Ortadoğu denkleminde Kürtler hem ABD hem de Rusya için "joker" haline geldi. "Kürtler" derken bir etnik tanımlama olarak algılamayın bunu. Çünkü, bu tanımın içinde halk yok, sadece silahlı örgütler var. Emperyalistler "Kürt" deyince Türkiye'de PKK, Suriye'de PYD, İran'da PJAK'ı anlıyor. Barzani'nin başında bulunduğu IKBY, Irak'ta uzun yıllar "isyancı teröristler" olarak adlandırıldı. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Türkiye'de yaşanan isyanları saymazsak eğer, Barzan aşiretinin verdiği mücadele, Kürt tarihinin en uzun soluklu mücadelesi diyebiliriz.
Türkiye'de bazı aşiretleri ayaklandırarak sözde Kürt isyanı çıkararak Musul ve Kerkük sorununda avantaj elde eden İngiltere, 1943'te ayaklanan Barzanlara karşı Irak yönetimini desteklemişti. Çünkü, İngilizlerin derdi Kürtler değil, Irak'ın petrolleriydi ve Kut'ül Amare hezimetinin ardından elde ettikleri avantajın kaymağını sıyırma zamanıydı.
İngiliz destekli Bağdat yönetimine direnemeyen Mustafa Barzani, 10 bin kişiyle İran'a sığınmak zorunda kalmıştı. Mustafa Barzani'nin bayrağını 1979'da oğlu Mesud Barzani aldı. Bağdat'ın pasaport vermediği Mesud Barzani, BOP süreci başlayana kadar cebinde Türkiye Cumhuriyeti pasaportuyla dolaştı ülke ülke ve aşiret liderliğinden "Kürdistan liderliği" gibi daha cakalı bir unvan taşıdı.
Şimdiki unvanı ise Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani... BOP'la kazandığı özerkliği de "bağımsız devlet"e dönüştürmek için çabalıyor. IŞİD'e karşı savaştığı Musul'u da Bağdat'la bölüşerek taçlandırmak istiyor son 15 yıllık başarı hikayesini.
* * *
Suriye'deki örgüte her ne kadar PYD denilse de, "Suriye PKK'sı" daha doğru bir tanım. Abdullah Öcalan'ın Suriye temsilcisi Salih Müslim, Türkiye'ye de elini kolunu sallayarak gelip giden bir isimdi. Hatta Suriye iç savaşının şiddetlendiği dönemlerde de defalarca Türkiye'ye gelip, çeşitli temaslarda bulunmuştu. Şimdi Türkiye'ye gelemiyor, terörist olarak hakkında yakalama kararı var. Ama Suriye PKK'sının başı, ABD ve İngiltere'nin desteğiyle Suriye müzakerelerinde masanın kenarında yer almayı başardı.
Suriye'nin Türkiye sınırının büyük bölümünü elinde tutuyor Salih Müslim'in başında bulunduğu Suriye PKK'sı. Cerablus'tan El Bab'a kadar olan bölge dışında neredeyse 900 kilometrelik Suriye sınırımızın tamamı PKK'nın kontrolünde.
1939 tarihinde Türkiye'ye yerel meclis kararıyla katılan Hatay'ın hemen kıyısını da elinde tutuyor örgüt. Fırat Kalkanı ile Cerablus-El Bab arasına müdahale edilmeseydi, Suriye PKK'sı ile Akdeniz arasında sadece Hatay kalacaktı.
* * *
ABD, Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde bölgede kalıcı hale gelebilmek için IŞİD canavarını yarattı, ardından onunla mücadele için ittifaklar oluşturmaya başladı. IŞİD gibi bir örgütün olmadığı Suriye'de ve Irak'ta ABD'ye ihtiyaç olmadan birçok sorun yerel dinamiklerle çözülebilirdi. Bu imkânsız kılındı yani.
Irak'ta Barzani kuvvetleri, Suriye'de PYD sözde İslâmcı cihatçılardan oluşan sapkın IŞİD'e karşı savaşan "özgürlük savaşçıları" oldu bir anda. IŞİD işgalini önlemek için Türkiye topraklarını kullanarak Kobani ve Rojava'ya geçen Barzani Peşmergelerinin nasıl büyük coşkuyla alkışlandığını hatırlayın...
Barzani Peşmergeleri, Suriye'nin kuzeyinde Suriye PKK'sı ile kucaklaştı, IŞİD'i püskürttü, silahlarını da orada bırakarak tekrar Kuzey Irak'a döndü. ABD, "şehir savaşları" pratiğine kavuşmuş Suriye PKK'sını "kara birlikleri" şekilde eğitime tabi tuttu ve bugün o bölgede bir "yerel ordu" var.
Ankara Antlaşması ile egemenlik hakkımızın bulunduğu Süleyman Şah Türbesi'nin bulunduğu Menbiç'i de de, türbenin taşındığı Suriye Eşmesi de Suriye PKK'sının hakimiyeti altında. ABD verdiği sözü tutmadığı için... ABD, Suriye PKK'sını ağır silahlarla donatmaya devam ediyor. ABD'li Cumhuriyetçi Senatör John McCain, Ankara'dan önce Suriye PKK'sını ziyaret ediyor...
* * *
Oyuna Suriye'de dahil olan Rusya, Tahran ve Şam'la ittifakla büyük avantajlar elde etti ve ABD'nin hızını da yavaşlatmayı başardı. Esad'ın koltuğunu kurtarmasını da.
Rusya, Kürt kartını da elinde tutabilmek için kritik adımlar attı son dönemde. Uzun süredir bir araya gelemeyen Kürt örgütlerini Moskova'da aynı masada buluşturdu. Bunu, Barzani ile yaptığı petrol anlaşmasıyla pekiştirdi. Anlaşmayı Barzani'nin haber ajansı Rudaw şöyle duyurdu:
"Kürdistan Bölgesi Hükümeti, Rus petrol şirketi Rosneft ile önemli bir anlaşma imzaladı. Londra'da düzenlenen haftalık petrol konferansı çerçevesinde Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile Rosneft Petrol Şirketi arasında imzalanan 3 yıllık anlaşmaya göre, Rosneft Kürdistan petrolünü satın alarak dünyadaki rafinerilerine taşıyacak. Anlaşma, petrol endüstrisi (arama ve üretim), altyapı çalışması ve ticaretini kapsıyor."
Yumurtalık-Kerkük Petrol Boru Hattı ne oldu peki?
ABD ve Rusya bir taraftan Rakka'ya gitmemiz için bizim sırtımızı sıvazlarken, diğer yandan eski-yeni terör örgütlerini "Kürt halkının temsilcisi" yerine koyarak imtiyaz üzerine imtiyaz veriyor. PKK için neler planlıyorlar, henüz bilemiyoruz. Sizin bir fikriniz var mı?