Türkçe harflere geçilmesiyle “Bir gecede cahil kaldık” yalanı yıllardır tekrarlanıyor.

Bütün gerçekler ortadayken ne yazık ki bu yalana hâlâ inanan milyonlarca insan var.

Bir diğer çarpıcı gerçek, ‘bir gecede cahil bırakıldık’ diye bas bas bağıranlar; halkın cahil kalmasından, cehalet içinde yaşamasından memnuniyet duyuyor, bunu kendi çıkarı için kullanıyor.

Biri zaten ağzından kaçırmıştı; “Ben cahil halkın ferasetine güveniyorum” diye…

Ağızdan çıkan, basit bir söz sanmıştık ama meğer ki durum öyle değilmiş!

Sokağa inin, vatandaşlarla konuşun veya hiç tanımadığınız insanların sohbetine kulak verin. Bu acı gerçeği fark edeceksiniz.

Nitekim, internette yayınlanan sokak röportajlarında bu gerçek kabak gibi ortaya çıkıyor.

Çarşaflı, ağzı peçeli iki hanım sokak röportajında heyecanla anlatıyor…

Biri el hareketleriyle de konuşmasına destek vererek diyor ki, “Erdoğan geldi her şeyi yaptı. Erdoğan, İslâmiyeti yerine getirdi.”

Muhabir soruyor; “Erdoğan’dan önce İslamiyet yok muydu?” diye…

Cevap korkunç: “Hayır yoktu…”

Muhabir pes etmiyor, tekrar soruyor: “2000’den önce Müslüman değil miydin?”

Bu kez kıvırıyor: “Müslümandım ama İslâmiyete karşıydılar!”

Bu arada diğer çarşaflı kadın destek için devreye giriyor ve o korkunç cümleyi söylüyor:

“Erdoğan, Peygamber efendimizin varisidir!”

Bu söz üzerine genç muhabir dayanamıyor ve tepki gösteriyor: “Tövbe haşa, bu kadar da şirk koşulmaz ki…”

‘Bir gecede cahil kaldık’ yalanını yıllardır ağızlarında sakız yapanlar; cehalet içinde yüzenler ve birilerine yaranmak niyetiyle şirk koşanlar için tek laf etmiyor…

Çünkü bu cehalet işlerine geliyor…

Çünkü cehaletten besleniyorlar, kendi ifadeleriyle cehaletin ferasetine güveniyorlar.

Çünkü cahil insan kandırılması en kolay kitledir.

Hele dini kullanırsanız, dini alet ederseniz her şekilde kandırabilirsiniz.

Ne yaparsanız yapın, hurafelerle dolu bir kafaya gerçekleri anlatamazsınız…

Gerçek İslâmı, Allah’ın emirlerini ve Hz. Peygamberimizin ‘SAV) getirdiği gerçek dini yaşamak yerine cahiliye dönemindeki Arapların adetlerini din diye kabul eder ve yaşarlar…

Gerçekleri anlatmak isteseniz de fayda etmez, hatta sizi dinsiz görürler…

Cehaleti alkışlayan bir zihniyet olduğu sürece işimiz çok daha zordur.

Ne yazık ki cehalet tedavisi olmayan bir hastalıktır…

***

Bir Temel fıkrasıdır

Bir televizyoncu kahvede çay içen Temel’e mikrofonu uzatıp, Türkiye’nin ekonomik durumunun nasıl olduğunu sormuş.

Temel, “Bizim teraziye benziyor” karşılığını vermiş.

Gazetecinin şaşırdığını gören Temel, çayından bir yudum alıp başlamış açıklamaya…

- Ben Fadime’ye deli gibi aşıktım. Babası; ‘Kızımı bir tek şartla veririm. Nikah günü kızımın ağırlığınca altın vereceksiniz’ diye şart koştu. Ben de inat ettim alacağım. Tarlaları, fındık bahçelerini ne varsa sattım, altın aldım. Ben altın aldıkça Fadime de kilo aldı. Nikah günü çok büyük bir terazinin bir kefesine Fadime zar zor oturdu. Ben öbür küfesine altın koydukça Fadime deli gibi yemek yemeğe devam ediyor. Ben altın koydukça Fadime deli gibi yiyor.”

Gazeteci merakla sormuş:

- Sonra ne oldu?

- Ne olacak ki… Sonunda terazi kırıldı. Fadime bir yana yığıldı, altınlar diğer yana…

Gazeteci şaşırarak sormuş:

- İyi de bu durumun Türkiye ile ilgisi ne?

Çayından bir yudum alan Temel cevap vermiş:

- İlgisi şu; Türkiye’nin bir kefesine enflasyon çöreklenmiş, bizim Fadime gibi şişmanladıkça şişmanlıyor. Hükümet de benim gibi diğer kefesindeki maaşları arttırarak dengelemeye çalışıyor. Yani bu enflasyonu zayıflatmazsak Türkiye’nin ekonomisi de bizim terazi gibi mutlaka çökecektir.

Gazeteci yine merakla sormuş:

- Peki, sizce çözüm nedir?

Temel çayından bir yudum daha almış:

- Ben önce inadı, sonra Fadime’yi bırakıp Emine ile evlendim.

Çayından bir yudum daha çekerek sakince eklemiş:

- Bilmem anlatabildim mi?

***

TEBESSÜM

Kaza

İki arkadaş ava gider. Yanlışlıkla biri diğerini vurur. Panikle doktoru arar.

- Doktor bey, arkadaşımı vurdum öldü galiba.

Doktor:

- Sakin olun, önce ölüp ölmediğinden emin olun.

Ardından bir el silah sesi duyulur.

- Kesin öldü, şimdi ne yapmayalım doktor bey?

***

GÜNÜN SÖZÜ

Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez

Atasözü