Epstein dosyaları dünyayı yeniden dizayn ediyor.
Jeffrey Epstein, ABD'li bir milyarderdi. Küçük çocukları taciz etmek ve fuhuş suçlarından girdiği cezaevinde kendisini astı. Buraya kadar bir suçlu ve o veya bu nedenle kendini öldürmesi olarak görülebilir bu olay.
Ancak ABD'de her gün açıklanan yeni bir Epstein dosyası, olayın bu kadarla sınırlı olmadığını gösterdi.
Bir öğretmen olarak iş hayatına başlayan Jeffrey Epstein, daha sonra ticarete atılıyor ve kısa sürede anlaşılmaz bir şekilde ve hızla milyarder oluyor.
Sorgulanan bu konunun ardından verilen cevaplardan en ilginci, Yahudi bir ailenin çocuğu olan Epstein'in, önünün açılması ve dolar milyarderi olmasının arkasında İsrail gizli servis örgütü MOSSAD'ın olduğu.
MOSSAD sadece milyarder olmasını temin etmemiş, Yahudi lobisini kullanarak, başta ABD olmak üzere tüm dünya liderleri ve zenginleri ile ilişki kurmasını da sağlamış.
Epstein'in sapık eğilimlerini bilen MOSSAD, bunu hedefleri doğrultusunda kullanmış. MOSSAD, Epstein'in ilişki kurduğu insanların sapık ve zayıf yönlerini de istihbari olarak elde etmiş. Epstein, kendine aktarılan bu bilgiler doğrultusunda, sapık ilişkiler ağırlıklı parti ve toplantılar düzenlemiş. Buralardaki tüm ilişkiler gizlice kayıt altına alınmış.
MOSSAD için bundan sonrası çok kolay olmuş. Ellerindeki bilgi, belge, kayıt ve kasetlerle dünya yönetiminde etkili pozisyonda olan herkesi bir şekilde tehdit ve şantajla istediğini yaptırma yoluna girmiş.
Bu tip kayıt altına alınmış kişiler içerisinde geleceği parlak olan siyasetçi adayları da olmuş doğal olarak. Aynı kişiler Yahudi lobisince desteklenerek üst makamlara taşınmış. Bu kişiler gerektiği zamanda, yeterli baskıya maruz bırakılarak Yahudi halkının geleceğine hizmet ettirilmiş.
Hizmet etmek istemeyen veya hizmetinde kusuru olanların ipliği pazara çıkarılmış.
Epstein dosyaları açıklandıkça, dünya siyasetinde söz sahibi olan kişilerin durumunu gördük. Gördüklerimiz asıl olanların çok azı. Ancak durumu henüz açıklanmayanlar için, "Bakın, dediğimizi yapmayanların hali" tehdidi için yeterli.
Gelelim Trump'a. Trump'ın Epstein ile ilişkisi ortaya çıktı. Ancak ne gibi işlere bulaştığı henüz açıklanmadı. Bu kadar büyük baskı altındaki Trump, sıkı mı İsrail'in sözünden çıksın?
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun fütursuzluğu da bundan kaynaklanıyor. Sanki dünyayı İsrail yönetiyormuşcasına, Trump'a üst perdeden davranıyor. Adeta Yahudi halkına hizmet vermeye mecbur gibi.
Trump, gerçekten böylesi bir durumdaysa, dünyanın ondan çekeceği çok şey var. Dikkat edin, "İsrail'den çeker" demiyorum, İsrail'in güdümüne girmiş bir Trump, dolayısıyla ABD diyorum. Nüfusu 10 milyon civarında olan İsrail'in, nüfusu 350 milyona ulaşmış dünyanın süper gücü olan ABD'yi parmağında oynatmasını başka nasıl izah edebiliriz? Üstelik dinleri de aynı değil. Ancak bu noktada, sözde bir Hristiyan mezhebi olan Evanjelizm devreye giriyor (Bu da ayrı bir yazı konusu).
Aslında Trump'ın yaşadığı, ABD için çok yabancı bir durum değil. ABD yıllardır, dünyada kendi ağırlığı olan ülkeleri, bu şekilde iktidara getirdiği liderlerin, CIA aracılığıyla ipini elinde tutarak yönetmeye çalıştı. Şimdi de kendi, İsrail'in boyunduruğu altına girerek aynı duruma düşmüş vaziyette.
Jeffrey Epstein'in aslında ölmediği ve sefahat içerisinde gizli bir yerde yaşadığı iddiaları da var. MOSSAD kendisine verilen bu kadar büyük hizmetin karşılığında Epstein'e bir garanti vermiş olabilir. Araştırılması gereken bir konu.
MOSSAD'ın tüm bu organizasyonu, bir istihbarat örgütünün yapabileceklerinin zirvesi olarak nitelenebilir. Günümüz dünyasında istihbaratın ne kadar önemli olduğunun da bir göstergesi.