Türkiye ve Avrupa’da turizminde dengeler değişiyor. Denizaşırı pazarlardan gelen turistler, kalabalık şehirler yerine doğa, kültür ve özgün deneyimler sunan alternatif destinasyonlara yöneliyor.

Yurtdışı Pazarlarda Yeni Avrupa Rotası: Turistler Kalabalık Merkezlerden Alternatif Destinasyonlara Yöneliyor. Artık kimse kalabalığı, ses yüksekliğini sevmiyor. Bu nedenle kalabalık şehirler gözden düşüyor.

Avrupa turizminde dengeleri değiştiren yeni bir eğilim dikkat çekiyor. Mabrian ve Data Appeal tarafından hazırlanan ve European Travel Commission (ETC) Yıllık Toplantısı’nda paylaşılan araştırmaya göre, denizaşırı pazarlardan gelen turistler Avrupa’nın daha az bilinen, alternatif destinasyonlarına yöneliyor. Bu eğilim, hem mevsimselliğin kırılmasına hem de turizm talebinin coğrafi olarak daha dengeli dağılmasına katkı sağlıyor.

Ayrıca %100 iştirakimiz olan yazılım firmamız ve rezervasyon sistemimizi bu vizyon doğrultusunda geliştiriyor ve büyütüyoruz. Misafirlerimizin istekleri ve satın alma alışkanlıklarına göre ürünlerimizi şekillendiriyor, tek bir entegrasyon ile yüzlerce acentemize kolayca ulaştırabiliyoruz. Son yıllarda beni en çok etkileyen değişim, rezervasyon süreçlerinin tamamen dijitalleşmesi ve misafirlerin satın alma kararlarında sosyal medya ile çevrim içi yorumların belirleyici hale gelmesi oldu.

Seyyahlar isteğe göre hareket ediyor.

Araştırma, Avustralya, Kanada, Çin, Japonya, Güney Kore ve ABD olmak üzere altı ana denizaşırı pazarın Avrupa’daki seyahat tercihlerini mercek altına alıyor.

Sonuçlara göre, Kuzey İtalya, İspanya ve Portekiz’in yanı sıra Güney Finlandiya ve Polonya gibi bölgeler, özellikle doğa ve deneyim odaklı seyahat arayan turistlerin ilgisini giderek daha fazla çekiyor.

Türkiye turizmi pandemi sonrası dönemde yeni bir dönüşüm sürecinden geçerken, sektörün önde gelen isimlerinden WTatil Yönetici Ortağı Cansu Varlık, değişen trendler ve geleceğe yönelik stratejileri Turizm Günlüğü’ne anlattı. Varlık, yalnızca uygun fiyatlı tur paketlerinin değil, deneyim odaklı, kişiselleştirilmiş ve katma değerli hizmetlerin öne çıktığını belirterek, “Sektörümüzün küresel ölçekte daha güçlü olabilmesi için güven, kalite ve dijitalleşme vazgeçilmez unsurlar” dedi.

Pandemi sonrası yurtdışı turlara ilk başlayan firmalardan biri bizdik; hatta grup turlarında öncüler arasında yer aldık. Bugün ise B2B anlamında ülkemizin en büyük iki tur operatöründen biriyiz. Gerek cirolarımız gerek pax sayılarımız sektörün malumudur. Pandemi sonrası “intikam turizmi” olarak adlandırdığımız yoğun talebin 2025 yılında azalacağını öngörmüştük. Herkesin “uçacak, kaçacak, rekorlar kıracak” diye baktığı bu yılda biz, gerçekçi hedeflerimiz doğrultusunda ilerledik ve satışlarımızdan gayet memnunuz.

Bu dönemde, yüksek sayıların ve ciroların cazibesiyle birçok yeni B2B firmanın sektöre girdiğini gördük. Ancak burada önemli olan, sürdürülebilir büyüme ve kriz dönemlerinde dahi istikrarlı bir şekilde yoluna devam edebilmektir. Artık yalnızca uygun fiyat değil, deneyim odaklı, kişiselleştirilmiş ve katma değerli turlar ön planda. WTatil olarak Balkanlar, Dubai, Mısır ve Uzakdoğu’da sunduğumuz programlar, bu yeni trendin güçlü örnekleri arasında yer alıyor.