Filibe’nin merkezinin ilginç bir kaya yapısı var. Bunu özellikle Saat Tepe, Nöbet Tepe ve Taksim Tepe’de gördüm. Dev ve bütünlük gösteren kayalar, bana Lübnan’ın Baalbek bölgesindeki dünyanın en büyük kayaları denilen yapıları hatırlattı.

1 KapanaKapana – Filibe’deki her doğumda, bu bölgedeki ışıkların yanıp söndüğünü ifade eden yazı (Sefer Yılmaz)

KAPANA

Filibe’nin modern yüzünü yansıtan Kapana Bölgesi, Knyez Alexander I Caddesi’nin bitiminde hemen sağ tarafta kalıyor. Eski Şehir’e çıkmaya kalktığınızda ise sol tarafınızda yer alıyor. Bölgede çok sayıda sanat galerisi var. Ayrıca el emeği ürünlerini sergileyenleri de burada göreceksiniz.

Ziyaretçileri buraya çeken en önemli unsurlardan birisi çok sayıda lüks restorana ev sahipliği yapması. Restoranlarda dünya mutfaklarından her tür menüyü bulmak mümkün. Özellikle turistler ve gençler bölgedeki mekanlara yığılmıştı bizim bölgeyi gezdiğimiz sırada.

Filibe halkı genelde sakin, kendine güvenen bir millet izlenimi uyandırdı bende. Bunun AB üyesi olmadan önce çok da böyle olmadığını biliyorum, hele ki Doğu Bloku üyesi oldukları dönemde… Belki de gelecek endişesinin kalkması ve yaşam kalitesinin yükselmesi bu özgüveni sağlamış.

Sefer kardeşimin söylediğine göre, Filibe’de her doğan bebek sonrası Kapana’daki ışıklar yanıp, sönüyormuş. Doğumevine bağlı bu ışıkların yanıp sönmesine denk gelmedik. Demek ki bizim orada bulunduğumuz sırada bir doğum gerçekleşmedi.

Başlıksız 1-2Özgürlük Anıtı Saat Tepesi’ndeki Saat Kulesi

RAYKO DASKALOV CADDESİ

Knyaz Alexander I Caddesi’nin devamında, caddenin adı Rayko Daskalov olarak değişiyor.

Caddenin ortasında Filibe’de bulunan iki Türk camisinden diğerini görmeniz mümkün. Şahabettin Camisi de Murat Hüdavendigar Camisi gibi Osmanlı döneminde tuğladan inşa edilmiş bir cami.

Rayko Daskalov Caddesi’nin sonunda Tarih Müzesi ve Arkeoloji Müzesi bulunuyor. Binanın yetersizliği nedeniyle Arkeoloji Müzesi için daha büyük bir bina arayışı varmış. Çok da haksız sayılmazlar, böylesi bir tarih yatağının üzerinde olmaları sebebiyle.

Müzelerin hemen devamında Özgürlük Anıtı var. Genelde toplantı ve gösteriler bu anıtın olduğu meydanda yapılıyormuş.

Bölgede bulunan kapalı pazarda sebze ve meyvelerin en tazesini bulma imkanı var.

4 Saat Tepeden Manzara (1)Saat Tepesi’nden Filibe manzarası

SAAT TEPESİ / SAHAT TEPE

Günümüzde Sahat Tepe olarak adlandırılan Saat Tepesi, şehir merkezi sayılan Knyaz Alexander I Caddesi’nden tırmanacak bir yerde. Fazla yorucu olmayan merdivenlerden çıkılan tepede, 2 önemli bölüm var. Birisinde Saat Kulesi, diğerinde ise Filibe’nin vericileri bulunuyor.

Evliya Çelebi 17. yüzyılda şehri ziyareti sırasında bu tepeye de çıkmış. Tepede bulunan kuleden günde 2 kez ses geldiğinden bahsetmiş. Sesin her taraftan duyulduğunu özellikle ifade etmiş. Kule bugünkü haline, 1809’da geçirdiği tamirat sonrası ulaşmış. Kulede bulunan eski saat Arkeoloji Müzesi’nde sergilenirken, yerine konan saat 12.00’de ve 24.00’de olmak üzere günde 2 kez çalmakta.

Tepenin manzarası Nöbet Tepesi’ndeki gibi 360 derece. Buradan tüm Filibe’yi görmek mümkün.

5 Alyos╠Ğa An─▒T─▒Alyoşa Anıtı (Saat Tepesi’nden)

ALYOŞA ANITI

Alyoşa Anıtı, SSCB döneminde Doğu Bloku’na dahil olan Bulgaristan’da, İkinci Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden Sovyet askerleri için yapılmış. Doğu Bloku ülkelerin çoğunda aynı isimde bir anıt bulunmakta. Anıtın benzerleri Bulgaristan’ın başka şehirlerine de dikilmiş.

Anıt hakkında Bulgaristan’da bir tartışma devam ediyor bugünlerde. Bir taraftan artık AB üyesi oldukları ve Doğu Bloku’nun dağıldığı gerekçesiyle anıtın kaldırılmasını isteyenler, diğer tarafta bunun kültürel bir miras olduğu gerekçesiyle korunmasını savunanlar. Bakalım tartışmayı kim kazanacak?

Bu kadar tartışmalı bir anıta tırmanmak için bir gayret sarfetmedim. Fotoğrafını uzaktan (Saat Tepesi’nden) çektim.

7 Marta Nine
Marta Nine hediyelikleri

DİĞER

Merkeze fazla uzakta olmayan bir yerde bulunan Aziz Nicolas Mirlikiysky Kilisesi, Ortodoks kiliselere mahsus şatafatıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Mart ayı boyunca “Marta Nine” günleri oluyor tüm Bulgaristan’da. Bu geleneğin Filibe’de de en canlı şekilde yaşandığının şahidi olduk. Bulgarlar sevdiklerine “Martenitsa” denilen sembolik hediyeler veriyorlar, yıl boyunca sağlık ve şans getirmesi dileğiyle. Martenitsa, kırmızı beyaz renklerde iplikten yapılmış bir ürün. Daha çok kollara takılan Martenitsa’da detay olarak başka bir ürün kullanılmıyor. “Tarım Yılı”nın başladığı da Martenitsa ile anlaşılıyormuş. Tüm cadde, sokak ve hediyelik eşya satan dükkanlarda Martenitsa satılıyordu. Hatta yemek yediğimiz bir restoranda, hesabı istediğimizde, hesapla birlikte Martenitsa verdiler hediye olarak.

Gül Filibe’nin simgesi. Duyduğum bir konuya şaşırmadım desem yalan olur. Isparta’ya gül, ilk olarak Filibe’den gelmiş.

Meriç Nehri, Bulgarca ismiyle Maritsa Nehri, şehrin ortasından geçiyor. Tüm nehirlerde olduğu gibi çevresine hayat veriyor. Meriç Nehri’nin, bizim Edirne’de olduğu gibi kıyılarında restoranlara rastlamadım. Belki var ama ben göremedim. Benim gördüğüm tüm noktalarda Meriç nazlı nazlı akıyordu ve çevresinde bir tesis yoktu.

6 Aziz Nikola Mirlikiysky KilisesiAziz Nikola Mirlikiysky Kilisesi