
Ankara Garı ve Çamlık Lokomotif Müzesi
Ankara Garı, Türkiye’nin başkenti Ankara’nın Altındağ ilçesi Hacı Bayram Mahallesinde yer alan TCDD’ye ait hemzemin ana tren istasyonudur.
Günümüzde TCDD 2. Bölge Müdürlüğüne ev sahipliği yapan ve İstanbul-Haydarpaşa – Ankara demiryolunun bitiş ve Ankara – Kars demiryolu’nun başlangıç noktası olan garın ilk binası, Chemins de Fer Ottomans d’Anatolie / Osmanlı Anadolu Demiryolları (CFOA) Şirketi tarafından inşa edilerek, 31 Aralık 1892’de hizmete girmiştir.

CFOA Şirketi, 1924’te ilk devlet demiryolu şirketi olan Chemins de fer d’Anatolie Baghdad / Anadolu – Bağdat Demiryolları (CFAB) Şirketi tarafından idare edilmeye başlanmış, 1927’de CFAB Şirketi devletleştirilmiş ve şirketin işlettiği hatlar ve tren istasyonları Devlet Demiryolları ve Limanları İdaresi (DDYL)’nin denetimine girmiştir. DDYL ise, 1929’da yerini -o sıralar adı Devlet Demiryolları Umum Müdürlüğü olan- TCDD’ye bırakmıştır. Ankara’nın başkent olmasıyla birlikte yetersiz kalan ilk gar binasının yerine, TCDD tarafından inşa edilen yeni gar binası 30 Ekim 1937’de hizmete girmiştir.

1924 yılına ait olan yapı, Demiryolları Mimarlarından Kemal Suha Esen tarafından “Ankara Oteli” olarak projelendirilmiş, ancak hiç bu kimliği ile yaşama geçirilememiştir. 1990 yılında yönetim kurulu kararıyla da demiryolları mimarlarınca “TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi” olarak aslına uygun restore edilip, faaliyete geçirilmiştir. Müzede yer alan bütün eserler, demiryollarında Demiryolcular tarafından kullanılmış oluşlarının yanı sıra da dikkate değerdir. İki katlı olan yapının bir de yarım bodrum katı bulunmaktadır. Girişte anıtsal taç kapı olanca heybeti ile ortada yer almaktadır. İki büyük kanatlı ahşap kapı masif olup içeriye açılmaktadır.. Kilit kemerler ile tüm cephelerin tamamı Ankara taşı ile kaplıdır. Ön ve yanda iki balkon yer alır. Girişin zemini İzmir karosu/malta taşı kaplıdır. Desenleri gri-beyaz zeminde gri-siyah renkte sekiz kollu rüzgar gülü motiflidir. Yüksek tavanlar yapının dönem özelliğindendir.

Bu açık hava müzesinde pek çok eski vagon ve lokomotifler bulunmaktadır. Benim için en ilginç olanı ise; 1943 yılında Alman Diktatör Hitler’in Türkiye’yi tehditi üzerine, İstanbul Topkapı Sarayı ve öteki müzelerde bulunan Kutsal Emanetler ve devletin gizli belge ve kıymetli evraklarını 391 sandık içinde 48 vagonla, 1947 yılına dek saklanmak üzere, Niğde’ye giden kara tren de bu müzede korunmaktadır. “Sıkıntılı Seneler, Kutsal Emanetler Güvende-Niğde’de” adlı belgesel çekmiştim (2010).

NOT: Ankara Garı içinde bulunan TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi’nin tasarımı yapımı ve kaynakların toplanıp hizmete açılmasında; adı geçen müzenin açılışında büyük özveri gösteren emekli Müze Müdüresi sevgili Servet Sarıaslan ve Demiryolları Kitabı yazarı, şair sevgili arkadaşım Ümit Sarıaslan’ın ve oğulları Ekin’in katkıları çok büyüktür. Onların kıymetini Ankaralılar bilmese de, kendilerini ayakta alkışlıyorum. Ayrıca, her Ankara’ya gidişimde bana rehberlik eden; Ulukışla Ortaokulu Müdürüm Adil Aral (1966), Niğde Lisesi Felsefe Öğretmenim Nazım Bayata (1969) ve Karamanoğlu Mehmetbey’in Ermenek Balkusanlı torunu Habip Çalışkan’ın, bu çalışmamdaki katkıları için kendilerine sonsuz teşekkür ederim… Geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı sevgili Gülsüm Bor’u da hiç unutamıyorum… Bu Ankara sevdalısı dostlarla, Başkent Ankara bir başka güzel…

Anadolu’nun bir başka coğrafyasında buluşmak dileğiyle… Anıt Kabre bir selam çakıp, Başkent’ten ayrılma zamanı geldi. Sorunlardan uzak ama sorunların çözümüne yakın; barış içinde kararlı, umutlu, sağlıklı ve mutlu gezmeler…
Son…