Dünkü yazımda Abdülvahit Küzecioğlu'ndan söz etmiştim. Bugün de devam edeceğim. O yıllarda halkın merakı ve ilgisi radyo dinlemekti. Ortadoğu'da en çok BBC'nin Arapça ve Türkçe yayınları dinleniyordu. Küzecioğlu'nun bu radyoda yayınlanan bantları, Irak'taki Türkmen toplumu arasında büyük bir heyecan yaratmıştı. Kerkük Divanı, gazeller ve türküler onun sesinden ilk defa radyodan duyuluyor, herkesin belleğine kazınıyordu. Bir anda ünlenmişti. Dönüşünde büyük bir kalabalık karşılamıştı. .
Abdülvahit Küzecioğlu Türkmen yazarı Ata Terzibaşı'yla 1956 yılında Türkiye'ye geldi. İstanbul Radyosu'nda Nida Tüfekçi'yle tanıştı. Kerkük hoyrat ve türkülerini banda aldı.
Bu gezi de Abdülvahit Küzecioğlu'nun sanat hayatının bir dönüm noktasıydı. Nida Tüfekçi ve birçok sanatçı ondan türküler ve hoyratlar derlediler, notaya aldılar ve repertuara kazandırdılar.
Abdülvahit Küzecioğlu hoyratların ve Kerkük türkülerinin önemli bir kaynağıydı. Türkmen sanatına gönül veren sanatçıların yetişmesinde katkı sağlıyordu. Bunlardan biri Abdurrahman Kızılay'dı.
1959 yılının şubat ayında Bağdat Radyosu'nda Türkmence bölümü Abdülvahit Küzecioğlu'nun sesiyle yayın hayatına başladı. Okuduğu yüzlerce türküyle, Telafer'den Mendeli'ye kadar Irak'ta yaşayan Türkmen toplumu üzerinde derin ve unutulmaz etkiler bıraktı.
Irak'ın ünlü kardeş müzisyenleri Cemil Beşir ve Münir Beşir'in de ilgisini çeken Küzecioğlu, onlarla yakın dostluklar kurdu. Kemanî Cemil Beşir'in eşliğinde ilk taş plağını doldurdu. Plağın bir yüzünde programımızın başında İclal Akkaplan'ın okuduğu "Altın yüzük yeşil kaş" türküsü, diğer yüzünde "Ay dolanaydı gün dolanaydı / Yârın tek tek yürüyüşü mende olaydı" bağlantılı türkü bulunmaktaydı.
Bu türküyü Abdülvahit Küzecioğlu'nun kendi sesinden dinletiyoruz:
Türkiye'de Nida Tüfekçi, Saniye Can, Neriman Tüfekçi, Nezahat Bayram, Nurettin Çamlıdağ, Mustafa Geceyatmaz, Sevim Şentürk, Muzaffer Akgün, Abdurrahman Kızılay, Mehmet Özbek ve daha bir çok sanatçı da Küzecioğlu'ndan derlenen Kerkük türküleri severek okuyorlardı. Azerbaycan'da başta Zeynep Hanlarova olmak üzere bütün sanatçılar Küzecioğlu rüzgârı estiriyorlardı.
Küzecioğlu, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, davudî sesiyle başta Kerkük olmak üzere, bütün Irak Türkmen müziğinin özgün ve geleneksel icrasını büyük bir ustalıkla sergiledi. Otuzun üzerindeki taş plak doldurmuştu. Yalnız Türkmeneli'nde değil, Türkiye ve Azerbaycan'da da ünlenmişti. Kerkük Petrol Şirketi'nden emekli olduktan sonra sanatını bir süre daha sürdürdü. 1990'dan sonra aktif sanat hayatından çekildi. Ancak çok özel konserlere ve TV programlarına katılıyordu.
Abdülvahit Küzeci Kerküklü Türkmen Şairler Muhammet Sadık, Mustafa Gökkaya, Osman Mazlum, Mehmet İzzet Hattat, Hasan Görem, Nesrin Erbil, Felekoğlu, Necmettin Esin, Erşat Hürmüzlü, Şakır Sabır Ziraatçi, Remzi Hünkar, İzzettin Abdi Bayatlı, Ahmet Otrakçıoğlu ve Azerbaycanlı Samet Vurgun, Resul Rıza ve Türkiye'den Âşık Veysel gibi şairlerin şiirlerini besteleyip okuyarak Türk Dünyası müziğine kazandırmıştı. Kerkük Televizyonunda görüntülü olarak elli, Bağdat Türkmence Radyosu arşivinde beş yüz civarında türküsü bulunuyor.
Abdülvahit Küzecioğlu 16 Mayıs 2007 Çarşamba günü Türkmeneli Televizyonu'nda sunulan "Kaleden Kaleye" programında okuduğu son hoyratında sağ kaldığına şöyle şükretmişti:
Sağ Kalanı
Yıktılar Sağ Kalanı
Parmaktan gösterirler
Bugünde sağ kalanı
Bez ara
Degme candan bezera
Milleti, Türkmeni düşünmessen
Türbeyi kaz bez ara
İçer devar
Saf sudan içer davar
Bakmayın özüm güler
Ne var, içerde var
Türkmen müziğine vakfeden büyük usta Küzecioğlu, son günlerini doğduğu, büyüdüğü yaşadığı vatanı Kerkük'teki evinde hasta yatağında geçirmişti. Ara sıra sanatçı ve hayranları tarafından ziyaret ediliyordu. 29 Haziran 2007 Cuma günü gecesi hayata veda etti. 30 Haziran 2007 Cumartesi günü Kerkük'ün Musalla mezarlığında toprağa verildi. Ruhu şad olsun.
Küzecioğlu'nun türküleri, hoyratları gönüllerimizde yaşıyor. Türk dünyası ve Türkmen halkı onu yaşatacak.