Podyumlardaki kusursuz ihtişamın ardında modellerin çalışma koşullarını güvenceye alan yeni bir dönem başlıyor. Lüks moda grupları LVMH ve Kering, ortak etik tüzüklerini genişleterek defile ve çekimlerde geçerli olacak kuralları sıkılaştırdı.

Paris Moda Haftası’nın İlkbahar/Yaz 2027 sezonu itibarıyla uygulanacak düzenleme, yetişkin koleksiyonlarında görev alan modeller için asgari yaşı 18’e çıkarıyor.
Sektördeki çalışma ortamını iyileştirmeyi hedefleyen standartlar net protokollere dayanıyor. Taciz, istismar ve şiddete karşı sıfır tolerans ilkesini benimseyen yeni kurallar, çekimler ve defileler için kapsamlı güvenlik önlemleri öngörüyor. Süreç boyunca tanıkların korunmasını garanti eden anonim bildirim mekanizmaları ile habersiz denetimler de bu çerçevenin parçası.
İlk ortak tüzüğü 2017 yılında imzalayan iki dev grup, böylece etik standartlarını ortak bir noktada buluşturmuş oluyor. Kering grubu 2019 yılında yetişkin modeller için 18 yaş sınırını kendi bünyesinde benimsemişti; LVMH markalarının da aynı takvime dâhil olmasıyla sektör genelinde bütüncül bir yaklaşım sağlandı. Yaratıcı vizyon kadar o vizyonu taşıyan insanların haklarını korumak da podyumun asıl gücünü tanımlıyor.

Taşkent’te zanaatın lüks sahnesi
Tarihi bir medrese, kusursuz terzilikle buluştuğunda geçmiş yalnızca estetik bir fondan ibaret kalmıyor. İtalyan lüks moda markası Brunello Cucinelli, Sonbahar/Kış 2026 erkek ve kadın koleksiyonlarını Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te yer alan 19. yüzyıl yapısı Abulkasim Medresesi’nin avlusunda sundu. El dokuması Özbek halılarıyla kaplanan podyum, yerel müzikler eşliğinde markanın zamansız çizgisini ağırladı.
Defilenin gerçekleştiği mekân, zanaat mirası açısından doğrudan bir anlam taşıyor. Günümüzde ahşap oymacılığı, minyatür, seramik ve gravür atölyelerine ev sahipliği yapan medrese, koleksiyonun terzilik ve triko vurgusuyla uyum sağladı. İtalya’daki Solomeo köyünün üretim kültürü ile Özbek zanaat gelenekleri arasındaki bu ortak bağ, markanın eş kreatif direktörü Carolina Cucinelli tarafından da yerinde incelendi.
Lüks perakendecisi Glamour Avenue ortaklığıyla düzenlenen etkinlik, markanın bölgedeki varlığını kültürel bir anlatıyla pekiştirdi. Taşkent’te mağazası bulunan marka, bu sunumla ürün odağının ötesine geçerek yerel mirasla diyalog kurdu. İtalyan estetiğinin bölgesel el sanatlarıyla buluşması, köklü geleneklerin küresel moda dünyasında nasıl taze bir soluğa dönüştüğünü sergiliyor.

Gelecek hâlâ el emeğinde
Yapay zekâ ve otomasyon hızla yaygınlaşırken moda dünyasının asıl geleceğini insan elinin eşsiz yaratıcılığı mı belirleyecek? Milano’nun simge yapısı Galleria Vittorio Emanuele II’de düzenlenen Vogue World: Milano, bu soru etrafında kurgulanan görkemli bir gösteriye sahne oldu. “Where The Future Is Made By Hand” teması, İtalyan moda mirasını geleneksel zanaat, tekstil teknolojileri ve yapay zekâ arasındaki bağ üzerinden ele aldı.
Beş bölümden oluşan defile; Rönesans dokumalarından endüstriyel tasarıma, sinema estetiğinden akıllı malzemelere uzanan geniş bir arşiv seçkisi sundu. Etkinliğin dikkat çeken anlarından biri, teknoloji şirketi Unitree Robotics tarafından geliştirilen dört insansı robotun podyumda yürümesiydi. İnsansı robot figürleri ile yüksek terzilik ürünlerinin aynı sahneyi paylaşması, geleceğin üretim biçimlerine dair somut bir tezat oluşturdu.
Gösteri, yapay zekâyı zanaatın yerini alan bir unsur değil, üretimin sınırlarını genişleten bir araç olarak konumlandırdı. Moda ve sanayinin merkezlerinden Milano, köklü geçmişini teknolojik dönüşümle birleştirme yeteneğini yeniden sergiledi. Yüksek terziliğin geleceği, yüksek teknolojiyle kurduğu bu dengeli temasla şekilleniyor.

Saint Laurent’te arzu devrinin sonu
Son on yıldır Saint Laurent silüetini keskin bir arzu ve iddialı bir zarafetle şekillendiren tasarımcı Anthony Vaccarello, Fransız modaevindeki görevinden ayrılıyor. Kering grubuna bağlı Saint Laurent, kreatif direktör ile yolların ayrıldığını resmen duyurdu. Paris Moda Haftası’nda sunulan İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonu, tasarımcının marka çatısı altındaki son çalışması oldu.
Görevi üstlendiği 2016 yılından bu yana kurucu Yves Saint Laurent’in mirasını modern bir güç anlayışıyla yorumlayan tasarımcı, markanın görsel dilinde belirleyici izler bıraktı. Keskin omuz hatları, heykelsi deri tasarımlar ve akıcı kumaşlar bu dönemin imza unsurları arasına girdi. Tasarımcının liderliğinde Saint Laurent’in yıllık satışları 3 milyar avro seviyesini aşarak markanın ticari hacmini genişletti.
Bu ayrılık, Kering grubunun ana markalarında stratejik ve kreatif yapılanmalara gittiği bir döneme denk geliyor. Saint Laurent markasının yeni kreatif liderliği hakkındaki resmî açıklamanın yakında yapılması beklenirken sektördeki değişim rüzgârı devam ediyor. Fransız modaevi, podyumda bıraktığı unutulmaz silüetlerle on yıllık ikonik bir dönemi geride bırakıyor.