Türk siyasi tarihinin en çok konuşulan figürlerinden biri olan Abdullah Çatlı’nın hayatı beyazperdeye taşınırken, filmde Meral Çatlı’ya hayat veren oyuncu Şiva Behrouzfar’dan samimi itiraflar geldi.

Projenin kendisine ulaştığı ilk anı hem mutluluk hem korku olarak tanımlayan Şiva Behrouzfar, yaşayan bir karakteri canlandırmanın getirdiği ağırlığa dikkat çekti. Oyuncu, rolü kabul etme motivasyonunu karakterin politik kimliğinden ziyade, fırtınalı bir hayatın ortasında dimdik durmaya çalışan anne ve güçlü kadın figürü olduğunu belirtti.

SETTE MERAL ÇATLİ İLE GÖZ GÖZE

Çekimlerin en dikkat çekici anlarından biri, Meral Çatlı’nın seti ziyareti oldu. Kendi hayatının en zorlu kesitlerinin yeniden canlandırılmasına tanıklık eden Meral Çatlı ile sette kurduğu bağı anlatan Behrouzfar, "Zorlu sahneler onun gözlerinin önünde bir film şeridi gibi geçerken, ona bakarak güç buldum" dedi. Karakterin inandırıcılığı için o dönemin kıyafet ve aksesuarlarının aslına uygun olarak özel dikildiği de paylaşılan detaylar arasında yer aldı.

'KAN KUSUP KIZILCIK ŞERBETİ İÇEN BİR KADIN'

Meral Çatlı’nın iki çocuğuyla birlikte verdiği yaşam mücadelesini canlandırırken sahnelerin etkisinden çıkmakta zorlandığını dile getiren oyuncu, karakterin duruşunu "Kan kusup kızılcık şerbeti içmek" deyimiyle özetledi. İzleyicinin perdede bir eşten fazlasını; sessiz bir güç ve sadakat hikayesi göreceğini ifade etti.

SETE GÖZYAŞLARIYLA VEDA

Başrolü paylaştığı Vedat İnceefe ve güçlü oyuncu kadrosuyla uyumlu bir çalışma süreci geçirdiklerini belirten Behrouzfar, çekimlerin son gününde duygusal anlar yaşadığını itiraf etti. "Setin son günü veda ederken sesim titredi, gözyaşlarımı tutamadım" diyen oyuncu, zor bir karakteri canlandırmış olmanın huzuruyla projeden ayrıldığını söyledi.