Bazen sonunda söyleyeceğinizi başta söylemek istersiniz. Eğer parlayışını sürdüren bir çift yıldıza, sanat dünyasına doğacak aydınlığa tanıklık etmek; kulaklarınıza tatlı bir güzellik ziyafeti ile buluşturmak istiyorsanız, davetimi unutmayınız. 16 Şubat Pazartesi günü İş Sanat’a bilet arayınız. İş Sanat’ın “Parlayan Yıldızlar” konserlerinin yedincisinde geleceğin solistleri Tolga Bilget (piyano) ve Cahide Gür’ü (fagot) dinleyiniz. Kuşkusuz hak edecekleri alkışları vermekten geri kalmayacaksınız.
Atalarımızın atalarının yaşadığı zaman şeridinde, günümüzün genetik bilimleri bilinmediği için, gelenek göreneklerinin saptamalarını “teşbihte (benzetmede) hata aranmaz” düsturu ile doğada canlı, cansız varlıklar üzerine sözlerini, deyimlerini var etmişlerdi:
Örneğin, anne baba, aile nasılsa, çocuk da onlara benzer, aslından uzaklaşamaz kanısını; “asil azmaz bal kokmaz, kokarsa yağ kokar; nesli ekşi ayrandır," şeklinde söylemişler. Çocuğun iç ve dış dünyası, hal ve hareketleri ailesinden izler taşır, anlamında “armut dibine düşer" sözünü kuşaktan kuşağa aktarmış, aile bağlarının gücünü anlatmışlar.
Atalarımız, kimi deneyimlerini, “ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur.” atasözü ile anlamışlar. Kimi de “Keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar. Aslı ne ise nesli de odur,” sözü ile anlatmışlar. Örnekleri çoğaltabiliriz. Oysa bugün bilim adamları şöyle bir cümle kuruyorlar: “Müzik, önemli genetik arka plana sahip karmaşık bir fenotiptir. Müzisyenler ve aileleri üzerinde yapılan çalışmalar, lokusların (örneğin, 4q22) ve belirli genlerin (vazopressin reseptörü 1α ve serotonin taşıyıcı) katkısını vurgulamıştır.”
Şöyle açıklayabiliriz: Türlü güzel sanat yetenekleri aynı zamanda “uysal, agresif, kriminal, neşeli, üzgün, ihtiyatlı, kendine güvenli, kötümser, iyimser, utangaç, sessiz, gürültücü, inatçı benzeri haller genetiklerindeki kodlarda nesillere aktarılıyor.
Bildiğim kadarıyla Tolga Bilget’in anne tarafından dedesinin dedesi, Sivas Şarkışla’da Aşık Ahmet veya Aşık Yesari adlarıyla bilinen bir halk şairi ve halk türküleri aktarıcı ve kaynak kişisiydi. Dedesi, genç yaşta kaybettiğimiz Dr. Şükrü Çeliker, iyi bir tıp adamı olmasıyla birlikte yazardı ki, “Bir Yaşam ki” adlı romanı yayımlanmıştı.
Tolga Bilget’in annesinin dayıları İhsan ve Ahmet Öztürk, günümüzün halk müziği alanında duayen sanatçıları, beste, derleme içre alanlarında hizmetleri baha biçilmez değer taşıyor.
Annesi Gonce Bilget, 1975 yılında doğdu. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yaylı Çalgılar Ana Sanat Dalı keman bölümünü kazandı. 1996 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Lisans bölümünü bitirdi. Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrasına girdi. 2000 – 2007 yıllarında Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2007 yılından beri Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarında öğretim görevlisi olarak çalışıyor.
2011 yılında İstanbul’da doğan Tolga Bilget, 2018 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarını kazandı. 2020 yılından bu yana Eser Bilgeman ile piyano eğitimini sürdürüyor.
2019’da Pera Uluslararası Piyano Yarışması’nda kendi yaş kategorisinde ikincilik ödülü aymıştı. İkinci ödülü, 2024 yılında Iaşi Piyano Yarışması’ndan geldi. 2025 yılında VI. Uluslararası Adana Rhapsody Piyano Yarışması’nda kendi kategorisinde birincilik ödülüne, 2025 yılında düzenlenen Bach au Jazz Piyano Yarışması’nda ise ikincilik ve “En İyi Etüt Yorumcusu” ödüllerine layık görüldü. Aynı yıl, İtalya’nın Spoleto kentinde düzenlenen Strumenti&Musica Festival Uluslararası Piyano Yarışması’nda 14-16 yaş D kategorisinde birincilik ödülü aldı. Son olarak 10 Şubat 2026’da, Maltepe’de Türkan Saylan Kültür Merkezi’nda J. S. Bach, F. Chopin ve F. Liszt eserlerinden örnekler seslendirdi.
Başta söz ettiğim gibi Tolga Bilget, piyanosu ile 16 Şubat Pazartesi günü 20.30’da sanatseverlerin karşısında olacak.