Ersizler Köyü

Şerife Bacı kimdir? Türk Kurtuluş Savaşı’nın Türk kadın kahramanı.

İnebolu Limanı’na Sovyetler Birliği’nden gelen silahların cepheye ulaştırılmasını sağlayan Şerife Bacı; öteki kadınlarla birlikte, İnebolu ve Kastamonu’daki cephanelerin Ankara’ya ve öteki cephelere götürülmesinde verdiği mücadele sonucunda; 1921 yılının Aralık ayında, ağır kış şartları nedeniyle, henüz 21 yaşındayken, donarak hayatını kaybetti.

Şerife Bacı, taşıdığı cephaneler ıslanmasın diye kazağını ve giysilerini, taşıdığı cephanelerin üstüne örtmüş, küçük yavrusu ölmesin diye de üzerine abanmış ve bunun sonucunda kendisi soğuktan donarak vefat etmeden öncede, kağnı üzerindeki silah ve malzemeleri cepheye ulaştırmıştır. Ve ardından da soğuktan donarak ölmüş ve şehit olmuştur…

İşte güzel bir örnek: Mustafa Kemal Paşa ile Sovyet Lideri Lenin arasındaki mektuplaşmalar ardından, komşu ve dost ülke Sovyetler Birliği’nden gelen yardımlar; silah, top, mermi, askeri teçhizat, 3500 altın ruble ve askeri giysileri teslim alan Ersizler Köyü kadınları; Anadolu’da savaşan Kuvayı Milliye Müfrezelerine ulaşmasını sağladılar.

Ve Gazi Mustafa Kemal Paşa, İnebolu Ersizler Köyü halkının bu özverili kahramanlığı için hakettiği, 1924 yılında; TBMM kararı ile Beyaz Kurdeleli İstiklal Madalyası verilmiştir.

Ersizler Köyü halkının Milli Mücadele öncü kahramanı Şerife Bacı, hep anılmaktadır. Selam olsun Şerif Bacıya! Selam olsun, Ersizler Köyü’nün yiğit kadınlarına!..

“İstiklalsiz din-iman olmaz, İstiklalsiz bin çiçekli bu bereketli-kutsal topraklarda ot bile bitmez, evlerin bacasında duman tütmez” diyen, vatansever Anadolu kadınlarına bin selam olsun!..

Atatürk, 23 Ağustos 1925’te Kastamonu ve İnebolu’ya yaptığı seyahatlerde şapkayı halka göstererek kıyafet devriminin ilk işaretini verdi.

“Biz her nokta-i nazardan medeni insan olmalıyız. Fikrimiz, zihniyetimiz, tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır. Medeni ve beynelmilel kıyafet milletimiz için layık bir kıyafettir onu giyeceğiz.” diyen Büyük Atatürk, 27 Ağustos 1925’te de İnebolu’da: “Turan kıyafetini araştırıp ihya eylemeye mahal yoktur. Medeni ve beynelmilel kıyafet bizim için, çok cevherli milletimiz için layık bir kıyafettir.” diyerek, medeni yaşayışa uyan kıyafetin kabulü gerekliliğini belirtmiştir… Ve Atatürk; Cumhuriyet Devrimlerinden biri olan; Şapka-Kılık-Kıyafet Devrimi’ni, İnebolu’da başlatmıştır… Bu çok anlamlıdır. Çünkü Kemal Atatürk; İnebolu Cephesinde ve Milli Mücadelede; büyük fedakarlıklar ve kahramanlıklar gösteren Şerife Bacı ve öteki Ersiz şehit ve gazi Türk kadınlarını unutmamıştı… Ve Ersiz-yetim-dul Anadolu kadınlarına çağdaş ve medeniyet ışığını göstermekle, çok mutlu olmuştur… Kurtuluştan kuruluşa giden Cumhuriyet ve medeniyetin ilk kıvılcımı, buralarda atılmıştı…

Kurtuluştan kuruluşa giden bu kutsal yolda, Mustafa Kemal Atatürk; Cumhuriyeti ilan ettikten sonra, Şapka Devrimi’ni neden Kastamonu’dan başlattığını anladınız mı?

Yiğit İnebolu erkeklerinin şehit, kadınlarının kurtuluştan kuruluşa giden yoldaki özverili dirençleri ile bu kent; “YİĞİT” ünvanını ve beyaz kurdeleli İstiklal Madalyasını almayı çoktan hak etmiştir. Milli Mücadelede, Anadolu’nun Şaman-Baksı Evliya Kadınlarını ve Anadolu’nun bilinmeyen saklı tarihini yeniden keşfetmeye, belgelemeye, aydınlatmaya ve anlatmaya devam…

Kaynak: Dursun Özden, “Bolkar Çığlığı” ve “İstiklalsiz Din Olmaz” kitabı.

 

Son…