Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, geçtiğimiz hafta Gezi Parkı ve Taksim'le ilgili sarf ettiği sözler gündeme oturdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, durup dururken "O tarihi eseri ve Taksim'e camiyi inşa edeceğiz" deyince, yine Gezi Parkı odaklı tartışmalar yaşanmaya başlandı.
Cumhurbaşkanı'nın bu sözleri sarf ettiği haftanın ilk gününde gazetemizin manşetinde "60 yıllık düğüm" başlığıyla Taksim'e caminin hikayesini kısaca paylaşmıştık. Taksim'e camiyi ilk defa Başbakan Adnan Menderes'in gündeme getirdiğinden başlayıp, bugüne kadar neler yaşandığını özetlemiştik. Hatta, Taksim'de, İstiklal Caddesi'nde tek başına yalnızlığını yaşayan Ağa Cami'den de söz etmiş, Nazım Hikmet'in "Ağa Camii" şiirini de paylaşmıştık sizinle. Nazım Hikmet'in, İstanbul'un işgal yıllarında İstiklal Caddesi'nde yürürken, caddenin Yunan ve İngiliz bayraklarıyla donatılmış olmasından etkilenerek Ağa Cami avlusunda yazdığı o şiiri, birçok "Nazımcı"nın bile duymadığını fark ettik bu sayede.
Neyse...
Taksim'e cami ile Gezi Parkı'na Topçu Kışlası'nın ayrı ayrı ele alınması şart bence. Çünkü, Gezi Parkı'na Topçu Kışlası'nı yapmak için devam eden bir yasal süreç var. Bu süreçte aleyhte kararlar çıktıkça inşaat gecikecek veya mahkeme kararları çiğnenerek yapılacak Topçu Kışlası. Ama Taksim'e cami öyle değil. Her cuma Fransız Konsolosluğu ile Taksim Mescidi'nin arasındaki sokak, yere serilen hasırlarla camiye dönüştürülüyor ve çevre esnafı cemaat halinde kılınması farz olan namazı sokakta kılmak zorunda kalıyor.
Taksim'e cami, kaçınılmaz bir ihtiyaç. Hem de 60 yıldır gündemde olan bir ihtiyaç...
Caminin arazisi hazır. 5 bin metrekarelik arazinin tahsisinde Bülent Ecevit'ten, Süleyman Demirel'e, Necmettin Erbakan'dan tutun da Sakıp Sabancı'ya kadar birçok kişinin emeği var. Yani, yakın dönemde bile üzerinde ittifak sağlanmış bir sorun Taksim'e cami yapılması. Ancak her nedense bir türlü çözülemeyen, hatta kör düğüme çevrilen bir sorun.
Daha önce 27 Mayıs 1960'a, 12 Eylül 1980'e, 28 Şubat 1997'deki askeri müdahalelere takılan Taksim'e cami projesi, şimdi de Topçu Kışlası'na kurban gidiyor.
Ahmet Vefik Alp'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde verdiği talimatla çizdiği çok güzel bir proje var. Yer üstünde estetik ve modern bir mimari ile yerin 7 kat altında sergi ve konferans salonlarının olduğu bir proje.
Kısaca, Taksim'e cami için arsa hazır, proje hazır, para hazır... Neyi bekliyoruz peki? Gezi Parkı ve Topçu Kışlası projesinin önünde engel kalmamasını...
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Cumhurbaşkanımız Topçu Kışlası konusunu tartışılması için gündeme getirdi" dediği için, fikrimizi açıkça söylüyor ve "Taksim'e camiyi, Topçu Kışlası'na kurban etmeyin, hemen yapın" diyorum...
Keşke CHP de, Taksim'e caminin ne kadar ihtiyaç olduğunu fark ederek ön alsa ve "Hadi buyrun camiyi el birliğiyle yapalım" deme dirayeti gösterebilse...
* * *
Peki, Topçu Kışlası yapılsın mı yapılmasın mı?
Bu konuda daha önce "Halka soracağız" diye verilmiş bir söz olduğu için ben tercihimi o zaman ortaya koymayı tercih ederim.
Ama ille de Topçu Kışlası yapılacak ve bu konuda İBB Meclisi'nden ittifakla bir karar çıkarılması ve CHP'nin ikna edilmesi yöntemi izlenecekse, bu işi başaracak tek isim tanıyorum. O da İstanbul'un, hatta Türkiye'nin en deneyimli Belediye Başkanı Hasan Akgün...
"Ağaç, yeşil, çevre" diye Gezi Parkı'nı, Kuzey Ormanları'nı her fırsata gündeme getiren CHP'nin tüm organlarını Büyükçekmece'nin Gezi Parkı sayılan Albatros'a rezidans, AVM ve otel yapmaya ikna eden Hasan Akgün'den söz ediyorum...
"Araplar rezidans istiyor" diyerek ikna etti hem de CHP'nin Büyükşehir Belediyesi Meclis üyelerini. CHP İl Başkanlığı'nı, hatta genel merkezi... İcra yoluyla satışını gerçekleştirdiği belediye arazisini de bu plana katıp, çatır çatır 2 yıl direnerek gerçekleştirdi bunu da...
Her ne kadar 1 CHP'li milletvekili ile 3 İBB meclis üyesini ikna edememiş olsa da, Hasan Akgün'ün, Topçu Kışlası'nın yapılmasına karşı çıkan tüm dinamikleri bir şekilde Topçu Kışlası yanlısı yapacağına hiç kuşku duymuyorum.
Karşısına yine "koltuğunda gözü olan yalancılar" engel olarak çıkabilir. Ama olsun. Bu sefer yanına birkaç belediye başkanını alıp Kılıçdaroğlu'na "Bu adamın milletvekili olmasını istemiyoruz" demesine de gerek kalmaz. Gerekirse o başkanlarla birlikte AK Parti'ye geçer, yine de kafaya koyduysa Gezi Parkı'na Topçu Kışlası'nı yapar, haberiniz olsun...