Bakan Işıkhan, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ve Türkiye Gençlik Kulüpleri Konfederasyonu tarafından Gazi Üniversitesi'nde düzenlenen 'Fütüristik İş Kolları Çalıştayı'na katıldı. Burada konuşan Bakan Işıkhan, dünyanın her dakika dönüşüm içinde olduğunu belirterek, bu hızı artıran en önemli etkenin de teknolojinin gelişimi olduğunu söyledi. Türkiye'nin son 21 yılının değişime ayak uydurma ve küresel güç olma hedefi doğrultusunda, Cumhuriyet tarihindeki en üretken yılları olduğunu belirten Işıkhan, "Biz sadece çağın hızını yakalamak için değil, aynı zamanda mevcut gelişmelerin de ötesine geçmek için çalışıyoruz. Bunun yolu ise dijital dünyanın bizzat içerisinde yer almaktan geçiyor. Dijital dönüşümde, özellikle kamu hizmetlerini, sosyal ve ekonomik hayatı çok boyutlu ve küresel ölçekte etkileyecek önemli bir gelişme olarak ele alıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Dijital Dönüşüm Ofisi'nin kurulması, bu süreçte atılan önemli adımlardan bir tanesidir. Bugün mücadelesini verdiğimiz yerli ve milli hava savunma sistemlerini, helikopter ve uçak üretimlerimizi, insansız hava ve kara araçlarını büyük oranda teknolojik ve dijital dönüşümle gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.

'BECERİ ENVANTERİ OLUŞTURMAYA GAYRET EDİYORUZ'

Dijital dönüşümle beraber çalışma hayatında nitelik ve becerinin daha çok önem kazandığını dile getiren Işıkhan, "Artık işverenler meslek ve eğitim durumuyla birlikte beceri ve nitelikleri de tanımlayarak personel arama yoluna gidiyor. Özel sektör, İŞKUR'un desteğiyle ihtiyaç duyduğu nitelikteki işçiyi alıyor, eğitiyor ve kendi fabrikasında istihdam ediyor. Bizler de bu çerçevede, ilgili mesleklerin gerektirdiği becerilerin ve niteliklerin meslek analizini tanımlayarak bir beceri envanteri oluşturmaya gayret ediyoruz" ifadelerini kullandı. 

'BM'NİN GÖZÜ ÖNÜNDE SOYKIRIM GERÇEKLEŞTİRİLİYOR'

Işıkhan, bu tür çalışma ve etkinliklerin 'Türkiye Yüzyılı'na yapılan bir yatırım olarak gördüğünü söyleyerek, "Çalışma hayatının baş aktörü olarak gördüğümüz gençlerimiz güçlü olursa Türkiye de güçlü olur. Ve inanıyoruz ki Türkiye büyürse dünyada huzur ve barış iklimi hakim olur. Çünkü Türkiye'nin söz sahibi olmadığı bir dünyada adaletten, haktan, barıştan ve özgürlükten söz etmenin mümkün olamayacağını son 2 ay bize net bir şekilde göstermiştir. Gazze gibi, yıllardır masum insanların her türlü zulüm altında acı çektiği küçücük bir coğrafyada katledilen 15 bin insanın canı, yaralanan 35 bin insanın hakkı kimsenin umurumda değil. Dünyada adaletin tesisi, insan hak ve hukukunu koruma ve barışı sağlamak iddiasıyla kurulmuş olan Birleşmiş Milletler'in (BM) gözü önünde amasız, fakatsız bir soykırım gerçekleştiriliyor" dedi.

DHA