Bazen insanın sevdiği bir dostuna ilişin anma yazısı yazmaya eli varmıyor. Ama bir yandan da bir görevi yerine getirmediğinizin huzursuzluğuna kapılıyorsunuz.

Sevgili Cem Karaer de onlardan biri oldu. Hakk’a yürüyüş haberini Basın İlan Kurumu’ndan emekli vefa timsali arkadaşım Sefa Aşabay’dan 29 Mayıs 2026’da öğrenmiştim. Geçen Hafta değerli meslektaşım Mehmet Nuri Yardım Milat gazetesinde Cem için anlamlı ve hüzünlü bir yazı yazdı.

Cem Karaer, günümüzün en titiz yazarlarından biriydi. Titizlik genlerinde olsa gerek. Çünkü, edebiyatımızda Hisar grubunun kurucularından Mustafa Necati Karaer’in oğlu. Mustafa Necati Karaer benim edebiyat ve çalışma hayatımın önde gelen rehberi olmuştu. Şiirde, nesirde, bürokraside ve örnek kişiliğinde ondan titiz kimseyi tanımadım.

Cem Karaer, babasının subay olması nedeniyle 1952 yılında Bursa Karacabey’de doğdu. Anadolu’nun değişik yerlerinde öğrenimini sürdürdü. Vefa Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. 1981 ile 2012 yılları arasında Mecidiyeköy’de kendi eczanesini çalıştırmıştı.

Karaer’in özellikle sanatın sinema tiyatro alanındaki yazılarını ve Hisarcıları da içine alan anı yazılarını Hisar, Türk Dili, İnanç, Milli Kültür, Türk Edebiyatı gibi dergilerde okuya gelmiştik. O yazılar, titiz, tutarlı, güzel bir Türkçe ve alanında örnek ve belge olarak gösterebileceğiniz yazılardı.

Cem Karaer ile birlikte, Mustafa Necati Karaer ve Hisar Dergisi’ne ilişkin programlarda konuk konuşmacı olarak yer almıştık. Yayınlanan kitaplarını ilk gönderdiği kişilerden biri olurdum. Sanırım son okuduğum kitabı “Hazlar ve Hatıralar” adını taşıyordu. Daha önce de 1995’te denemelerini kapsayan “Anlatamadıklarım” ve 2014 sonunda Çocukluk Bitmez adını taşıyan hatıraları yayınlanmıştı. İki kitapta da yakın sanat tarihimize ve onu var eden sanatçılarımıza ışık tutan yazılar yer alıyordu. Hazlar ve Hatıralar da öyle.

Cem Karaer’in anıları, dimağdan kâğıda dökülen, kubbemizin hoş sedaları ve görüntüleri, tasvirleri yarınlara kaynak oluşturacak.

Hazlar ve Hatıralar’ı empati sarmalı ve duygu ikliminde okumuştum. Cem Karaer’in çocukluk, askerlik, yurt dışı gezi ve bazı aile ilişkilerini içeren kendi özeline ait hatıraların dışında kültür ve sanat hayatı ve kişilerine ilişkin olanlar, içinde var olduğum zaman tüneli ve aşinam olan çehrelerle ilgiliydi. Pek çoğunda maddi olmasa da manevi olarak kendimi buldum. O günlere, ortamlara gittim. Ama o zaman ve mekanların, kişilerin anlatımı bir Cem Karaer üslubuyla olunca, kitap artı değer kazanmıştı.

Hazlar ve Hatıralar’ın arka kapağında benim de yer aldığım, birçoğu hayatta olmayan değerli yazar, şair, gazetecilerin Cem Karaer’e ilişkin sözler yer alıyordu. Bu alıntılar, düşüncelerimde yalnız olmadığımı gösteriyordu. İşte onlardan bir bölüm:

Mehmet Nuri Yardım: Cem Karaer popüler kültürün hâkim olduğu günümüzde sahici bir yazar, titiz bir insan. Bu mizacı kalemine de yansımış. Çok az yazıyor. Mükemmeliyetçi bir edip.

İlhan Geçer: Onun sade, yapmacıksız, ama tatlı ve sıcak bir anlatımı var. Dile hâkim. Ele aldığı konuları rahatlıkla ve ilginç biçimde sergiliyor.

Mehmet Çınarlı: Konuşulan güzel Türkçemizi kullanan, zorlanmadan okunabilen bir yazar Cem Karaer. Ben onun yazmaya devam etmesini, babasının şiir alanında bıraktığı boşluğun acısını, gittikçe olgunlaşacağını umduğum nesirleriyle hafifletmesini diliyorum.”

Cem Karaer’in Hazlar ve Hatıralar adlı kitabını, ülkemizin belli başlı bütün internet kitap satış sitelerinden edinmeniz mümkün. Ayrıca O216 5505078 numaralı telefondan ve http://www.ciniusyayinlari.com ve iletiş[email protected] adreslerinden ulaşabilirsiniz.