Bayan dostlarım bilirler. Yüreklerinin güzelliğini gözlerinin ışıltısında yansıtan, gönül yollarımız açık manevi kardeşlerime, “bacım” derim. Öz olarak beş kız kardeşim yani bacım var. Elbette herkesin kardeşi değerlidir. Ama benimkilerin değerini, sevgisini anlatmak için, onlara yaşama sebeplerim diyebilirim. Beş öz bacımın dışında, sözünü ettiğim manevi bacılarım vardır ki, onların hepsini özlemlerini duyduğum öz bacılarıma eş etmişimdir.
Gelelim erkeklere; onlara karşı en sık seslendiğim kelime “Gardaş”tır. Eğer birine “gardaş” diye sesleniyorsam, biliniz ki bu sevgimin içtenliğinin yansımasıdır.
İki hafta önceydi. Kocaeli Sivaslılar Derneğinin çağrısını gördüm. SEKA Piknik alanında “Gardaşlık Şöleni” düzenlemişlerdi. Keşke aralarında olabilme imkânım olsaydı.
Erzurumlunun “Dadaş”ı, Elazığlının “Gakkoşu” İzmir’in “Efe”si neyse Sivaslının da “Gardaş”ı odur.
Saygı ile andığımız, 4 Eylül Sivas’ın değil, Türkiye Cumhuriyet’ine giden yolun en önemli durağıydı. Yüce Atatürk “Cumhuriyet’in temelini burada attık,” dediği yer, , 4 Eylül 1919’da başlayan Sivas Kongresi’ydi.
Yıllarca 4 Eylül Sivas Kongresi’ni konferanslarla, makalelerle, yazı dizileriyle anlatmış biri olarak görevimi yaptım sanıyorum.
Yanlış hatırlamıyorsam, sekiz yıl önceydi. Sivas’ın plaka numarası “58”ten esinlenerek sekizinci ayın yani ağustosun 5’inci günü “Gardaş-lık Festivali” düzenlemiş, konuklarına ev sahipliği yapmıştı. Amaç, yüz binlerce Sivaslıyı bir araya getirmekti. Sivas’ta yüzbinleri bir araya getirmek elbette mümkün olamazdı ama, Sivas dışında olanların manevi katılım ve destekleri ile yüzbinlere ulaşılıp “gardaş-lık” ruhunun yaşadığı, hemşerilik aidiyetinin güzelliğinin yaşatıldığı kuşkusuzdu.
Sivas dışındaki Sivaslılar gibi ben de takip etmiştim. İki gün sürdü. 1058 kişinin Sivas Halayı çekmesi, muhteşem bir paylaşımının zirve güzelliğiydi. İki gün boyunca söyleşilerin, konserlerin olduğunu okumuş, paylaşımlardan görmüştüm.
Gardaş-lık Festvali’nin beni mutlu eden bir başka etkinliği, sevdiğim ve layık olduklarına tanıklık edeceğim birçok kişiye “Sivas’ı Unutmayan Gardaş” ödülü verilmesi olmuştu. Sonraki yıllarda da devam etti mi bilmiyorum.
Yazımın başından beri “gardaş” kelimesnin yanına “-lık” ekini ayrı yazıyorum. “-lık” nedir.?
Dr. Ahmet Kayasandık’ın Türk Dili’ndeki yazısına göz attım. -lık, -lik, -luk, -lük eklerinin neler yaptığını aktarayım:
a) Yer isimleri yapar: orman-lık, saman-lık, taş-lık, zeytin-lik, kum-luk, odun-luk, çöp-lük, kömür-lük dut-luk.
b) Sıfatlar yapar: ay-lık (ücret), baklava-lık (un), bayram-lık (elbise), dolma-lık (biber), gömlek-lik (kumaş), hediye-lik
c) Alet, araç, gereç isimleri yapar: baş-lık, kulak-lık, sabah-lık, diz-lik, gece-lik, sebze-lik, buz-luk, tuz-luk, yağmur-luk,.
ç) Meslek ve meslek aşaması gösteren adlar yapar:
avukat-lık, işçi-lik, demirci-lik, asistan-lık, doçent-lik.
d) Rütbe ve makam isimleri yapar: bakan-lık, başkan-lık, kaymakam-lık, vali-lik.
e) Soyut isimler ve durum isimleri yapar: aç-lık, arkadaş-lık, ayrı-lık, çocuk-luk, delikanlı-lık, erkek-lik, genç-lik, , kadın-lık, kardeş-lik, koca-lık, temiz-lik, yolcu-luk,
f) Sayı isimlerinden sonra o sayının toplu olarak bulunduğunu bildiren isimler yapar: altı-lık, beş-lik, bin-lik.
g) Renk isimlerine getirilince, o rengin yaygın olarak bulunduğunu bildiren isimler yapar: beyaz-lık, kara-lık, kırmızı-lık, mor-luk.
ğ) Bağlılık ve özellik anlamı katan adlar yapar:
akılcı-lık, devrimci-lik, gerici-lik, milliyetçi-lik, Atatürkçü-lük
h) Aç-lık tok-luk, az-lık çok-luk, bağ-lık bahçe-lik, gül-lük gülistan-lık örneklerindeki gibi ikilemeler yapar.
ı) Getirildiği isme, çokluk veya topluluk anlamı katar:
ağaç-lık, çalı-lık, çam-lık, vişne-lik.
i) Kelimelerde üveylik anlamı katar. Ana-lık, evlat-lık, oğul-luk gibi.
İnanıyorum ki, 4 Eylül’ün 100. Yılı için düzenlenen “Gardaş-lık Fetivali adındaki “-lık” soyut adı, durum adı yapan ek olarak düşünülmüş. Üvey gardaş, anlamına gelsin diye değil. Sanırım siz de öyle düşünüyorsunuz.