların üretime katkı sağlayabileceği, gelir elde edebileceği, hobilerini geliştirebileceği imkan ve ortamlar yaratmak.

XXX

İkincisi bölgenin ileri gelenlerinin (başta imkanlı aileler ve ülke yönetiminde görev almış kişiler) bağını koparmaması, imkanlarından yararlandırması.

XXX

Üçüncüsü söz konusu yerin yöneticilerinin; yukarıda bahsettiğim konulardan en azından birisini en iyi şekilde yaparak görev süresini tamamlaması.

AĞIN'IN YÜZ AKI KADINLAR

Yukarıda bahsettiğim konularda ilçem genelde mağdur (istisnai birkaç yönetici ve ileri gelen hariç).

Ancak bir kesim var ki üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor: Kadınlar.

Ağın'da birkaç kadının öncülüğünde bir kadın kooperatifi kuruluyor.

Kadınlar el ele verip hem yöresel ürünleri üretme konusunda birşeyler yapıyorlar hem vakitlerini değerlendiriyorlar hem de aile bütçelerine katkıda bulunuyorlar.

Öncü ve örnek davranışlarından dolayı Ağın kadınlarını özellikle tebrik ediyorum.

Darısı saydığım diğer kesimlere ve unsurlara...