Kara kelimesinin mecazi anlamları arasında, “kötü, acı, elem, sıkıntı, felaket” gibi algıları da bulunuyor. “Kara haber tez duyulur” atasözü de aynı algıyı yani kötü haber, ölüm haberi çabuk duyulur, yayılır, şeklinde açıklanır. Eskiden acı haberleri insanların birbirine aktarması, duyurması, tezliğine rağmen saatler, günler sürebilirdi. Zamanımızda sosyal iletişim ağları ile saniyeler bile sürmüyor. İlden ile, bütün yurda yayılması bir “tık!” dokunuşuna bakıyor.
Sabah, can kardeşim, hemşerim, meslektaşım, İstanbul gazetesinde uzun yıllardan beri günlük köşe yazısı yazdığım Necdet Buluz’un ölüm haberini okumamla, yüreğime kor düştü.
Cemal Süreya’nın dizelerini anımsadım:
“Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.
Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.
Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir...
Üstü kalsın...”
Necdet’le yaşıt sayılırız. O Sivas merkezde, ben Şarkışla ilçesinde doğmuşum. O, Ankara Rüzgarlı Sokak’ta basının her kademesinde çalışarak duayen olma saygınlığına ulaşmıştı. Ben, Babıali yokuşunu adeta tırnaklarımla kazıyarak tırmanabilmiş, fikir emekçisi olmuştum.
Şeklen emekli olsak da ikimizde kendimizi küçük, büyük ayrımı yapmadan medyaya hayratı yapmıştık. Bir farkla ki, o Sivas sevdasını hiç yitirmedi. Kayıp şehrin izlerini bulup fotoğraflar yayınlıyordu. Sivas’ın günün sorunları ile bile ilgileniyor, fikirlerini yazıyor, yazılarının kopyasını bana da gönderiyordu. Bu konuda ben, Sivas’tan yana eline su dökemezdim.
Ankara’da yönettiği gazetelere uğramışlığım, bürokratik sorunlarımı çözümlemek için yardım istemişliğim ve ilgisini, yardımını görmüşlüğüm vardı.
Necdet’in dedesi, "Âşık Deli Hasan" olarak bilinen bir arif, söz ustasıydı. Amcası Hüseyin Buluz’u daha önce tanımıştım. Çanakkale Tekel Başmüdürüydü. Öncesinde Sivas basının kültür ve sanatının, folklorunun önde gelen emekçilerinden biriydi. Gazete ve yazarlığının yanında pek çok ilde bürokrat olarak da görev yapmış ve kitaplar yazmıştı. Necdet Buluz’u da gazeteciliğe yönlendirenlerden biri Hüseyin Buluz olmuştu.
Necdet Buluz, ilkokulu Sivas'ta, orta ve liseyi Ankara Kurtuluş Lisesi'nde tamamladı. Ankara'da Gazi Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu'ndan mezun oldu.
Gazeteciliğe 1967 yılında başladı. Havadis, Tasvir, Resimli Posta, Başkent, Hür Anadolu, Memleket, Son Havadis, Ortadoğu ve İstanbul gazetelerinde sayfa sekreterliği, spor ve köşe yazarlığı, istihbarat şefliği ve genel yayın yönetmenliği görevlerinde bulundu.
Ankara Gazeteciler Cemiyeti, Türk Basın Birliği, Türkiye Spor Yazarları ve Parlamento Muhabirleri Derneği üyesiydi.
Bir dönem 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in basın danışmanlığını da yapan Necdet Buluz siyaset ve medya arasında önemli bir görevi üstlendi.
Necdet Buluz’un kitapları, tezleri, önemli araştırmaları vardı. Günlük yazılarını aksatmadan sürdürüyordu. Turizm ve ekonomi özellikle ilgilendiği konulardandı. Bodrum’da Eğitimci. Müzeyda Buluz Tokmak ile evlenmiş. Mutlu bir yuvası vardı.
Günümüzde kimileri günün dostudur. Bugün vardır, yarın yok olabilirler, Ama Necdet Buluz gibi Gönül Dostları, iyi günde, kötü günde her zaman vardır.
Gönül dostluğu, yüreğinin yağları erircesine gönülden duyumsamaktır. Dostun gönlüne yürümektir. Güvenmektir, inanmaktır, ikilikleri kaldırmak, dostla tek yürek olmaktır. Paylaşmaktır. İstemeye gerek kalmadan, gönülden gönüle giden yolda, gereğini yerine getirmek, karşılık beklemeden vermektir. İşte Necdet Buluz, gerçek ve özde gönül dostuydu.