Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, unutkanlık, Alzheimer ve demansın birbirleriyle bağlantılı olduğunu, bu bağlantının da yumurta tavuk ilişkisine benzetilebileceğini belirtti. Tarhan, "Alzheimer, unutkanlık ve mutluluk dediğimiz üçgen. Genellikle Alzheimer hastalığında bu ikisinin rolü var. Bir kimsenin kronik depresyonunun olması, mutluluğun az olması demek. İkincisi de zaten kronik depresyonda beynin bilgi depolama rezervleri zayıflıyor. Tedavisiz kalan depresyonda bilgi depolama rezervleri kullanılmaya kullanılmaya yavaşlıyor, köreliyor. Bu da unutkanlığa sebep oluyor" dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın bu konudaki açıklamaları şöyle:

"Kronik depresyonlularda genel Alzheimer oranı genel ortalamanın 3-4 misli daha üstünde. Fakat her kronik depresyon Alzheimer'a dönüşür demek değildir bu. Kişi yatkınlık genleri taşıyorsa, ailede de depresyon varsa ve aynı zamanda depresyon tedavisiz kalmışsa Alzheimer için risk olabilir. Depresyonla Alzheimer'ın nedensellik bağı var. Fakat bu yüzde 100 Alzheimer olacak demek değil, sadece risk artırıyor. Tıpkı diyabeti olanlarda kalp hastalığı riskinin yüksek olması gibi... Risk yüksektir ama her diyabetli kalp krizi geçirmiyor. Fakat riski artırıyor. Kalbe iyi gelen beyne de iyi geliyor. Mesela kilo almamak, damar koruyucu beslenmek, Akdeniz diyeti yapmak gibi... Kalp sağlığıyla ilgili böyle yaşam önerileri kardiyologlar ve dahiliye uzmanları tarafından tavsiye edilir. Bu tavsiyeler, aynı zamanda büyük oranda beyin dostudur ama sadece bunlar yetmiyor" dedi. Beyin sağlığının korunmasında fiziksel aktivitelerin de çok işe yaradığını ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Günde 5 bin adım yapılan yürüyüş kalp ve beyin dostudur. 40 yaşından sonra herkesin günde en az 5 bin adım yürümesi gerekiyor. 5 bin adımı doldurmuyorsa ileri yaş için risk oluşuyor. Şu anda dünyada ortalama yaş arttı. Şu an Türkiye'de ortalama yaş 80'lerde. Kadınlarda 80'i buldu. Erkeklerde 76'yı buldu yaş ortalaması. Her 5 yılda Alzheimer hastalığı bir misli artıyor. Bütün dünyada böyle, sadece Türkiye'de değil. Ama Avrupa ülkelerinde Alzheimer sabit kaldı. Orada nüfus durduğu için Alzheimer oranı sabit kaldı. Dünyada şu anda Alzheimer'ın yayılma hızında 5. sıradayız. Bunun nedeni nüfusun hızlı yaşlanması. Yani yaşlı nüfus çoğalıyor. Genç nüfus azalıyor. Türkiye'de makas tersine döndü. Bu da ciddi bir şekilde küresel etkilerin sonucu ortaya çıktı. Nüfusumuz azalmaya doğru gidiyor"

Beyin dostu bir yaşamda en önemli şeyin beyni iyi kullanabilmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Şu anda dünyada ortalama yaş arttı. Şu an Türkiye'de ortalama yaş 80'lerde. Kadınlarda 80'i buldu. Erkeklerde 76'yı buldu yaş ortalaması. Her 5 yılda Alzheimer hastalığı bir misli artıyor. Bütün dünyada böyle, sadece Türkiye'de değil. Ama Avrupa ülkelerinde Alzheimer sabit kaldı. Orada nüfus durduğu için Alzheimer oranı sabit kaldı. Dünyada şu anda Alzheimer'ın yayılma hızında 5. sıradayız. Bunun nedeni nüfusun hızlı yaşlanması. Yani yaşlı nüfus çoğalıyor. Genç nüfus azalıyor. Türkiye'de makas tersine döndü. Bu da ciddi bir şekilde küresel etkilerin sonucu ortaya çıktı. Nüfusumuz azalmaya doğru gidiyor" dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Alzheimer'la ilgili istatistik çalışmalarına değinerek şu anda dünyada 50 milyon civarında Alzheimer tanısı alınmış kişi olduğunu, bu rakamın 2050 yılında 150 milyona çıkacağının ön görüldüğünü kaydetti. Tarhan, "Alzheimer hastalığı dünyanın gelecekteki en önemli halk sağlığı sorunu olmak üzere" uyarısında bulundu.

Alzheimer'ın önlenmesinde beynin iyi kullanılmasının önemini vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Beyin sinir sisteminin merkezi olarak hizmet eden bir organdır. Kolumuzu ya da bacağımızı yanlış kullanırsak sakat oluruz. Aynı şey beyin için de geçerli. Beynimizi kullanabilmek, Alzheimer'da en önemli kritik bilgidir. Beyni kullanmayı bilen bir yaşantıda Alzheimer'la ilgili risk bile varsa Alzheimer olmuyor. Çünkü beynimiz bir kuyu gibidir. Kuyudan su çektikçe kuyu nasıl açılırsa beynimiz de kullandıkça açılır."