Yarım asrı devirenler hatırlar…

Nisan 1994… Günümüzde olduğu gibi, yine dolar ve mark (O zaman henüz Euro yoktu) uçmuş, enflasyon patlamıştı…

O gün de neredeyse tüm gazeteler aynı manşetle çıkmıştı…

“Haydi Türkiye! Bu savaşı kazanacağız!”

O zamanlar Tercüman gazetesinde henüz çömez bir muhabirdim…

Herkes aynı şeyi savunuyor, buna destek olmamız gerektiği anlatılıyordu…

Aradan neredeyse 40 yıl geçti…

Kafa yapısı, medyanın olaya bakışı değişmedi. Hatta dalkavukları kıskandıracak kadar daha da ileri boyuta taşındı…

Sayısı çok artmasına rağmen gazetelerin, televizyonların aynı teraneyi tekrarlaması yetmiyor olacak ki, halkta karşılık bulacağını düşündükleri topçusu, popçusu, sanatçısı da bu hikayeden savaşa akıllarınca destek veriyor!

Sanki ahırında tezek yapacak ineği varmış gibi “Gerekirse tezek yakarız” diye tırışkadan meydan okumalara yenileri eklendi…

Gariban bir ailenin bir ayda ancak kazanabildiği parayı, bir günlük makyajı için harcayan birileri “Gerekirse simit yeriz” diyor…

Biri daha ileri boyuta taşımıştı, hatırlarsınız; “Bir ekmek yerine, yarım ekmek yeriz.”

Dikkat edin, hatırladığımı söylüyorum, 40 yıldır fedakarlığı hep fakir fukaranın yapması isteniyor.

14 adet makam uçağı olanlar, hiç olmamasından vazgeçtim, “13’ünü satalım, biri ile idare edelim” demiyor.

Sayıları yüzü geçen 3-4 milyonluk makam otomobillerini satıp, ucuz bir araçla idare edelim demek şöyle dursun, 3 adet daha 3-4 milyonluk yeni araç alınıyor.

Hatta sürekli halkımıza sabır ve şükür tavsiyesinde bulunan zat; 11 yıllık lüks Mercedesi beğenmiyor, eski diye…

Hatırlı şirket ve kişilere verilen müşteri garantili işler ile vergi afları ayrı bir durum…

3-4 yerden ballı maaş alanları ve kıyak gezilerle tatil yaparken milyonu bulan harcırahları cebe indirenleri saymıyorum bile…

Gariban vatandaş ise yarım ekmekle idare etsin…

8 TL olan dolar birden 18 TL’ye yükselip de çok büyük bir başarı (!) destanıyla 13 TL’ye düşünce herkes bir ağızdan bağırıyor: “Dolar düştü, niçin marketler fiyat indirmiyor!”

Çok doğru niçin indirmiyorlar fiyatları!

Dolar düştü, her şeyin fiyatı düşüyor ya…

Benzine kuruş kuruş artırılarak iki günde yüzde 10’dan fazla zam yapıldı…

Doğalgaza yüzde 25 zam yapıldı…

Elektriğe ise yüzde 130… Dikkat edin, otuz değil yüz otuz…

Gerekirse simit de yemeyiz.

Fırıncılar zam yapınca bir ekmek yerine yarım ekmek yeriz de…

Birileri bizi aydınlatsın…

Elektrik zammından sonra yarım ampul mu yakacağız!

*****

Allah versin

Nasrettin Hoca, evinin çatısında kiremit aktarıyormuş. Yorgun argın çalışırken kapısı çalınmış. Hoca yukarıdan seslenir:

- Kim o?

Kapıyı tak tak vuran adam cevap verir:

- Hoca Efendi, bir zahmet aşağı gelir misin?

Nasrettin Hoca, önemli bir durum olabileceğini düşünerek işi bırakır ve aşağıya iner. Telaşla kapıyı açınca perişan kılıklı birisiyle karşılaşır. Hoca sorar:

- Bir şey mi var? Ne istiyorsun?

Adam:

- Dilenciyim. Allah rızası için bir sadaka verin!

Hocanın fena halde canı sıkılır. Ama, “Oldu olacak bu adamı yukarıya çağırayım, bir ders vereyim” demiş kendi kendine. Bozuntuya vermeden cevap verir:

- Yukarıya gelir misin?

Hoca önde, dilenci arkada; merdivenleri tırmanıp damın üstüne çıkarlar. İkisi de nefes nefese oldukları bir sırada, Hoca dilenciye dönerek der ki:

- Allah versin!

Dilencinin keyfi kaçmış, bu duruma çok öfkelenmiş tabii. Kızgınlıkla cevap verir:

- Madem sadaka vermeyecektin, beni buraya kadar niçin çıkardın be Hoca? Bu sözü aşağıda söyleyemez miydin?

Hoca, lafın altında kalır mı? Taşı gediğine koyar:

- Sen beni aşağıya neden indirdin? Ben yukarıda iken, sadakanı isteyemez miydin?

*****                 

TEBESSÜM

Elektrik

Modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durur:

- Bu çığlık da ne?

Görevli:

- Burası elektrikli sandalye odası, gördüğünüz suçluyu idam ediyoruz.

- Peki niye çığlık atıyor?

- Elektrikler kesildi de mumla idare ediyoruz.

*****

GÜNÜN SÖZÜ

Suçlamak, anlamaktan daha kolaydır; anlarsan, değişmen gerekir.

Peyami Safa