Uzun yürüyüşlere özlemliyim. Akşam haberlerini dinledikten sonra, eşimin kolunda evimizin çevresinde bin adıma yakın tur atıyorum. Sonra ıssız ve sessiz kalan deniz kenarına inip kıpır kıpır dalgalarla konuşuyorum. Sanki kulaklarımın ağır işittiğini biliyor ki, bazen sesini yükseltiyor, köpükleri ayaklarımın ucuna kadar ulaşıyor. Artık güneş beni beklemeden batıyor. Ufuktaki kızıllığın dağılmasını seyrediyorum. Ah! Ne olurdu sesim güzel olsaydı da herkes duysun diye bağıra bağıra şarkı söyleseydim. Bu akşam da içimden söyler oldum:

“Enginde yavaş yavaş

Günün minesi soldu

Derdim bana arkadaş

Bugün de akşam oldu

Gölgeler indi suya

Kuşlar vardı uykuya

Gurbeti duya duya

Bugün de akşam oldu

Su uyur fısıldaşır

Gider yâre ulaşır

Yolcu yolda yaraşır

Bugün de akşam oldu”

Biliyorum, Sadettin Kaynak’ın hicaz şarkısı olduğunu. Bir an güftekârının adını aklıma getiremedim. Sonra hemen şimşek çaktı. Hep Sadettin Kaynak’la birlik de onu da anardım: Eve girince, bilgisayarımın başına geçtim. Vecdi Bingöl’ün sözlerini yazdığı şarkılardan hepsi öksüz sandığım yüreğimi duygu girdabına sürükler;

“Âşıka Bağdat Sorulmaz – Münir Nurettin”, “Ay dalgalanırken suların oynak izinde -Artaki Candan”, “Ay doğarken gecelerde –Sadettin Kaynak”, “Ayrılık yaman kelime - Selahaddin Pınar”, “Ayrılık yarı ölmekmiş - Selahattin Pınar”, “Bana derler külhanlı - Kadri Şençalar”, “Bu gece düğün dernek - Sadettin Kaynak”, “Bu gece mehtabı koynuna almış – Sadettin Kaynak”, “Bülbülüm gel de dile - Sadettin Kaynak”, “Derman kar eylemez, ferman dinlemez - Sadettin Kaynak”, “Dertliyim ruhuma hicranımı sardım da yine – Sadettin Kaynak”, “Erdi bahar sardı yine neşe cihanı - Münir Nurettin Selçuk” , “Gönlümün içindedir gözden ırak sevgilim - Sadettin Kaynak”, “Havalandı gönül kuşu - Münir Nurettin Selçuk”, “Leyla, Leyla acep neden ses vermiyor feryadıma - Sadettin Kaynak” , “Leyla bir özge candır, kara gözlü ceylandır - Sadettin Kaynak” ….

Bu şarkılarının sayısını iki yüze yaklaştırabilirsiniz. Yanlarına bestekârlarını da yazdım. Dillerden düşmeyen iki yüze yakın şarkının sözleri A. Vecdi Bingöl’e aitti.

A. Haydar Kalkandelen’in hazırladığı ve Kemaliyeliler Derneği’nin yayınladığı Vecdi Bingöl ile ilgili bir kitapçık elime geçmişti. Başka bir kitaba rastlamadım.

Vecdi Bingöl’ün Kemaliyelilerle ne ilgisi var diye sorabilirsiniz. Anlatayım: Vecdi Bingöl, 1885 yılında eski adıyla Eğin olan Kemaliye’nin Bahça Mahallesinde doğmuş. Babası Mehmet Vahdi Efendi aydın bir eğitimciymiş. Vecdi Bingöl, genel kültürünü babasından almış. Küçük yaşlarında Kur'anı hıfzederek hafız olmuş. Orta öğrenimini Eğin'de, lise dengi öğrenimini İstanbul' da Darül Mualliıninde yapmış ve öğretmen olmuş. İstanbul’un çeşitli okullarında öğretmenlik yapmış.

Sözünü ettiğim kitapçıktan öğrendiğime göre, 1973' de çok sevdiği Çengelköy' de ölmüş. Zarif tavırları, dürüstlüğü ile örnek bir beyefendiymiş. Her zaman İstanbul Türkçesi ile konuşur, herkesi saygılı davranışlarla karşılar, konuşmaları zevkle dinlenirmiş

Vecdi Bingöl’e güfte fabrikatörü diyebiliriz. Şiirleri en çok bestelenen şair niteliğini koruyor. Eğinli olması nedeniyle Kemaliyeliler Derneği gurur duydukları hemşerilerine vefa örneği göstermişlerdi. ve bu kitabı yayınlamışlar.

Vecdi Bingöl’ün argo deyimle damardan giren şiirleri ile besteleyen bestekârlardan örnekler vermeyi sürdüreyim:

Birkaç örnek de biz ekleyelim: “Hoş geldin ilimize- Sadettin Kaynak”, “Kalplerden dudaklara yükselen sesi dinle – Sadettin Kaynak”, “Menekşelendi sular, sular menekşelendi- Sadettin Kaynak”, “Söyle sevgili sevgili söyle – M. Nurettin Selçuk”, “ Niçin Baktın bana öyle – Sadettin Kaynak”, “ Ne yaptım kendimi nasıl aldattım - Sadettin Kaynak” , “ Yine o menekşe gözler aralı – Kadri Şençalar”…