İsrail'in Lübnan'ın güneyini işgal etmesi, ateşkese rağmen buradan çıkmayacağını açıklaması bize bir şeyi açık seçik göstermiştir.

Dünyanın bu yeni düzenine göre; güçlü olan devlet istediğini yapar, istediği yeri işgal eder.

Uluslararası örgütler falan hak getire.

BM başta olmak üzere zaten doğru dürüst bir iş yapmayan bu örgütler, zorbalığın prim yaptığı günümüzde sadece dostlar alışverişte görsün şeklinde açıklamalarla yetiniyorlar.

Hal böyle olunca ülkelerin kendini savunması için ne yapması gerekiyor?

Silaha daha çok bütçe ayırarak güçlü ordulara sahip olmaları gerekiyor.

Bunun anlamı; ülkelerde diğer işlere harcanan paraların kısılması demek.

Yani teknolojiye, üretime, eğitime, sağlığa eskisinden daha az ödenek ayıracaklar.

Ücretlilerin alım gücü düşecek.

Ülkelerde yoksullaşma başlayacak, gelişme duracak.

Bu arada tek bir şey büyüyecek.

Silah üreticilerinin varlığı.

GÜCÜN TARİHTEKİ ÖRNEKLERİ

Güçlü olmanın ne işe yaradığını yakın tarihte yaşadık.

İngiltere, Orta Doğu'daki petrolün varlığını 19. yüzyılda öğrenmişti. Gelecek yüzyılda enerjiye, dolayısıyla bunu sağlayacak maddelerden birisi olan petrole sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu da biliyordu.

Birinci Dünya Savaşı'nın ana çıkartılma nedenlerinden birisi olan petrole sahip olmak için Orta Doğu'yu savaş sonrası hegemonyası altına aldı.

Bu dönemde en büyük yardımcıları bölgede yaşayan Araplar oldu. Onlarla işbirliği yaparak Osmanlı'yı bölgeden "söktüler".

Sonrasında Araplar'ın olduğu bölgede İsrail'in kurulmasını sağlayarak, onlara sürekli sorun olacak bir "bela" oluşturdular.

Hatta bir dönem Yahudilere topraklarını satan Filistinliler, İsrail devleti kurulduktan bir süre sonra topraklarını terk ederek komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldılar.

Güç, çok önemli bir bölgenin kaderini değiştirmişti.

XXX

Güç ile ilgili verilecek en somut örneklerden birisi de ABD'nin Japonya'ya attığı atom bombasıyla İkinci Dünya Savaşı'nı bitirmesidir.

Bu güç gösterisinden sonra dünyayı yeniden şekillendirdiler.

XXX

Soru şu olmalı;

Güce sahip olmak için her şeyi bir kenara bırakıp, silahlanmaya mı yönelmeli?

Yoksa;

Emperyallerin isteği olan savaşmayı bir yana bırakıp, silaha ayrılacak bütçeyi ülkelerde yaşayanların refahı için mi kullanmalı?