Kadın; orta çağ dünyasındaki toplumlarda insan mı, değil mi tartışmalarının bile muhatabı olduğu, hatta uğursuz bir yaratık gibi görüldüğü; köle pazarlarında bir eşya gibi alınıp satıldığı; Arap Cahiliye toplumlarında ise değersiz ve gereksiz sayıldıkları için çocukken çöllerde canlı canlı kumlara gömülerek öldürüldüğü can yakıcı acımasız süreçler yaşadı. Kadın; nihayet kendince günümüz modern toplumlarında ki erkek ile eşitlenen, değer gören sosyal kadına kavuştu. Kadının değer görmeye başladığı ilkinki süreç İslam Medeniyeti sayesindedir. Kız çocukları diri diri kumlara gömülerek öldürülmekten İslam medeniyeti sayesinde kurtulup yaşam hakkına tekrar kavuşmuştur. “Cennet annelerin ayakları altındadır” diyen Allah’ın elçisi, eli öpülesi saygı değer anneler olarak kadını saygınlığa en yüce makama taşımıştır. “Ey insanlar şüphesiz biz sizi bir erkek ve dişiden yarattık” (Hucurat-13) Buyururken Yüce Yaratıcımız, yaratılışın ve yaşamın özünde erkekle beraber kadının ortak eşit rollere ve eşit değere sahip olduğuna dikkatimizi çekmiştir.
Hal böyle olunca toplumda anne makamında ki saygınlığa ulaşan kadın; eşiyle ve ailesiyle birlikte huzur ortamında sürdürülebilir mutlu bir yaşamı hak eder, bunu sağlamada üzerine düşenleri de yerine getirir. Kadın başta nikahı altındaki eşine tebessüm eder, gereksiz ve faydasız boş tartışmalardan uzak durur, kesinlikle eşine yalan söyleyerek onu aldatmaz; tartışırken bile güzel söz söyler, hakaret ve kötü sözlerden kaçınır, zira bilir ki şeytan böyle durumlarda aralarını bozar. Eşinin sözünü dinler, eşine saygılıdır. Namusunu kesinlikle korur. Erkekte eşine karşı aynen böylece davranır.
Maalesef günümüz toplumunda özellikle sosyal medyada kötü niyetli, insanların şeytanlarından ahlaksız bazı erkekler; bu platformlarda güya macera arayan kadınları sosyal medya hesabında toplayarak ya da hiç tanımadığı güzel kadın profillerinin peşine düşerek, mesajla vb. iletişime geçip kadınlara süslü cümlelerle yaklaşıp muhabbet ederek onlardan faydalanma gibi çirkin ve iğrenç emeller peşindedirler. Hiç tanımadıkları, niyetinin ne olduğunu bilemedikleri internette önüne çıkan her erkeğin kendisine zerre kadar faydası olmayacak uydurma yalan vaatlerine aldanıp macera arayan kendisini ve ailesini tehlikeye atan, uçurumun kenarına kadar gelen zavallı kadınların şiddete maruz kalarak hatta çoğu zaman öldürüldüklerine dahi şahit olmaktayız. Allah “Zinaya yaklaşmayın bu çok kötü bir yoldur” diye uyarırken, zinaya götürebilecek tüm aşamaları da yasaklamıştır. Örneğin nikah düşmeyen kadın ve erkeğin resmi işler ve çalışma ortamı dışında ki yakın samimi muhabbetleri, telefonda samimi konuşma ve mesajlaşmaları, sadece ikisi olduğu halde aynı araçta seyahat etmeleri, aynı yerde yalnız kalmaları da bu ayet kapsamındadır, dinen yasaklanmıştır. Anne çocuklarına güzel ahlakıyla model olmalıdır. Anne bir kadının eşine göstermesi gereken ilgi ve sevgiyi gaflete düşerek kendisine nikah düşmeyen yabancı erkeklere doğru yöneltmesi de bu ayet kapsamındadır, haramdır. Böyle yaklaşımlar dünya ve ahiret hayatında erkek olsun kadın olsun, insanı aciz durumlara düşüren saygınlığı tüketen, aileyi ve toplumu bozan, huzursuzluğa, psikolojinin ve ruh sağlığının bozulmasına kadar neden olan kötü ve tehlikeli huylardır. Ayrıca zina erkek için de, kadın için de büyük bir günahtır ki ahirette cezası da ağırdır. Zinanın kadının Fiziksel güzelliğine bile büyük zararı vardır. Kişinin ruh dünyasında derin yaralar açar; maddi manevi sıkıntılara, fakirliğe neden olur. Geçim sıkıntısı ve şiddetli geçimsizlik gibi birçok olumsuzluklar, hatta akla hayale gelmeyen bela ve musibetler, cezalar insanın başına gelir. Böyle durumlarda bir daha işlememek üzere kılınan her namazdan sonra bu günahtan tövbe edilip Allah’tan bağışlanma dilenmelidir. Ancak namuslarını koruyan sadık erkek ve kadınlara cennette büyük ödüller vaat edilmiştir.
Yüce Allah namusunu koruyan erkek ve kadınlara ahirette ki ödülün yanı sıra dünya hayatında da mutlaka yardım edecektir. ALLAH sevgisinden sonra nikahlı eşler ilgi ve sevgilerini sadece kendi eşlerine yöneltmelidirler. Zira: İnsanın hayatını, namusunu ve sevgisini paylaştığı en yakını nikahlı eşidir. Eşler zor ve sıkıntılı günlerde, hayatın zorluklarını birlikte karşılamada, hem de sürdürülebilir mutlu ve huzurlu bir yaşamın devamını ancak birlikte gerçekleştirmede buna layık olan nikahlı eş herkesten daha önde ve daha hayırlıdır. Allah’tan ve ahiretten korkan, şeytanlaşmış tehlikeli insanlara karşı kendisini ve namusunu koruyan kadınlara ve erkeklere selam olsun.