Yeni Kadirli Rotamız

Flaviopolis (Kadirli) Antik Kenti
Kadirli’nin tarihi derinliğini en iyi yansıtan yerlerden biridir. Roma Dönemine ait bu antik kentte sütunlu yollar, mozaikler, tapınak kalıntıları ve antik tiyatro izleri bulunur. Arkeoloji meraklıları için bölgedeki en etkileyici yerlerin başında gelir.

Ala Cami (Kadirli Ulu Camisi)
Hem cami, hemde kilise olarak kullanılmış olan bu yapı, Roma ve Selçuklu mimarisinin izlerini bir arada barındırır. Mozaikli zemin yapısı ve taş işçiliği ile dikkat çeken Ala Cami, Kadirli’nin simge yapılarından biridir.

Karatepe-Aslantaş Milli Parkı
Milli park her ne kadar Osmaniye merkez sınırlarında yer alsa da Kadirli tarafından da kolayca ulaşılabilir. Park içerisinde Karatepe Açık Hava Müzesi, Aslantaş Barajı, yürüyüş rotaları ve piknik alanları bulunur. Aynı zamanda Hitit dönemine ait kabartmalar ve yazıtlar da yer alır. Bu yere ileride daha geniş yer vereceğim.
Savrun Çayı ve Savrun Deresi
Kadirli’nin içinden geçen bu çay, çevresindeki doğal ortamla birleşerek huzurlu bir yürüyüş ve dinlenme alanı sunar. İlkbaharda taşkınlarla canlanan çayın çevresi, doğa fotoğrafçıları için harika kareler sunar.
Maksutoğlu Yaylası
Yaz aylarında serin havası, doğal çayırları ve yöresel yayla evleriyle öne çıkan bu yayla, doğayla baş başa kalmak isteyenler için birebirdir. Yürüyüş, piknik ve kamp gibi aktiviteler için uygundur.
Kadirli Kent Müzesi
Yöresel eşyalar, tarım aletleri, geleneksel kıyafetler ve Kadirli’nin geçmişine ışık tutan birçok obje bu müzede sergilenmektedir. Bir Anadolu Medeniyetleri ve etnografya müzesi özelliğini yaşıması yanı sıra; kültürel miras meraklıları için küçük ama bilgilendirici bir duraktır.

KADİRLİ’DE YERFISTIĞI TARIMININ DÜNÜ, BUGÜNÜ
Kadirli’de yerfıstığı tarımına ne zaman başlanıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber, Trakya’dan gelen göçmenler tarafından tohumunun getirildiği ve bölgemizde yetiştirilmeye başlanıldığı bilinmektedir. Kadirli İlçesinde, yerfıstığı tarımı hasadının mekanize olmaması nedeniyle uzun yıllar aile ziraatının dışına çıkamamıştır. Özellikle hasat zamanının pamukla aynı döneme rastlaması, işçi temini bakımından, çiftçilerimiz açısından önemli bir sorun oluşturmuştur. Son yıllarda, hasat makinelerinin bölgeye girmesiyle birlikte yerfıstığı ekim alanlarında önemli miktarda genişlemeler olmuştur (102.894 Da). Ancak, halen bölgemizde kısmen de olsa yerfıstığı hasadı elle yapılmaktadır.
Bölgemizde başlangıçta orjini belli olmayan ve halk arasında Osmaniye olarak bilinen ve tohum kabuğu rengi pembe olan çeşit üretilmeye başlanmıştır. Çeşidin ismi Osmaniye olmasına rağmen, üreticilerin büyük bir kısmı tohumlarını her yıl Silifke ve Anamur’dan temin etmişlerdi. 1991 yılında NC-7 çeşidinin ülkemizde tescil edilmesinden sonra, bölgemizde ağırlıklı olarak bu çeşit ekilmeye başlamıştır. Bu çeşidin tohum renginin saman sarısı renginde olması nedeniyle, başlangıçta tüccarlar tarafından fazla rağbet görmemiş, ancak daha sonra üretimin bu çeşide kayması nedeniyle pazarlamadaki sorunlarda kendiliğinden ortadan kalkmıştır. Bugün itibariyle bölgemizde üretilen yerfıstığının tamamına yakın kısmını NC-7 çeşidi oluşturmaktadır.
2007 yılı değerlerine göre Osmaniye ilinde 34.436 ton kabuklu yerfıstığı üretilmektedir. Bu miktar Türkiye üretiminin %40,4’ünü oluşturmaktadır. Bunun nedeni, bölgemizde birim alandan getirisi en yüksek olan bitki konumunda olmasıdır. Ayrıca, Osmaniye ili yerfıstığı ticaretinin merkezi konumunda olduğu için, pazarlamada sıkıntı yaşanmamaktadır. Kadirli ilçesinde sanayinin temelini yerfıstığı oluşturmaktadır. Yapılan değerlendirmelere göre Türkiye’de üretilen yerfıstığının %40,4’ü Kadirli’den karşılanmasına rağmen, %90’nına yakın kısmı Kadirli’’de pazarlanmaktadır.
Devamı haftaya…