Apartman aidatı aşırı arttı, kira fiyatlarına yaklaştı, yakınmaları her geçen gün artıyor. Mahkemelik olanlar, eylem yapanlar, hatta yöneticilerle yaka paça kavga edenler bile oluyor.
Birçok konuda olduğu gibi apartman aidatı konusu da zıvanadan çıktı.
Eskiden cepteki bozuk paralarla ödenen aidat, şimdi cüzdanı boşaltıyor.
Bazı yöneticiler ne yazık ki bu işi kazanç kapısı haline getirdi. Kimi site yöneticileri de işi çete boyutuna vardırıyor, aidatı haraca çevirmişler gibi. Hele bazı toplu sitelerde, ne hesap veren var, ne de kanun kural tanıyan...
Herkes kafasına göre bir yol tutturdu gidiyor. Mal sahipleri nasılsa cebimden para çıkmıyor diye karışmıyor, olan gariban kiracılara oluyor.
Aidat sorununun kangren haline gelmesinin temelde iki sebebi var. Birincisi toplum olarak birçok konuda kayıtsız kaldığımız gibi apartman işine de hiç karışmıyoruz. Apartman toplantısı olur, büyük bir çoğunluk katılmaz, toplantıyı umursamaz. Ne olup bitiyor, ne karar alındı, kimsenin haberi olmuyor. Büyük çoğunluk ilgisiz kalınca toplanan üç beş kişi karar alıyor, istediklerini yapıyorlar. Hele kalabalık sitelerde üç beş kişi itiraz etse de sonuç değişmiyor. Şimdi herkesin cebi yanınca feryadı figan ediyor.
İkinci büyük sebep yasaların yeni gelişen şartlara karşı yetersiz olması. Büyük sitelerde inşaatı yapan firmalar, site yönetimini kazanç kapısı olarak görüyor. Ele geçirmişler site yönetimini siz ne yaparsanız yapın değiştiremiyorsunuz.
Dava açsanız da bazen çok basit usul hataları sebebiyle reddediliyor. Reddedilmezse bile karar çıkması, kesinleşip uygulanması yılları buluyor. Hele son zamanlarda özellikle kiracı ev sahibi uyuşmazlıkları sebebiyle mahkemelerin iş yükü çok arttığından yargılama daha da uzun sürüyor.
Şimdi kat mülkiyeti ve kiracı ev sahibi uyuşmazlıklarında arabuluculuğun zorunlu hale getirilmek istenmesi hukuki süreci daha da uzatacak.
Bir de mahkeme masraflarının aşırı yüksek olması hukuki yollardan sonuç almayı neredeyse imkansız hale getirdi.
Bu sistem devam ettiği sürece özellikle sitelerde bu sorunun çözülmesi çok mümkün görülmüyor.
İvedilikle yasal düzenleme yapılmalı, kat mülkiyetine geçiş yapıldıktan sonra inşaatı yapan şirketlerin site yöneticiliği yapması yasaklanmalı.
Kat mülkiyeti uyuşmazlıklar için ayrı bir mahkeme görevlendirilmeli ve yargılama en fazla iki üç ay gibi kısa sürede sonlandırılmalı.
Aksi takdirde daha çok garibanın canı yanacak.
*****
Deniz Yıldızı
Yazı yazmak için okyanus sahillerine giden bir yazar, sabaha karşı kumsalda dans eder gibi hareketler yapan birini görür. Biraz yaklaşınca, bu kişinin sahile vuran denizyıldızlarını, okyanusa atan genç bir adam olduğunu fark eder. Genç adama yaklaşır:
– Neden denizyıldızlarını okyanusa atıyorsun?
Genç adam cevaplar:
– Birazdan güneş yükselip, sular çekilecek. Onları suya atmazsam ölecekler.
Yazar sorar:
– Kilometrelerce sahil, binlerce denizyıldızı var. Ne fark eder ki?
Genç adam eğilir, yerden bir denizyıldızı daha alır, okyanusa fırlatır:
– Onun için fark etti ama…
*****
TEBESSÜM
Akıllı
Dursun ile Temel, bebeklerini parkta dolaştırıyorlardı.
Dursun’un 12 aylık bebeği yürüyor, Temel’in 22 aylık bebeği ise yürüyemiyor, kucakta..
Dursun:
- Övünmek gibi olmasın benim oğlum çok akıllıdır.
Temel de hiç geri kalmaz:
- Benimki daha akıllı. 22 aylık oldu hâlâ kendini kucakta taşıtıyor.
*****
GÜNÜN SÖZÜ
Her şey neye layıksa ona dönüşür.
Mevlana