Güneşin köyü Kandıra

Kandıra gezim sırasında, bana fazlasıyla yardımcı olan ve bir Kandıra sevdalısı rehber arkadaşım; Aygün Aynagöz (Kandıra Lisesi Mezunları Derneği Başkanı) ile kent merkezi ve köylerinde bulunan alternatif turizm potansiyeli olan yerlere gittik. İlgili kişilerle sohbet ettik. Onların görüş ve önerilerini yazdık ve fotoğrafladık… İlk rotamız sırasında; Kandıra’nın merkezinde bulunan 300 yıllık tarihi hamam işletmecisi Mehmet Yüksel’in çay ziyafeti oldu. Ardından;  Nardane-Ahmet Kuşçu’nun başlattığı 120 dönüm arazi üzerine kurulu organik bahçe ve 1200 çeşit Ata Tohumun saklandığı “Tohum Bankası”nı gezip gördük. Aslen Mersin’e bağlı Mut ilçesinden olan ve bir Yörük Hanım Ağası (Atatohum Anası) olan, adı gibi güzel ve bereketli Nardane Kuşçu, bir öğretmen titizliği ve disiplini içende bizi bilgilendirdi. Sonra, Kandıra’da Deniz salyangozu işi yapan Martaş Genel Müdürü Selçuk ve Salman Uztürk kardeşlerin işyerini görme şansımız oldu.

Kandıra merkezden Kefken’e giderken, ana yoldan yaklaşık 8 km uzaklıkta bulunan Baba Tepe’deki; Kocaeli Fatihi Akçakoca Bey’in Anıt Mezarı mutlaka görülmelidir. Burada gün batımı manzarasını fotoğraflamayı unutmayınız. Doyumsuz orman manzarası ile dikkat çeken kara yolu, bir hortum gibi bizi mavi denizin derinliklerine çekti. Altın kumsalı ve mavi bayraklı denizi ve dingin-sakin-yaşanılabilir kent özelliği olan Kefken kıyıları, Kefken Plajı, Kerpe Pembe Kayalıkları ve Balık lokantaları ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak ve kaçamak yeri olmuştur. Pembe Kayalıklara giderken, hemen yolun solunda bulunan Karagöz Restorantta yiyeceğiniz balık ve deniz ürünleri yanı sıra; organik yiyecekler ve içecekleri sunan işletmeci ve çalışanların güler yüzü ve konukseverliği; sizin buraya yeniden gelmeniz için yeterlidir…

Kandıra-Şerefsungur Mahallesi Tekkeli Köyünde, Roma Döneminden kalan Delikli Lahit Taşını ararken; Çakırcalı Köyü civarında Ahser Okyar’ın bahçe çardağında, kahve molası verdik… 

Öte yandan; Kandıra, Kocaeli’nin sanayisi gelişmeyen tek ilçesidir. İzmit-Kandıra arasında Kandıra F Tipi Cezaevi bulunmaktadır. Ve Kandıra son zamanlarda ne yazık ki, bu özelliği ile daha çok bilinmektedir. Ayrıca Kandıra halkının bir bölümü çalışmak için İzmit’e gitmektedir. Kandıra köylerinden İzmit’e yerleşenler çoğunluktadır.

Tarihçe

Kandıra’da; Antik Çağdan günümüze uzanan, pek çok uygarlık izleri bulunmaktadır. Bazı araştırmalara göre; MÖ: 7. yüzyılda, göç yoluyla bölgeye Misler, Bebrikler ve Megaralılar yerleşmiştir. Osmanlı Döneminde Akçakoca tarafından fethedilmiştir. Milli Mücadele döneminde, işgal altında bulunan dönemin Osmanlı başkenti İstanbul’dan, Ankara’ya geçmek için çokça kullanılan bir güzergaha sahip olmasından ötürü; İngilizlerin ve Yunanların işgaline uğruyor. Daha sonraki yıllarda, Türk Ordusunun zafer elde etmesiyle işgalden kurtulmuştur. Milli Mücadelede; Kandıralı Kuvayı Milliyeci Müfrezeleri özverili vatan savunmasındaki başarılı direnişleri; Atatürk’ün “Büyük Nutuk” kitabında yer almaktadır. Kurtuluş Savaşı yıllarında, Mareşal Fevzi Çakmak ve bazı ünlü komutanların Kandıra’da Batı Cephe Savaşlarını buradan yönettikleri bilinmektedir. Akçakoca Bey başta olmak üzere; Şair-yazar Muzaffer Uyguner, Salih Zeki Eyen, Niyazi Yelkencioğlu, 1974’de Dışişleri Bakanı Turan Güneş ve 1971’de zamanın Başbakanı Nihat Erim gibi pek ünlü (!) kişiler de Kandıralıdır. Mustafa Kandıralı gibi bazı ünlü sanatçıların memleketidir Kandıra…

Bizanslılar döneminde Kandıra’ya, santral anlamında kullanılan “Kentri” adı verilmiştir. Yörede kazılardan elde edilen eserler, İzmit Müzesinde sergilenmektedir. Bunlardan birisi de Salmanlı Muharremler Köyü’nde bulunan üzerinde öküz başı ve üzüm salkımı olan lahit ve Delikli kaya mezar taşı parçası bulunmaktadır.

Devamı haftaya…