Ne kadar uzak dursak da televizyon kanallarındaki üç beş diziyi takip etmekten kendimizi alamıyoruz. Akşam haberlerini izlemeyi alışkanlık ettiğim kanalın, haberler sonrasında yer alan dizilerine takılıyordum. Türlü uyarılarımıza rağmen, kanalın imajına yakışmayan saçma sapan filmleri, onar, on beşer kez yayınlaması, vurdulu kırdılı cinayet, tecavüz entrikalar dağ başı kanunları üzerine kurulmuş, insanların sinek, sivrisinek gibi patır patır öldürüldüğü dizileri ısrarla yayınlaması, okumuş, yazmış, düşünen insan gibi insan olan izleyici kitlesini yavaş yavaş başka kanallara kaptırdı. Onlarca gün “yakında”, “yakında” diye reklamlarla duyurulan dizinin ismini öğrendiğim anda ne kadar devam edeceğini ne zaman final diyeceğini kestirebiliyorum. Zaman buldukça veya tesadüf ettikçe baktığım dizilerden biri yazımın muhatabı olan kanalda “Kıskanmak” adıyla yayınlanıyor.
Özgü Namal, Selahattin Paşalı, Mehmet Günsür, Hafsanur Sancaktutan, Beril Pozam, Hande Doğandemir, İpek Tuzcuoğlu, İştar Gökseven, Rozet Hubeş, Cem Uslu, Dilara Aksüyek, Lila Gürmen, Zeynep Yüce ve Ayda Aksel gibi oyuncular yer alıyor.
Kıskanmak, aile içinde bastırılmış duyguların, güç entrika çatışmalarının gölgesinde şekillenen kırık bir çocukluğun hikâyesini anlatıyor. Anne sevgisinden yoksun büyüyen Seniha, kendisinden çalınan hayatı geri almak ve acıların hesabını sormak için çıktığı yolculukta yazgısını da değiştirebilecek mi? Bunu dizinin kalan bölümlerinde göreceğiz.
Anlatmak istediğim, eserde yer alan kahramanların karakterizasyonu ve karakterlerinin ruh halinin olay örgüsünün önüne geçmesi değil.
Dizinin jeneriğinde, küçük puntolarla yazılmış “Nahit Sırrı Örik”in Kıskanmak adlı kitabından uyarlanmıştır” akışını görmüşsünüzdür.
Kimdir Nahit Sırrı Örik?
Kendileri unutulmuş, eserleri yaşayan bir sanatçı. Kıskanmak romanını 2009'da Zeki Demirkubuz filme almıştı. Nergis Öztürk, bu filmdeki Seniha rolüyle 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanmıştı.
Kemal Bekir, Örik'in Sultan Hamid Düşerken isimli romanını 1976 yılında Düşüş ismiyle oyunlaştırmıştı. Eser, 2002 yılında Ziya Öztan tarafından Abdülhamit Düşerken adıyla filme çekilmişti.
İlk öyküsü "Zeynep le courtisane" (Kibar Fahişe Zeynep) Fransa'daki yayınlanan Örik’in,
"Eve Düşen Yıldırım" adlı eseri Show TV’den diziye uyarlanmıştı. Yıldız Olmak Kolay mı, Tersine Giden Yol ve Turnede Bir Artist Öldürüldü adlı romanlarını da anmak gerekir.
“Sönmeyen Ateş (1933), Muharrir (1934), Alınyazısı (1952)” adlarını taşıyan oyunları bulan yazarın hikâye kitapları şunlar: Kırmızı ve Siyah (1929), Sanatkârlar (1932), Eski Resimler (1933), Eve Düşen Yıldırım (1934).
Nahit Sırrı Örik’in inceleme kitapları arasında “Edebiyat ve Sanat Bahisleri (1932)”, “Tarihi Çehreler Etrafında (1933)”, “Roman ve Hikâye Hakkında Bir Kalem Denemesi (1933)”, “Hayat ile Kitaplar (1956)” adlı kitapları anabiliriz.
Anadolu (1939), Bir Edirne Seyahatnamesi (1941) ve Kayseri-Kırşehir-Kastamonu (1955) adlı kitapları gezi notlarını içeriyor. Hatıra kitapları arasında, “Eski Zaman Kadınları Arasında” bulunuyor.
Nahit Sırrı Örik’in dedesi Divan sahibi Oltulu Ahmet Nafiz Paşa, babası Şûrâ-yı Devlet Âzâsı, Shakespeare'den iki oyun çevirmiş olan Hasan Sırrı Bey'di. 22 Mayıs 1895 tarihinde İstanbul'da doğdu. Osmanlı konaklarının etkisiyle tarihi bir atmosferde büyüdü. I. Dünya Savaşı'nın ikinci yılında yurt dışına çıktı. Cumhuriyet'in ilânından sonra 1928 yılında Türkiye'ye döndü. 1933 yılında Yaşar Nabi ile birlikte Varlık Dergisi'ni çıkardı. 18 Ocak 1960 tarihinde İstanbul'da öldü.
Edebiyat çevrelerinden dışlanmıştı. Bu dışlanmada özel hayatındaki cinsel tercihlerinin etkili olduğunu söyleyenler vardı. Yusuf Ziya Ortaç kendisi hakkında "Kırıtarak gelirken uzaktan Nahid Sırrı / Sanırım pantolonlu ceketli bir kız gelir" diye yazmıştı. Yazı hayatında Selim İleri’yi etkilemişti.