Safiye Ayla'nın hayatı, sanatı, müzikteki yeri anlatılırken, aile bağlantısı üzerinde pek durulmaz Sözünü ettiğim gibi o, bir ‘‘Şerif’’le, yani Hazreti Muhammed'in soyundan gelen bir kişiyle evliydi. Bir zamanlar ‘‘prenses’’ unvanı taşımış, birkaç krala birden ‘‘yengelik’’ etmişti.
Safiye Ayla Türk Müzik tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ud üstadıyla, Şerif Muhiddin Targan'la evliydi. Hayatlarını 1950'de birleştirmişler ve birlikleri 1967'ye, Şerif Muhiddin'in dünyadan ayrılmasına kadar devam etmişti... Muhiddin Targan'ın isminin başındaki ‘‘Şerif’’ sözü, mensup olduğu aileyi göstermesiydi. Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti Hasan'ın soyundan geldiğini ve Mekke'yi asırlarca idare etmiş olan ‘‘Şerif’’ ailesine mensup bulunduğunu anlatıyordu.
Targan, 21 Ocak 1892, İstanbul’da doğdu. Yine İstanbul’da 13 Eylül 1967’de aramızdan ayrıldı. Türk besteci, ud ve çello virtüözü, portre ressamı. Türk müziğinin önemli şahsiyetlerinden birisiydi,
Şerif Muhiddin Targan’a ilişkin muhteşem bir kitabı İstanbul Bilgi Üniversitesi, öğretim üyelerinden Bilen Işıktaş hazırlamıştı. Kılı kırk yaran titizliği ve sabırlı çalışasıyla hazırlanan “Peygamber’in Dâhi Torunu: Şerif Muhiddin Targan, Modernleşme, Bireyselleşme, Virtüozite” adlı eseri çok önemli belgeseldi.
Bilen Işıktaş derinlemesine inceleme, ayrıntılı bir hayat hikayesi, türlü analiz ve mukayeseler, onlarcası ilk kez yayımlanan fotoğraf, örnek notalar, zengin kaynakça ve buldurucu, ulaştırıcı dizin içeren büyük boy, 565 sayfalık bir muhteşem eserin sahibiydi.
Bilen Işıktaş, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü, Geleneksel ve Modal Müzikler Anabilim Dalı’nda Doç. Dr. olarak çalışıyor. Ayrıca “Harflerin ve Seslerin Ruhundaki Seyyahlar: Mehmet Âkif Ersoy ve Şerif Muhiddin Targan” adlı kitabı var.
Peygamber’in Dâhi Torunu: Şerif Muhiddin Targan, Modernleşme, Bireyselleşme, Virtüozite kitabı Musikimizin 20, yüzyıldaki en önemli temsilcisi ve Peygamber’in 37. kuşaktan torunu olan büyük ud ve viyolonsel virtüozu Şerif Muhiddin Targan’ın yaşamını, müziksel ve entelektüel serüvenini bize anlatıyor.
Onun bir dâhi olarak arkasında bıraktığı büyük mirası en küçük ayrıntılarına kadar inceleyen bu eser, müzikolojik anlamda da bir ilk niteliği taşıyor.
Şerif Muhiddin Targan, ud’un kısıtlı imkânlarına rağmen ses sahasını genişletmiş, büyük bir ustalıkla çalgının yeni bir kimliğe kavuşmasını sağlamıştı. Tanıtım yazısından şu alıntıyı yapmak istedim: “İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları olarak yayınlamaktan gurur duyduğumuz bu kitapta, Targan’ın kendi yazısı ile yazılmış eserlerinin yanı sıra çoğu belge ve görsel kaynak da ilk kez yayınlanmaktadır.
“Peygamber’in Dâhi Torunu: Şerif Muhiddin Targan, Modernleşme, Bireyselleşme, Virtüozite” adlı eserin ilk bölümü “Modernleşmenin Sosyokültürel Yansımaları” başlığı altındaki konulara ayrılmış.
İkinci Bölüm’de “Tarihsel Süreçte Osmanlı /Türk Modernleşmesinin Müziksel İfadesi, Mekân, Temsil ve İcra, Toplumsal ve Kültürel Yansımalar, Tanburî Cemil Bey, Millî musiki arayışı benzeri konular ele alınıyor.
Üçüncü Bölüm içeriğinde, “Arafta Kalmış Bir Portre: Şerif Muhiddin Targan” başlığı altında sanatçının bütün yönleri ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Kitabın dördüncü bölümünde “Osmanlı Türk Müziğinde Şerif Muhiddin Targan ve Virtüozite” başlığını tamamlayan incelemeler bulunuyor.