
Cumhuriyet Dönemi
Cumhuriyet Dönemine geçildiğinde mevcut kaynakların yetersizliğini giderebilmek adına 1960’lı yıllara kadar birçok önemli çalışmalar yapılmıştır. 1929 yılında 1000 ton kapasiteli Teferrüç su deposu ve 300 ton kapasiteli Çekirge Su Deposu inşa edilmiştir. 1937’de Çarşaf olarak isimlendirilen Pınarbaşı menbaı ve çevresindeki pınarlar kapte edilerek üstü kapatılmıştır. 1938’de Akçağlayan ve Teferrüç depolarına su getiren isale hatlarını oluşturan künklerin yerine çelik boru döşenmiştir.
Zeynilere ilave şebeke hattı döşenmiştir. 1947 yılında Kırkpınar menbaları isalesi inşaatına başlanmıştır. Ayrıca aynı yıl içerisinde 20 km’lik şebeke inşaatı tamamlanmıştır. 1958 yılında 300 ton kapasiteli Eski Çekirge Su Deposunun hem kapasitesinin küçük olması, hem de yeni yerleşim yerlerine göre bulunduğu kotun düşük olması nedeniyle daha yüksek bir kotta yer alacak, 600 ton kapasiteli Yeni Çekirge Su Deposunun inşaatına başlanmıştır. 1962 yılında 600 ton kapasiteli Kaplıkaya Su Deposunun inşaatına başlanmıştır. 1965 yılına gelindiğinde artan su ihtiyacının mevcut Teferrüç Su Deposu ile karşılanamayacağı görülmüş ve 200 ton kapasiteli Akçağlayan Su Deposu, 100 ton kapasiteli Tavacı Su Deposu inşa edilmiştir. 1968 yılında Santral Garaj ve Ankara yolunun alt kesimlerinde kalan yerleşimlerin su sıkıntısını gidermek amacıyla Devlet Su İşleri ile bir protokol imzalamıştır. Proje kapsamında ikisi Arabayatağı Köyü merasında, diğeri Koğukçınar Mahallesinde olmak üzere üç adet derin kuyu açılmıştır. 1970 yılında DSİ ve Bursa Belediyesi arasında Bursa Şehrine İçme-Kullanma ve Endüstri Suyu Temini adı altında ilk kapsamlı İçmesuyu Projesi imzalanmıştır. 1974 yılında imzalanan DSİ’nin Bursa Şehrine İçme ve Kullanma Suyu Temini Projesi kapsamında Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından ana plan ve fizibilite raporu hazırlanmak üzere çalışmalara başlanmıştır. Tattı-temiz ve içilebilir su kaynakları ile ünlü Bursa’da da su sıkıntısı çekilmektedir.

Evliya Çelebi Notlarında Bursa Su Kültürü
Ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi’nin; ‘velhasıl Bursa sudan ibarettir’ sözü Bursa’nın su zenginliğinin en büyük göstergesidir. Bölgenin geniş bir alan kaplamaması nedeniyle, kaynağını İç Anadolu ve İç Batı Anadolu’ndan alan Sakarya Nehri dışında büyük akarsular yoktur. Bursa’nın içerisinde bulunduğu Güney Marmara’da Susurluk Çayı geniş bir havzayı kapsar. Simav Çayı ismi ile doğan çay, Manyas ve Apolyont göllerinden çıkan akarsular ile Bursa Ovası’ndan gelen Nilüfer Çayı’nı da alarak Marmara Denizi’ne dökülür. Bölgenin doğusunda tektonik oluklarla yerleşmiş göller yer alır. Göllerin hepsi dışarıya akışlı olduklarından suları tatlıdır. Bursa sınırları içerisinde bulunan Uluabat ve İznik gölleri, Sapanca ve Manyas gölleri gibi tektonik kökenlidir.

Devamı haftaya…