Galatasaray'ın biten yaz sezonu transferlerini irdelemeden önce bir gerçeğin altını çizmek istiyorum.

Galatasaray'ın 4 yıl üst üste şampiyon olması, Galatasaray taraftarı hariç herkesi rahatsız etti. Aslında 4. yıl olması özellikle hiç istenmiyordu, aynı bir önceki sezonun alınan 3. üst üste şampiyonlukla 25'e ulaşılması ve bunun sonunda 5 yıldızın armalara işlendiği yıl gibi. Galatasaray'ın şampiyonluğunu önlemeye yönelik birtakım girişimler geçen sezon dikkat çekecek bir şekilde yapılmıştı. Ama yetmedi Galatasaray 26. şampiyonluğunu da aldı. Bunun anlamı; ülkemizin önde gelen takımları ile arasının biraz daha açılmasıydı.

Bu böyle gidemezdi. Buna bir son verilmeliydi. Bu konu adeta bir memleket meselesi olmaya başlamıştı.

Başta Dursun Özbek olmak üzere Galatasaray yönetimi bunun farkındaydı. Neredeyse "Devlet Politikası" haline gelen Galatasaray'ın şampiyon yapılmaması projesini bile bile transfere para harcamanın çok anlamı yoktu. Hatta başta Osimhen ve Barış Alper olmak üzere yüksek bedel eden oyuncular satılabilir, takımın genel borcu daha da indirilebilirdi.

Ama bu düşünceye onay vermeyen bir taraftara sahipti Galatasaray camiası. 4 yıl şampiyon olmuş takımın başkanını ve yönetimini istifaya davet ettiler. Bu baskılara dayanamayan Özbek, sonunda Galatasaray'ın şampiyon yapılmayacağını bilse dahi birkaç transfer yapmak zorunda kaldı. İnşallah bu transferler Şampiyonlar Ligi'nde işe yarar.

Galatasaray'a karşı organize kötülüğün arkasında her tür girişim var.

Son bir örnek;

Başakşehir maçında, 68. dakikada oyuna Leao'nun girmesinin ardından 74. dakikada Başakşehirsporlu Umut Bozok oyuna girdi. Aynı Umut Bozok, 5 dakika sonra yani 79. dakikada, Galatasaray'ın Osimhen'den sonra oyunu değiştirmeye aday ikinci kilit futbolcusu görevini üstlenmiş Leao'ya, adeta bir misyoner gibi dalarak ayağını sakatlamaya kalktı. Gerçi bu hareketi sonrası kırmızı kart gördü ama ne fayda, isterse kara kart görsün, en fazla 2-3 maç sonra sahalara dönebilme durumu var. Peki 50 milyon avroluk Leao sakatlansa kaç ay sahalardan uzak kalacaktı?

Bu tip hareketlerin devamı bizi şaşırtmamalı. Tüm Galatasaray takımıyla mücadele etmelerine gerek yok, Osimhen ve Leao başta olmak üzere takımın yükünü çeken birkaç futbolcuyu sakatlayarak ya da oyun içinde sinirlendirip kart görmelerini sağlayarak saf dışı bırakmaları yeter. Bu tip durumlar Galatasaray'ın otomatikman şampiyonluk potasından uzaklaşmasını sağlayacaktır. Bu defa lig bitiminin son maçlarına bırakmadan Galatasaray'ın umutlarını bitirirlerse amaçlarına ulaşmaları daha kolay olacaktır.

TRANSFERLER

Yukarıdaki izahlardan sonra Galatasaray'ın transferlerini konuşmanın çok anlamı yok ama yine de değerlendirelim.

İlk transfer ön libero oynayan Lesley oldu. 23 yaş altı kontenjanı kullanılarak alınan bu oyuncunun geçmişte bir başarısı yok. Gelecek konusunda da umut vermediği için taraftar bu transferi bir türlü benimseyemedi. Üstelik belli bir sayıda maç oynarsa otomatik olarak satın alma opsiyonu devreye girecek. İki ucu kirli değnek.

İkinci transfer Rusya'dan 10 numara pozisyonu için alınan Batrakov oldu. Birçok büyük kulübün radarında olan Batrakov, "gelecek vaat ediyor" diye özellikle Dursun Özbek'in isteğiyle transfer edildi. Ancak "bir Mertens olur mu?" şu an buna cevap vermek için erken.

Kanat oyuncusu Leao'nun transferi, Galatasaray'ın bu dönem yaptığı en önemli hamle. Başakşehir maçının 68'inci dakikasında oyuna girmesine rağmen göz doldurdu. Geçen sene takımda oynayan Noa Lang'den en az bir gömlek üstün bir kanat oyuncusu olduğu görüntüsü verdi.

Deniz Gül, santrafor rotasyonunda kullanılmak üzere transfer edildi. Yabancı kontenjanında sıkıntı yaşandığı için bu mevkiye yerli bir transfer olarak alındı. Bugüne kadar milli takımımızda izlediğim maçlarında Deniz Gül çok gözüme girmemişti açıkçası. Tam da Galatasaray'ın ihtiyacını karşılayacak ve taraftarın gözünü arkada bırakmayacak transfer diyemeyiz. İnşallah yeni bir Halil Dervişoğlu vakası yaşanmaz.

Son transfer 23 yaş altı olarak alınan stoper Bitshiabu oldu. Fiziki ile dikkat çeken Bitsihiabu futboluyla da dikkat çekecek mi?... bir soru işareti.

Transferler bunlar. Direk oynayacak bir 8 numara ve gerçek mevkisi sağ bek olan bir oyuncunun alınmaması Galatasaray'ın bu transfer sezonundaki eksiği diyebiliriz.

Ama dediğim gibi belki de hiç transfer yapılmasa yeriydi.