Filibe, 7 tepe üzerine kurulmuş bir şehir. Osmanlı döneminde, İstanbul’a özentiden olsa gerek zorlama ile de olsa tepe sayısını 7’ye tamamlamışlar. Bu tepeler: Saat (Sahat) Tepe, Nöbet (Nebet) Tepe, Taksim Tepe, Cehennem Tepe, Bunarcık Tepe ve Markova Tepe.

İlk olarak Traklar tarafından 3 tepe üzerinde M.Ö. 6 bin yılında kurulan şehir, M.Ö. 342 yılında Makedonya Kralı II. Philip tarafından fethediliyor. Şehrin o tarihten sonraki ismi Philippopolis oluyor. 7. yüzyılda Slav kavimlerinin bölgeye yerleşmesinden sonra adı Plovdiv olan şehir, Osmanlı’nın 1364 yılında şehri fethinden sonra ilk adını çağrıştıran Filibe ismine yeniden kavuşuyor. 1878 yılında, Bulgaristan devletinin Osmanlı’dan koparak bağımsız bir ülke olmasından sonra bu defa yeniden Plovdiv olarak anılıyor. Bugün, bu isim resmi olarak kullanılsa da biz Türkler için şehrin ismi halen Filibe.

İlçeleriyle birlikte 650 bine yakın nüfusu olan Filibe’nin merkezinde 320 bin kişi yaşıyor. Bunların yaklaşık yüzde 10’u Türk. Çok sayıda Türk iş yerine rastlamak mümkün. Bazı restoranlarda Türkçe konuşarak işinizi görebiliyorsunuz.

Avrupa Birliği üyesi olduktan sonra Bulgaristan’dan, AB’nin gelişmiş ülkelerine nüfus kayması olmuş. Öncesinde 8 milyon olan nüfus, bugünlerde 6 milyona kadar düşmüş.

Filibe hakkındaki görüşümü baştan söyleyeyim. Girdiğim ilk andan itibaren şehre ısındım. Gezdikçe bu düşüncem perçinlendi. Geziminiz sırasında tarihin her dönemine ait bulgu ve eserleri algılarken, kafanızı biraz kaldırdığınızda doğanın da katledilmediğini görebiliyorsunuz. İnsan eliyle yapılan binaların estetiği, sanat ürünlerinin park ve caddelerdeki varlığı göz estetiğinize ayrı bir haz veriyor. Hem de bunların tümüne kolay ulaşılabilecek mesafelerde. Alışveriş keyfi yapmak isteyenler, yeme-içme konusunda arayışta bulunanlar da ihmal edilmemiş Filibe’de.

Sonuçta gezerken çok keyif alacağınız bir şehir. Sıkı bir gezmeyle turistik bölgeler bir günde bitirilebilir. Tur firmaları da böyle yapıyor. Ancak biz biraz detaylı gezdiğimiz için bunu 2 güne yaydık. Hem de daha rahat bir tempoda gezmiş olduk.

1 Cadde

1. Knyaz Alexander I Caddesi ve Stefan Stambalov Meydanı

KNYAZ ALEXANDER I CADDESİ - HİPODROM

Filibe’ye hemşerilerim Ahmet Çelenk ve Rüştü Köprülü ile birlikte gittik. Bizi orada Ahmet’in arkadaşı Mesut Yılmaz karşıladı ve ilk günkü rehberliğimizi o yaptı.

Gezimize ilk olarak merkezde bulunan otelimize yakın Knyaz Alexander I Caddesi’nde başladık. Bu cadde Filibe’nin en popüler caddesi. İstanbul’daki İstiklal Caddesi’nin benzeri olan cadde araç trafiğine kapalı. Alışveriş dükkanları, kafeler ve restoranların bulunduğu caddede çok sayıda restore edilmiş tarihi bina da bulunuyor. Drama Tiyatrosu, Kukla Tiyatrosu bu caddede. Caddede yeterli sayıda sokak sanatçısı görmek mümkün.

Yaklaşık 2 kilometre uzunluğundaki Knyaz Alexander I. Caddesi’nin en önemli özelliği insanların üstünde yürüdüğü yolun altının, tarihte hipodrom olarak kullanılmış olması.

Caddenin her iki başında bunu gösteren kazı çalışmaları yapılmış ve ziyaretçilerin görseline sunulmuş.

2 Roma Forumu

Roma Forumu

ÇAR SİMYON PARKI – ROMA KALINTILARI

Knyaz Alexander I Caddesi’nin bir başında Çar Simyon Parkı var. Çok sayıda heykel ve anıtın bulunduğu bölge, adeta Filibelilerin soluklanma alanı. Parkta dev bir havuz var. Demetra Fıskiyesi isimli havuzda, yaz aylarında müzik ritmine göre hareketlenen su gösterisi yapılıyormuş.

Parkta çocuklar için kukla gösterisi yapan sanatçılara rastladık.

Çar Simyon Parkı’ndan Knyaz Alexander I Caddesi’ne giriş yolundaki dev Stefan Stambalov Meydanı’nda yapılmış kazı çalışmalarında Roma dönemine ait Odeon, Agora, Piskoposluk Bazilikası, Küçük Bazilika ve Forum denilen tarihi yerleri görebilirsiniz.

3 Heykeller U╠Êzerine Kurulu Bina (1)

Adeta binayı sırtında taşıyan Herkül Heykeli

BİNALAR - HEYKELLER

Daha sonra cadde boyunca yürürken restore edilmiş çok sayıda tarihi binayı göreceksiniz. Bu binaların bazıları tarihi yapıların üzerine inşa edilmiş. Bu binalara girdiğinizde zeminde koruma altına alınmış tarihi kalıntıları görüyorsunuz. Hatta bunlardan iki heykele öyle bir görüntü vermişler ki sanki binayı sırtlamışlar. Heykellerden biri Herkül’e ait.

Yol boyunca çok sayıda heykel ve anıt görüyorsunuz.

Bunlardan Milyo isimli heykelin ilginç bir hikayesi var. Çok zeki olan ve birkaç dil bilen Mihail Dimitrov, geçirdiği menenjit sonrası akıl sağlığını kaybediyor. Knyaz Alexander I Caddesi’nde hep aynı noktada oturarak gelen geçeni seyreden bu kişiye halk arasında Milyo denmeye başlıyor. Her daim temiz kıyafetler ve cilalı ayakkabılarla ve şapkasıyla bölgenin simgesi haline geliyor. Hayatını kaybettikten sonra her zaman oturduğu noktaya bir heykeli yapılıyor. Şehir efsanesine göre, Milyo’nun kulağına dileğini fısıldayanların isteği gerçekleşiyormuş.

Milyo heykelinin hemen arkasında, Filibe’nin, 2019 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilmesi nedeniyle yapılmış, organizasyonu anımsatıcı bir düzenleme göreceksiniz. Ziyaretçiler burada fotoğraf çektirmeyi ihmal etmiyorlar.

Caddenin orta noktasına yakın bir yerde, modern yapım bir çeşme var. Gezimin ikinci gününde bana rehberlik yapan Sefer Yılmaz kardeşim bu çeşmeden akan suyun dağlardan geldiği söyledi.

4 Milyo Heykeli

Milyo’nun heykeli

HÜDAVENDİGAR CAMİSİ - VAFTİZHANE

Knyaz Alexander I Caddesi'nin sonundaki kazı alanında Vaftizhane kalıntıları var. Ayrıca caddenin başından itibaren yer altında olduğu söylenen hipodromun bu noktada çıkışı bulunuyor. 2. yüzyılda Roma döneminde inşa edilmiş hipodromun 30 bin kişilik seyirci kapasitesi varmış. Bugün büyük bölümü caddenin altında kalan hipodromun gün yüzüne çıkan bölümü de daha yakın zamanlarda ortaya çıkartılmış.

Restore edilmiş olan Murat Hüdavendigar Camisi, tam da caddenin sonunda yer alıyor. Cuma Camisi olarak da adlandırılan cami, 14. yüzyılda Osmanlı Padişahı Murat Hüdavendigar tarafından inşa ettirilmiş. Cami kırmızı tuğladan yapılmış.

Filibe’de bulunduğumuz süre içerisinde buluşma ve dinlenme amaçlı olarak en çok kullandığımız yer, caminin altındaki tatlıcı oldu.

Murat Hüdavendigar Camisi’ni merkez tutarsanız tüm gezim planınızı buna göre yapabilirsiniz. Knyaz Alexander I Caddesi tarafı gezinizin bir bölümünü, Eski Şehir’e doğru çıkış diğer bölümünü, Rayko Daskolav Caddesi tarafına yürüyüş ise bir başka bölümünü oluşturacaktır.

6 Murat Hu╠Êdavendigar Camisi

Murat Hüdavendigar Camisi (Ahmet ve Rüştü ile