Zeytinyağı ve gerçekleri hakkında yazmak istedim sizlere.
Yaşadığımız ekonomik kriz nedeniyle sıvı yağ fiyatlarındaki artış gündemi çok meşgul etti. Ayçiçek veya türevi sıvı yağlar hakkında sizleri aydınlatamam ama zeytinyağı ve fiyatları konusunda bilgi verebilirim.
İçinde bulunduğumuz sezonda zeytinyağı fiyatları toptan 48 liraya kadar çıktı. Toptan satış fiyatının bu derece yükselmesi zeytin ve zeytinyağı üreticisini bir parça umutlandırdı. Piyasa şartlarına bağlı olarak zaman içinde zeytinyağı fiyatları 40 liralara kadar indi.
Bir litre zeytinyağı yaklaşık dört kilogram zeytinden elde ediliyor. Eğer işçiliğinizi dışarıdan gelen insanlarla sağlıyorsanız kırk liraya sattığınız zeytinyağından bir lira bile kazanamıyorsunuz demektir. Bunları zeytin ve zeytinyağı üreten biri olarak söylüyorum sizlere.
Köylü; çocuklarıyla, annesiyle, babasıyla kısacası aile fertleriyle topladığı zeytinden çıkardığı yağdan elde ettiği gelir ile para kazandığını sanıyor. Oysa zeytin toplayan aile üyelerinin günlük yevmiyelerini hesap etse zarar ettiğini o da görecek. Ayrıca bu insanlar oto tüketim yani tükettiğini ürettiği için de de tam olarak maliyet hesabı yapamamaktadır. Oysa yapılması gereken yıllık tüketimi piyasa fiyatlarıyla belirlemektir.
Yenebilecek düzeydeki zeytinyağının toptan fiyatı kırk lira civarında gezerken marketlerde bu yağların litre fiyatının yirmi lira civarında olması bu konularda bilgisi olmayan insanları şaşırtmıyor elbette. Birazcık bu piyasanın içinde olan biri olarak bu durumun nasıl gerçekleştiğini anlatmak istiyorum.
Toprağa düşen zeytinin asit oranı yükseliyor ve bu zeytinden çıkacak yağın kalitesini de düşürüyor. 0,3 yada 0,5 asit oranıyla elde edeceğiniz yağ yerine asit oranı 7 veya 8 derecenin üzerinde yağ alıyorsunuz dip zeytininden. 8 asit zeytinyağını yemeniz neredeyse olanaksız. Bu yağlar on lira gibi bir rakamdan toplanıyor üreticinin elinden. Götürüldüğü fabrikalarda çeşitli işlemlerden geçirilerek yağların asitlik derecesi bir dereceye kadar düşürülüp riviera zeytinyağı olarak sizlere satılıyor.
Bir çoğunuzun sağlıklı gıdaya ulaşma şansınız yok biliyorum ve bu yüzden çok üzgünüm. En azından ne ile karşı karşıya olduğunuzu bilin istiyorum.
Gıda ile ilgili koruyucu kanunların yetersiz olması, gıda üretimi sırasında yapılan hilelerin yeterince cezalandırılmaması insan olamayan yaratıkları cesaretlendirmeye devam ediyor. Zeytinyağı fabrikalarından toplanan pirinalardan ( pirina; zeytin sıkıldıktan sonra geriye kalan posadır) preslenerek elde edilen atık yağlar bile piyasaya zeytinyağı diye sürülüyor.
Yıllarını zeytin ve zeytinyağına vermiş insanlar bile içine ucuz pamuk yağı, palm yağı, Ayçiçek yağı karışmış yağları ayırt edemiyor. Bu durum ancak ciddi laboratuvar araştırmalarıyla ortaya çıkarılıyor.
İçinde olduğumuz ekonomik darboğazda elbette kilo fiyatı elli liranın üzerinde olan yağı almak birçok bütçeyi zorlayabilir. Peki kendimizi ve çocuklarımızı korumak için ne yapabiliriz?
Öncelikle güvenilir firmalardan alış veriş yapmalısınız. Asla yol üstünde satılan ürünlerden almamalısınız.
Fiyatlar konusunda bilgi sahibi olmalısınız. Yetmiş yada seksen liraya satılması gereken bir ürünü birileri sizi yirmi liraya teklif ediyorsa bilin ki dolandırılıyorsunuz. Zeytinyağı diye aldığınız yağ kim bilir ne yağı.
Aslında biri size bir ürünü değerinin altında sunuyorsa korkun ve uzaklaşın oradan. Her şeyden önce bilin ki bu dünyada aptal insan kalmadı. Eğer bir ortamda birinin aptal olduğunu düşünüyorsanız o ortamdaki tek aptal sizsinizdir.
Bu cümleyi yüzyıllar önce Ezop söylemiş; ‘’ancak aptallar karşısındakini aptal zanneder.’’