Lozan Antlaşması ile hayata geçirilen Türk-Yunan nüfus mübadelesinin üzerinden geçen bir asrı aşkın süreye rağmen, ayrılığın ve kavuşmanın hikayeleri Büyükçekmece’de yankılandı. Büyükçekmece Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen anma törenine ilçe protokolü, mübadil dernekleri ve Yunanistan’dan gelen konuklar katıldı.

GÜLCEMAL VAPURU’NUN ANISI KÜLTÜR EVİ’NDE YAŞAYACAK

Günün en anlamlı açılışlarından biri, adını Selanik, Kavala ve Girit’ten binlerce mübadili Türkiye kıyılarına taşıyan efsanevi 'Gülcemal' vapurundan alan Mübadele Kültür Evi oldu.

Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, açılış konuşmasında mübadelenin sadece bir göç olmadığını vurgulayarak, "Mübadele yalnızca bir yer değişikliği değil, sandıklara sığdırılan anılar ve yarım kalan hayatlardır. Gülcemal ismi, mübadillerin hafızasında yeni yurdun kapısı, o zorlu yolculuğun simgesidir. Bu kültür evi, geçmişin tanıklığını koruyan yaşayan bir mekan olacak."

DENİZE BIRAKILAN KARANFİLLER VE TEMSİLİ KARAYA ÇIKIŞ

Anma programı kapsamında, 103 yıl önce mübadillerin karaya ayak bastığı ilk noktada duygusal bir temsil gerçekleştirildi. Katılımcılar, mübadele yollarında hayatını kaybedenlerin anısına denize karanfiller bırakırken; Yunanistan Volos Belediyesi Müzik Okulu Korosu’nun seslendirdiği ezgiler törene hüzünlü bir atmosfer kattı.

'İNSANİ SÖYLEM, DEVLETLER İÇİN BİR KAZANÇTIR'

Büyükçekmece Kaymakamı Ali İkram Tuna ise yaptığı konuşmada, göçlerin toplumsal bellek üzerindeki derin izlerine değindi. Sivil toplum kuruluşlarının politik söylemlerden uzak, tamamen insani bir yaklaşımla bu anmayı gerçekleştirmesinin önemine dikkat çeken Tuna, bu barışçıl tavrın gelecek nesiller ve devletler arası ilişkiler için büyük bir kazanç olduğunu belirtti.

Kaynak: İHA