Bütünüyle halk bilimine ilişkin çalışmaları ve eserleri ile Prof. Dr. Hayrettin İvgin’e kaynak ve hayrat insan niteliğini içtenlikle verebiliriz. Elli yılı aşkın süredir yakından ilgilendiği, folklorumuza vücut veren unsurlardan, geleneksel Türk halk tiyatrosu kapsamı içindeki yazılarından otuz yedisini kitap haline getirdi. Bu yazılar içerik olarak; gölge oyunu Karagöz, orta oyunu, kukla oyunları, köy seyirlik oyunları ve meddahlık gibi unsurları aydınlatıyor. Türk halk kültürünün en köklü seyirlik geleneklerini derinlemesine incelerken, akademik ve kültürel kaynak işlevi görüyor.
Kültür Ajans Yayınevi tarafından basılan kitap, “Geleneksel Türk Halk Tiyatrosu,” adını taşıyor.
İvgin, batı tipi tiyatrolar ile halk tipi geleneksel seyirlik oyunların tanımları, kapsamları ve kıyaslamalarını yapmış. Tarihsel geçmişlerinden satır başları vermiş. Sonra, sanatlı olarak tanımladığı batı tipi tiyatronun dışında, halkın var ettiği “kuşaktan kuşağa aktarılan, seyredilebilen, alışkanlıklarla sürdürülen, biraz bilgi içeren, töresi bulunan, davranış ve sözlerle icra edilen, anonim ya da bireysel olan” eğlence amaçlı gösterileri ele almış.
Andığımız gösterileri başlıca beş başlıkta sınıflamış.
Önce, Karagöz ve Hacivat başta olmak üzere, tasvirlerin arkadan ışıklandırılarak beyaz perdeye yansıtılmasına dayanan tek sanatçılı oyunun kökeni ve yapısı ele almış. Gölge oyununun Asya (Çin, Hindistan veya Cava) kökenli iddialarını ele alınmış. Bu oyunun 16. yüzyılda Mısır üzerinden Osmanlı'ya geldiğini ve tamamen Türk kültür kodlarıyla yeniden üretildiğini öğreniyoruz. Yine bu bölümde, Karagöz'ün arkadan ışıklandırılan şeffaf deri tasvirlerinin felsefesini inceleniyor. Cansız suretlere can veren oynatıcının “hayalî”nin ses ve taklit yeteneği ile psikolojik boyutu ele alınıyor.
Kitapta, “Gölge Oyunu Karagöz”ün ardından “Ortaoyunu”nu ele almış. Palanga denilen seyircilerin çevrelendiği alanda, bir metne bağlı olmadan doğaçlama olarak Kavuklu ve Pişekâr karakterleri, oyunu pişirip ve sunuyorlar.
Hayrettin İvgin, kültürümüzde yer alan el kuklası, ipli kukla gibi farklı bebek oynatımı teknikleri ve hikâye anlatımlarını “Kukla oyunları" başlığında toplamış. Daha sonra “Köy Seyirlik Oyunları”, ve Meddahlık” başlıklarında yazılar yer alıyor. Bu iki bölümde, özellikle kırsaldaki hasat, düğün ya da mevsim geçişlerinde köylülerin kendi aralarında kolektif olarak çıkardıkları eğlenceye dayalı oyunlarla, bir anlatıcının (meddah) sunduğu gösteri yer alıyor. Meddah mendil ve baston gibi basit aksesuarlar kullanarak, taklit ve ses tonlamalarıyla topluluğa sunumunu yapıyor.
Hayrettin İvgin, “Geleneksel Türk Halk Tiyatrosu” kitabında geleneksel tiyatrodaki karmaşık karakter yapısını okuyucuya aktarmak için karşılaştırmalı analiz tabloları kullanmış.
Karagöz-Hacivat ile Kavuklu-Pişekâr ikilileri tablolar halinde yan yana konulmuş. Eğitim durumundan lehçelerine kadar zıtlıklarına dikkat çekilmiş.. “Sosyo-Kültürel Tipolojiler” alt başlıklı bölümde etnik yapıları, sosyal statüleri fiziklerinden giysilerine kadar incelenmiş.
Eserin bir başka artı değeri, Karagöz ve Hacivat’ı oynatan “Hayali”ler hakkında yer alan bilgiler olmuş.
Gölge oyununun piri kabul edilen Şeyh Küşterî başta olmak üzere; Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde de adı geçen tarihi oynatıcılar Hayalî Kör Hasan benzerleri bulunuyor. 19. ve 20. yüzyıl ustalarından Hayalî Memduh, Hayalî Nazif, Hayalî Küçük Ali ve Ragıp Tuğtekin gibi ekol isimler hakkında bilgiler verilmiş.
Hayrettin İvgin, geleneksel Türk tiyatrosu ürünlerinin geliştirilmesi, çeşitlenmesi, sanatçılarının desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Diyor ki: “Her şeyden önce bu oyunlar birer kültür ürünüdürler. Bu kültür ürünlerinin kaybolup gitmesine kimsenin gönlü razı olmaz. Üstelik bu kültür ürünleri dışardan adapte edilmiş, transfer kültürler değildir. Bizim öz millî kültürlerimizdir.