29 Mart 2025 tarihinde gerçekleşen ve Türkiye’nin hafızasına 'anlaşılamayan sessiz çığlık' olarak kazınan olayda yeni bir perde açıldı. Hatice Yalman, öldürülmeden dakikalar önce sığındığı bir büfede kamera kayıtlarına yansıyan o meşhur el işaretini yapmış, ancak büfe çalışanı bu hayati çağrıyı fark edememişti. Olaydan kısa süre sonra motosiklet kazası ihbarıyla bulunan Yalman’ın, aslında darp edilerek ve başına taşla vurularak katledildiği ortaya çıkmıştı.

DURUŞMADA ACILI BABANIN İSYANI

Tokat 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşmasına tutuklu sanık Mustafa Koç ve ona yardım ettiği iddia edilen diğer sanıklar katıldı. Duruşma salonunda duygu dolu anlar yaşandı. Hatice Yalman'ın babası Duran Yalman, sanık kürsüsündeki Mustafa Koç’a bakara, "Benim çocuğumu getir. Yarım saatliğine alacağım deyip götürdü. Çocuğumu geri getirsinler!" diyerek haykırdı. Acılı baba, yaşadığı büyük üzüntü ve gösterdiği tepki sonrası salon dışına çıkarıldı.

SAVCI MÜEBBET HAPİS İSTEDİ

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı; sanık Mustafa Koç ve ona yardım-yataklık yaptığı öne sürülen diğer şüpheliler için 'Kasten adam öldürme' suçlamasıyla müebbet hapis cezası talep etti. Yapılan incelemelerde, Yalman’ın vücudundaki izlerin kazayla değil, ağır darp ve olay yerinden 400 metre uzakta bulunan kanlı taşlarla uyumlu olduğu kesinleşmişti.

KARAR DURUŞMASI MART AYINDA

Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlamaları için ek süre vererek duruşmayı 6 Mart 2026 tarihine erteledi. Kamuoyu, uluslararası literatürde hayat kurtaran o işaretin bu kez adaleti getirip getirmeyeceğini bekliyor.

Kaynak: İHA